ANTALYA’DA TARIM İÇİN VERİMLİLİK ÇAĞRISI: “BİZİM NEYİMİZ EKSİK?”

Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, kent tarımının mevcut verim seviyesinin çok daha üzerine çıkabileceğini söyledi. Tarımda eğitim, bilimsel üretim, teknoloji ve doğru ilaç kullanımının önemine dikkat çeken Alp, yurt dışındaki üretim rakamlarını örnek göstererek “Bizim neyimiz eksik?” sorusunu gündeme taşıdı.

01 Eyl 2026 - 16:28 YAYINLANMA
01 Eyl 2026 - 20:22 GÜNCELLEME
ANTALYA’DA TARIM İÇİN VERİMLİLİK ÇAĞRISI: “BİZİM NEYİMİZ EKSİK?”

Antalya’nın iklimi ve üretim altyapısıyla Türkiye’nin en önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu belirten Alp, bilgi ve teknolojinin üreticiyle buluşturulması halinde verimliliğin önemli ölçüde artırılabileceğini ifade etti.

40 YILDA 3 TONDAN 20 TONA

Tarım sektöründe son yıllarda önemli bir dönüşüm yaşandığını belirten Nazif Alp, üniversiteler, Tarım ve Orman Bakanlığı, ziraat mühendisleri ve üreticilerin çalışmalarının verim artışında etkili olduğunu söyledi.

Üreticilerin geçmişe göre daha bilinçli hale geldiğini ifade eden Alp, hangi ürünün ne zaman ekileceği, hangi ilacın hangi dönemde ve hangi miktarda kullanılacağı konusunda bilgi düzeyinin yükseldiğini kaydetti.

Yaklaşık 40 yıl önce bir dönüm domates tarlasından 3 ton civarında ürün alınabildiğini belirten Alp, bugün farklı üretim modelleri sayesinde aynı alandan çok daha yüksek verim elde edildiğini söyledi.

Alp, tek ve çift ekim gibi yöntemlerle 10-15 ton seviyelerine, iki ekimde ise ortalama 20 ton verime ulaşılabildiğini belirterek, bu gelişmenin tarım açısından önemli bir başarı olduğunu vurguladı.

“BİZİM NEYİMİZ EKSİK?”

Türkiye’deki verim artışının yeterli olmadığını, dünyadaki gelişmiş üretim modellerinin yakından takip edilmesi gerektiğini ifade eden Alp, özellikle Avrupa’daki üretim rakamlarına dikkat çekti.

“Bizim dönümde 20 ton aldığımız ürünlerde 50 ton verim elde edildiğini görüyoruz. Bizim neyimiz eksik?” diyen Alp, Türkiye’nin de bu seviyelere ulaşabilecek potansiyele sahip olduğunu söyledi.

Alp’e göre bunun yolu ise eğitim, teknoloji, bilimsel üretim ve ortak çalışmadan geçiyor.

Tarım sektöründeki tüm paydaşların aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini belirten Alp, üniversitelerden Tarım ve Orman Bakanlığına, ziraat mühendislerinden ziraat odalarına kadar bütün kurumların üreticinin yanında olması gerektiğini ifade etti.

“3 tonluk verimi bugün 20 tona çıkardıysak, bunu 50 tona hatta daha da yukarıya çıkarabiliriz. Biz kendimize güveniyoruz” sözleriyle hedefin daha yüksek verim seviyeleri olması gerektiğini vurguladı.

TARIMDA BİLGİ VE TEKNOLOJİ VURGUSU

Nazif Alp, tarımsal üretimde yalnızca daha fazla ürün elde etmenin değil, doğru yöntemlerle kaliteli ve sürdürülebilir üretim yapmanın da önemli olduğunu söyledi.

Üniversitelerin bilimsel çalışmalarının sahaya aktarılmasının üretici açısından büyük önem taşıdığını belirten Alp, bugünkü verim seviyelerine ulaşılmasında bilgi ile teknolojinin bir araya gelmesinin önemli rol oynadığını ifade etti.

Üreticilerin modern üretim tekniklerine erişiminin artırılmasıyla Antalya’nın tarımsal potansiyelinin daha etkin kullanılabileceğine dikkat çekildi.

TUTA KELEBEĞİ VE BEYAZ SİNEK UYARISI

Tarımda verimliliğin önündeki en önemli sorunlardan birinin de bitki hastalıkları ve zararlılar olduğunu belirten Alp, özellikle tuta kelebeği ve beyaz sineğe dikkat çekti.

Tuta kelebeğinin Türkiye’ye ilk geldiği dönemde ciddi bir tehdit oluşturacağının öngörülmediğini ifade eden Alp, zaman içerisinde zararlının üreticiler açısından önemli bir probleme dönüştüğünü söyledi.

“Çok yoğun mücadele ve koruma gerekiyor. Bu zararlı, mahsulün tamamını yok edebiliyor” diyen Alp, beyaz sineğin de benzer şekilde üreticiler açısından ciddi sorun oluşturduğunu belirtti.

“İLAÇ KULLANMIYORUZ DEMEK DOĞRU OLMAZ”

Bitki hastalıkları ve zararlılarla mücadelede ilaç kullanımının bazı durumlarda zorunlu hale gelebildiğini belirten Alp, burada asıl meselenin ilacın doğru zamanda, doğru dozda ve doğru süreyle kullanılması olduğunu söyledi.

Alp, üretimde bilinçsiz ilaç kullanımının yerine bilimsel ve kontrollü uygulamaların geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Biz ilaç kullanmıyoruz” demenin doğru bir yaklaşım olmayacağını ifade etti.

Üreticinin hem mahsulünü koruması hem de insan ve çevre sağlığını gözetmesi açısından doğru uygulamanın önemine dikkat çekti.

2027 ÇKS BAŞVURULARI BAŞLADI

Öte yandan 2027 üretim yılı Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) başvuruları 1 Eylül 2026 itibarıyla başladı.

Tarımsal desteklerden yararlanmak isteyen üreticilerin 31 Aralık 2026 tarihine kadar ÇKS kayıtlarını tamamlamaları gerekiyor.

Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan duyuruda, üreticilerin desteklemelerden faydalanabilmesi için başvuru süresi içerisinde kayıt işlemlerini tamamlamalarının önemine dikkat çekildi.

ÇKS kaydı, üreticilerin tarımsal desteklemelerden yararlanabilmesi açısından önemli bir şart olarak öne çıkıyor.

“B REÇETE ANTALYA’YA GÖRE DÜZENLENMELİ”

Nazif Alp, tarımsal ilaç kullanımını düzenleyen B Reçete sistemi hakkında da değerlendirmelerde bulundu.

Alp, ilaç miktarlarının belirlenmesinde Türkiye'nin bütün bölgelerinin aynı koşullara sahipmiş gibi değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.

Özellikle Antalya’nın sıcak ve nemli ikliminin, bitki hastalıkları ve zararlıların görülme sıklığını artırabildiğine dikkat çeken Alp, B Reçete uygulamasının bölgesel koşullar dikkate alınarak değerlendirilmesini istedi.

“Antalya sıcak ve nemli bir iklime sahip” diyen Alp, sıcaklık, yağış, nem ve güneşlenme süresi gibi iklimsel faktörlerin tarımsal hastalık ve zararlıların yoğunluğu üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirtti.

ANTALYA TARIMINDA HEDEF DAHA YÜKSEK VERİM

Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp’in açıklamaları, kentin tarımsal üretiminde verimlilik hedefinin daha yukarı taşınması gerektiğini ortaya koydu.

Geçmişte dönüm başına 3 ton seviyelerinde olan üretimin bugün 20 tona kadar çıkarılmasının önemli bir dönüşüm olduğunu belirten Alp, bundan sonraki hedefin bilim, teknoloji ve eğitim desteğiyle uluslararası üretim seviyelerinin yakalanması olduğunu ifade etti.

Antalya'nın sahip olduğu iklim ve üretim avantajlarının doğru yöntemlerle değerlendirilmesi halinde, daha yüksek verim, daha bilinçli üretim ve daha güçlü bir tarım ekonomisinin mümkün olduğu mesajı verildi

 

Kaynak :
https://www.antalyaekspres.com.tr/

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: