BATI TRAKYA’DA 8 TÜRK AZINLIK OKULU EĞİTİME ARA VERDİ

Yunanistan’da 2026-2027 eğitim öğretim yılında Rodop, İskeçe ve Meriç bölgelerinde toplam 8 Türk azınlık ilkokulunun faaliyetleri askıya alındı. Öğrenci sayısının yetersiz olduğu gerekçesiyle alınan karar, Batı Trakya Türk azınlığının ana dilinde eğitim, kültürel kimlik ve eğitim hakkına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

16 Eki 2026 - 23:22 YAYINLANMA
BATI TRAKYA’DA 8 TÜRK AZINLIK OKULU EĞİTİME ARA VERDİ

Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa ile İskeçe Azınlık Ortaokulu-Lisesi Encümen Heyeti Başkanı Ozan Ahmetoğlu, okulların kapatılmasına tepki göstererek Yunanistan yönetimine diyalog ve azınlık eğitiminin özel statüsüne saygı çağrısında bulundu.

8 TÜRK AZINLIK OKULUNUN FAALİYETLERİ ASKIYA ALINDI

Mustafa Trampa’nın açıkladığı bilgilere göre, 2026-2027 eğitim öğretim yılında Rodop’ta 5, İskeçe’de 2 ve Meriç’te 1 olmak üzere toplam 8 Türk azınlık ilkokulunun faaliyetleri askıya alındı.

Uygulamanın geçici olarak tanımlandığını belirten Trampa, okulların fiilen eğitim faaliyetlerini durdurmasının Batı Trakya Türk toplumunu etkilediğini ifade etti. Trampa, öğrenci sayısındaki düşüşün okulların kapatılması için gerekçe gösterilmesini eleştirerek azınlık eğitim kurumlarının korunması gerektiğini savundu.

Okulların faaliyetlerinin askıya alınması, bölgede yaşayan Türk azınlığın eğitim olanakları ve çocukların kendi ana dillerinde eğitim alabilmesi konusunu yeniden gündeme getirdi.

“TÜRKÇEMİZİ KORUMAK İSTİYORSAK OKULLARIMIZI DA KORUMALIYIZ”

Azınlık okullarının yalnızca eğitim verilen kurumlar olmadığını belirten Mustafa Trampa, bu okulların dilin, kültürün, geleneklerin ve toplumsal değerlerin gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli bir rol üstlendiğini vurguladı.

Türkçe ve Yunanca eğitim verilen azınlık okullarının Batı Trakya Türk toplumunun kültürel devamlılığı açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Trampa, ana dilin korunması ile okulların varlığının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini dile getirdi.

Trampa, “Şimdi biz bu dili, bu Türkçemizi muhafaza etmek istiyorsak okullarımızı da muhafaza etmek zorundayız.” sözleriyle okulların yaşatılması gerektiğini ifade etti.

Velilerin çocuklarını azınlık okullarına göndermesinin bu kurumların devamlılığı açısından önem taşıdığını belirten Trampa, eğitim hakkının korunmasının aynı zamanda toplumun kimliğinin ve kültürel birikiminin gelecek nesillere aktarılması anlamına geldiğini kaydetti.

OKULLARIN KAPANMASI ÇOCUKLARI VE AİLELERİ DE ETKİLİYOR

Köylerdeki azınlık okullarının kapanmasının yalnızca eğitim alanında değil, ailelerin günlük yaşamında da sonuçlar doğurduğuna dikkat çeken Trampa, ilkokul çağındaki çocukların eğitimlerine devam edebilmek için başka yerleşim yerlerine gitmek zorunda kaldığını belirtti.

Özellikle küçük yaştaki öğrencilerin farklı köylere ulaşımının aileler açısından ekonomik ve psikolojik yük oluşturabildiğini ifade eden Trampa, kış aylarında yaşanabilecek ulaşım güçlüklerine de işaret etti.

Okulların köy yaşamındaki yerinin önemini vurgulayan Trampa, bir eğitim kurumunun kapanmasının o yerleşimdeki sosyal ve kültürel atmosferi de etkilediğini söyledi.

Azınlık temsilcilerine göre konu, yalnızca öğrencilerin başka okullara yönlendirilmesiyle sınırlı değil. Okulların kapanması, çocukların kendi dillerinde eğitim alabilecekleri ortamların azalması ve yerel toplulukların kültürel devamlılığının zayıflaması endişesini de beraberinde getiriyor.

LOZAN ANTLAŞMASI VE AZINLIK EĞİTİMİNİN STATÜSÜ GÜNDEMDE

Mustafa Trampa, Batı Trakya Türk azınlığının eğitim kurumlarının Lozan Antlaşması, ikili anlaşmalar ve uluslararası hukuk çerçevesinde özel bir statüye sahip olduğunu belirterek okulların kapatılması uygulamasının bu statüyle bağdaşmadığını savundu.

Trampa, Türkiye’deki Rum azınlık okullarının öğrenci sayıları düşük olsa da varlıklarını sürdürebilmeleri için çaba gösterildiğini hatırlatarak Yunanistan’dan da azınlık eğitimine yönelik benzer bir yaklaşım beklediklerini dile getirdi.

Azınlık temsilcileri, eğitim kurumlarının korunmasının yalnızca bir topluluğun taleplerinin karşılanması anlamına gelmediğini, aynı zamanda bölgedeki kültürel çeşitliliğin sürdürülmesine de katkı sağlayacağını ifade ediyor.

OZAN AHMETOĞLU’NDAN ATİNA’YA DİYALOG ÇAĞRISI

İskeçe Azınlık Ortaokulu-Lisesi Encümen Heyeti Başkanı Ozan Ahmetoğlu da son yıllarda Türk azınlık ilkokullarının sayısında belirgin bir azalma yaşandığını söyledi.

Yunanistan’da öğrenci sayısı belirli bir seviyenin altında kalan okulların kapatılabildiğini ve öğrencilerin yakın yerleşimlerdeki okullara yönlendirildiğini belirten Ahmetoğlu, azınlık okullarının özel ve özerk statüsünün dikkate alınması gerektiğini savundu.

Ahmetoğlu, başta Lozan Antlaşması olmak üzere uluslararası ve ikili anlaşmalarla belirlenen statünün azınlık eğitim kurumları açısından gözetilmesi gerektiğini ifade etti.

Sorunun çözümü için Yunanistan Eğitim Bakanlığının azınlık toplumu ve eğitim kurumlarının temsilcileriyle görüşmeler yürütmesi gerektiğini belirten Ahmetoğlu, mevcut süreçte yeterli istişarenin yapılmadığını dile getirdi.

Ahmetoğlu ayrıca, azınlık ilkokulları ile ortaokul ve liselerde eğitim kalitesinin yükseltilmesine yönelik uzun yıllardır yapılan çağrıların karşılık bulmadığını savundu. Bu durumun, azınlık okullarının geleceğine ilişkin toplumdaki kaygıları artırdığını belirterek Yunanistan yönetiminin yaklaşımını gözden geçirmesi gerektiğini söyledi.

“BU, KAZANILMIŞ BİR HAKKIMIZ”

Azınlık çocuklarının kendi okullarında hem Türkçe hem de Yunanca eğitim alma hakkına sahip olduğunu vurgulayan Ahmetoğlu, bu hakkın kullanılmasını istediklerini ifade etti.

Çocukların kendi dillerini ve kültürlerini öğrenirken Yunanistan’ın resmî dili Yunancaya da hâkim olmalarının önemine dikkat çeken Ahmetoğlu, azınlık okullarının kimlik ve aidiyet duygusunun korunmasında önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.

Ahmetoğlu, “Bu, kazanılmış bir hakkımız ve bu hakkı kullanmak istiyoruz.” diyerek azınlık toplumunun beklentisini dile getirdi.

Azınlık temsilcileri, okulların yalnızca ders verilen binalar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini; bu kurumların kültürel devamlılığı, toplumsal hafızayı ve aidiyet duygusunu da desteklediğini ifade ediyor.

BATI TRAKYA’DA AZINLIK EĞİTİMİNİN GELECEĞİ TARTIŞILIYOR

2026-2027 eğitim öğretim yılında 8 Türk azınlık ilkokulunun faaliyetlerinin askıya alınması, Batı Trakya’da azınlık eğitiminin geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden öne çıkardı.

Azınlık temsilcileri, öğrenci sayısındaki düşüşün tek başına kapatma gerekçesi olarak değerlendirilmemesi ve eğitim kurumlarının özel statüsünün dikkate alınması gerektiğini savunuyor. Ayrıca, çocukların ana dillerinde eğitim alabilmesi ve kültürel değerlerin gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için yetkililerle diyalog kurulmasını talep ediyor.

Batı Trakya Türk azınlığının temel beklentisi, eğitim hakkının korunması ve azınlık okullarının geleceğine ilişkin kararların toplumun temsilcileriyle istişare edilerek ele alınması. Sürecin nasıl ilerleyeceği ise Yunanistan yönetiminin atacağı adımlar ve taraflar arasında kurulacak diyalogla şekillenecek.

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: