ANTALYA’DAN TARIM İÇİN KRİTİK MESAJ
Antalya, Burdur ve Isparta’nın ihracat performansını değerlendiren BAİB Başkanı Mehmet Ali Can, artan girdi maliyetleri, döviz kuru baskısı ve lojistik sorunlarının tarımsal üretimi zorladığına dikkat çekti.
Can, üreticinin zarar etmesi halinde üretimden çekilme riskinin büyüyeceğini belirterek “erken tarımsızlaşma” uyarısında bulundu. Batı Akdeniz ihracatının 15 Ekim itibarıyla 2 milyar 352 milyon dolara ulaşması ise bölge ekonomisindeki hareketliliği ortaya koydu.
BATI AKDENİZ İHRACATINDA 2,3 MİLYAR DOLAR AŞILDI
Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Başkanı Mehmet Ali Can, Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) Lokali’nde düzenlenen basın toplantısında bölge ihracatının mevcut durumunu, sektörlerin performansını ve ihracatçıların karşılaştığı sorunları değerlendirdi.
AGC Başkanı İdris Taş ile çok sayıda gazetecinin katıldığı toplantıda paylaşılan verilere göre, Antalya, Burdur ve Isparta’yı kapsayan Batı Akdeniz’in ihracatı, 15 Ekim 2026 itibarıyla 2 milyar 352 milyon dolara ulaştı. Bölgenin ihracatında yaş meyve ve sebze sektörü ilk sırada yer alırken, maden ve orman ürünleri gibi sektörler de önemli pay sahibi oldu.
İhracat rakamlarındaki yükselişin bölge ekonomisi açısından önem taşıdığını belirten Can, sektörlerin uluslararası pazarlardaki faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade etti. Ancak ihracattaki artışın üretici ve ihracatçı açısından kalıcı bir kazanıma dönüşebilmesi için maliyet baskısının hafifletilmesi gerektiğine dikkat çekti.
YAŞ MEYVE VE SEBZE İHRACATINDA 1 MİLYAR DOLAR HEDEFİ
Batı Akdeniz’in ihracatında en yüksek paya sahip sektör, yaş meyve ve sebze oldu. Mehmet Ali Can’ın paylaştığı verilere göre sektör, yüzde 27 artışla 702 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.
Geçen yıl aynı sektörde 751 milyon dolarlık ihracat yapıldığını hatırlatan Can, mevcut performansın korunması halinde yıl sonunda 1 milyar dolara yaklaşılabileceğini belirtti.
Bölgenin tarımsal üretim kapasitesi ve ihracat potansiyeli açısından bu rakamın önemli olduğunu kaydeden Can, üretimin devamlılığının yalnızca ihracat miktarlarıyla değerlendirilemeyeceğine işaret etti. Üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi ve maliyetlerini karşılayabilmesi, sektörün geleceği açısından belirleyici unsurlar arasında yer alıyor.
İhracat rakamları yükselirken üreticinin kazancının da korunması gerektiği değerlendirmesi, toplantının öne çıkan başlıklarından biri oldu.
MADEN, ORMAN ÜRÜNLERİ VE KİMYA SEKTÖRLERİ DE ÖNE ÇIKTI
Batı Akdeniz’in ihracatında yaş meyve ve sebzenin ardından farklı sektörler de katkı sağladı. BAİB Başkanı Can’ın açıkladığı verilere göre maden sektörü, yüzde 5 artışla 415 milyon dolarlık ihracata ulaştı.
Mobilya, kâğıt ve orman ürünleri sektörü yüzde 2,6 artışla 273 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirirken kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü yüzde 3,40 artışla 237 milyon dolara ulaştı.
Demir ve demir dışı metaller sektöründe ise daha yüksek oranlı bir artış kaydedildi. Sektörün ihracatı, yüzde 42,77 yükselişle 98 milyon dolar olarak açıklandı.
Bölgeden toplam 176 ülke ve bölgeye ihracat yapılması, Batı Akdeniz’in uluslararası ticaretteki erişim alanını ortaya koydu. Farklı sektörlerin ihracata katkısı, bölge ekonomisinin tek bir alana bağlı olmadığını gösterirken tarımın ihracat içindeki ağırlığı da dikkat çekti.
ALMANYA İLK SIRADA, ABD VE ÇİN TAKİPTE
Batı Akdeniz ihracatında ülke bazındaki dağılımda Almanya ilk sırada yer aldı. Can’ın verdiği bilgilere göre Almanya’ya yapılan ihracat, yüzde 40,49 artışla 236 milyon dolara yükseldi.
İkinci sıradaki ABD’ye ihracat yüzde 27,89 artarak 188 milyon dolara ulaşırken Çin’e yapılan ihracat, yüzde 0,03 artışla 174 milyon dolar olarak kaydedildi.
Rusya Federasyonu’na ihracat yüzde 11,50 artışla 152 milyon dolara, Romanya’ya ihracat ise yüzde 8 artışla 90 milyon dolara ulaştı.
Bu veriler, Batı Akdenizli ihracatçıların Avrupa pazarının yanı sıra ABD, Çin ve Rusya gibi farklı pazarlardaki varlığını da sürdürdüğünü ortaya koydu.
İHRACAT ÜRÜNLERİNDE TARIMIN PAYI DİKKAT ÇEKTİ
Almanya’ya yapılan ihracatta tarımsal ürünler önemli yer tuttu. Mehmet Ali Can’ın paylaştığı rakamlara göre bu ülkeye 66 milyon 265 bin dolarlık biber, 51 milyon 453 bin dolarlık kiraz ve vişne, 12 milyon 454 bin dolarlık incir ve 9 milyon 272 bin dolarlık nar ihraç edildi.
Savunma ve havacılık ürünleri de Almanya pazarındaki ihracat kalemleri arasında yer aldı.
ABD’ye yönelik ihracatta ise ürün çeşitliliği öne çıktı. Bu ülkeye 33 milyon 123 bin dolarlık savunma ve havacılık sanayi ürünü, 28 milyon 856 bin dolarlık çikolata, 28 milyon 728 bin dolarlık işlenmiş mermer, 20 milyon 876 bin dolarlık kâğıt ve karton ile 16 milyon dolarlık elektronik cihaz ve parçaları gönderildi.
Ayrıca plastik mamulleri, çimento ve ağaç ürünleri de ABD’ye ihraç edilen ürünler arasında sıralandı.
Tarımsal ürünlerin uluslararası pazarlardaki varlığı, üretim maliyetlerinin ve üretici gelirlerinin önemini bir kez daha gündeme getirdi. Üretimin sürdürülebilirliği, ihracat pazarlarında mevcut konumun korunması açısından da önem taşıyor.
BATI AKDENİZ, 2 MİLYAR DOLAR SINIRINI 25 GÜN ERKEN AŞTI
Bölgenin ihracat performansına ilişkin değerlendirmesinde Can, 2 milyar dolar sınırına ulaşma tarihinin de önceki yıla göre öne çekildiğini belirtti.
Verilere göre Batı Akdeniz ihracatı, 2026 yılında 3 Eylül itibarıyla 2 milyar doları geçti. Geçen yıl aynı seviyeye 28 Eylül’de ulaşıldığını ifade eden Can, bu yıl söz konusu eşiğin 25 gün daha erken aşılmasının ihracatçılar açısından önemli bir gelişme olduğunu söyledi.
Can, firmaların performansını yıl sonunda yeni bir rekora ulaşma ihtimali açısından değerlendirdi. Bununla birlikte ihracattaki büyümenin sürdürülebilmesi için firmaların maliyet, lojistik ve döviz kuru kaynaklı sorunlarla baş edebilmesinin önemine dikkat çekti.
“ERKEN TARIMSIZLAŞMA” UYARISI: ÜRETİCİ MALİYETİNİ KARŞILAYAMIYOR
Toplantının en dikkat çekici başlıklarından biri, tarımsal üretimin geleceğine ilişkin uyarılar oldu. İhracatçıların gündeminde lojistik maliyetleri, döviz kurunun baskılanması, üretim girdilerindeki fiyat artışları ve gümrük kapılarında yaşanan sorunların bulunduğunu belirten Can, bu koşulların üreticinin kazancını olumsuz etkileyebildiğini ifade etti.
Can, Türkiye’nin geçmişte Avrupa için önemli bir tedarikçi konumunda bulunduğunu, ancak mevcut tabloda bazı alanlarda tamamlayıcı bir konuma gerilediğini dile getirdi. Avrupa’nın ihtiyaç duyduğu ürünleri Türkiye’den temin edebileceğini, ancak üreticinin maliyet baskısı altında kalmasının bu ilişkiyi de etkileyebileceğini belirtti.
Ürünün bol olduğu dönemlerde fiyatların üreticinin maliyetlerini karşılamaya yetmemesi, tarımsal üretimin devamlılığı açısından önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Üretici, hasat ettiği ürünü satmasına rağmen girdi maliyetlerini karşılayamıyorsa bir sonraki üretim dönemine ilişkin kararını yeniden değerlendirmek zorunda kalabiliyor.
Can, yaşanan tabloyu şu sözlerle değerlendirdi:
“Erken sanayisizleşmenin gündemde olduğu bir dönemde erken tarımsızlaşmadan endişe ediyoruz. Çünkü üretici zarar ederse üretimden vazgeçer ve bu tablo ülkemiz için daha büyük sorunları beraberinde getirir.”
TARIMDA ÜRETİMİN DEVAMLILIĞI EKONOMİK BİR MESELE
BAİB Başkanı Mehmet Ali Can’ın uyarısı, tarımın yalnızca üretim miktarı ve ihracat gelirleri üzerinden ele alınamayacağını da ortaya koyuyor. Üreticinin maliyetlerini karşılayabilmesi, emeğinin karşılığını alması ve üretime devam edebilmesi, tarımsal kapasitenin korunması açısından önem taşıyor.
Girdi maliyetleri, döviz kuru, nakliye giderleri ve dış pazarlara erişim koşulları, tarımsal ürünlerin rekabet gücünü etkileyen temel başlıklar arasında bulunuyor. Özellikle üretim maliyetlerinin yükseldiği, buna karşılık ürün fiyatlarının aynı ölçüde artmadığı dönemlerde üreticinin üzerindeki ekonomik baskı daha belirgin hale gelebiliyor.
Üreticinin üretimden çekilmesi halinde yalnızca çiftçinin gelir kaybı yaşaması değil, tedarik zincirinin farklı halkalarının da etkilenmesi söz konusu olabilir. Tarımsal üretimde yaşanabilecek gerileme, ürün arzından ihracat kapasitesine kadar uzanan geniş bir alanı ilgilendiriyor.
İHRACATTA BÜYÜME KADAR ÜRETİCİNİN KORUNMASI DA ÖNEMLİ
Batı Akdeniz’in 15 Ekim itibarıyla ulaştığı 2 milyar 352 milyon dolarlık ihracat, bölgenin dış ticaretteki performansını ortaya koyarken tarım sektöründeki maliyet sorunları farklı bir tabloya işaret ediyor.
Bir tarafta uluslararası pazarlarda büyüyen ihracat rakamları, diğer tarafta ürettiği üründen yeterli gelir elde edemediğini belirten üreticilerin karşılaştığı ekonomik zorluklar bulunuyor. Bu iki başlık arasındaki dengenin korunması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından önem taşıyor.
Mehmet Ali Can’ın “erken tarımsızlaşma” uyarısı, üreticinin ekonomik olarak ayakta kalmasının Türkiye’nin tarımsal gücü ve ihracat geleceği açısından taşıdığı önemi yeniden gündeme taşıdı. Bölgenin ihracatta yakaladığı ivmenin kalıcı hale gelmesi için üretimden ihracata uzanan zincirin bütün halkalarının desteklenmesi gerektiği mesajı öne çıktı.
- Antalya
- tarım
- Antalya ihracat
- İhracat
- Tarımsal Üretim
- baib
- yaş meyve sebze
- Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği
- Batı Akdeniz ekonomisi
- Mehmet Ali Can
- erken tarımsızlaşma
- üretici maliyetleri