ÇAKIRLAR’DA 4 BİN 574 KONUT TARTIŞMASI BÜYÜYOR!

YENİ PARTİ KONYAALTI İLÇE BAŞKANI DEMET GÜNDÜZ, BOĞAÇAYI BÖLGESİNDE PLANLANAN TOKİ PROJESİNİ SU KAYNAKLARI, TARIM ALANLARI VE TAŞKIN RİSKİ ÜZERİNDEN ELEŞTİRDİ. GÜNDÜZ, “KONYAALTI KİMSENİN SİYASİ RANT VEYA İNŞAAT SAHASI DEĞİLDİR” DİYEREK PROJENİN BİLİMSEL, TEKNİK VE HUKUKİ YÖNLERİNİN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİNİ İSTEDİ.

15 Eki 2026 - 15:30 YAYINLANMA
15 Eki 2026 - 23:48 GÜNCELLEME
ÇAKIRLAR’DA 4 BİN 574 KONUT TARTIŞMASI BÜYÜYOR!

Antalya’nın Konyaaltı ilçesine bağlı Çakırlar (Boğaçayı) bölgesinde yapılması planlanan 4 bin 574 konutluk TOKİ projesi, çevresel etkileri ve yer seçimi üzerinden yeni bir siyasi tartışmanın odağına yerleşti. Yeni Parti Konyaaltı İlçe Başkanı Demet Gündüz, projeye ilişkin yaptığı açıklamada içme suyu kaynaklarının korunması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve olası taşkın risklerinin dikkate alınması gerektiğini belirterek planlamaya tepki gösterdi.

Gündüz, projenin Antalya’nın doğal kaynakları ve kent güvenliği açısından ciddi soru işaretleri taşıdığını savunurken, konut ihtiyacının karşılanmasına karşı olmadıklarını, ancak bunun bilimsel veriler ve kamu yararı gözetilerek gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

BOĞAÇAYI İÇİN SU GÜVENLİĞİ UYARISI

Demet Gündüz’ün açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri, projenin planlandığı alanın yeraltı su kaynaklarıyla ilişkisi oldu. Bölgenin Antalya ve Konyaaltı açısından önemli bir su havzası niteliği taşıdığını belirten Gündüz, yoğun yapılaşmanın yeraltı sularının beslenmesi ve korunması üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini ileri sürdü.

Özellikle iklim değişikliğiyle birlikte su kaynaklarının korunmasının daha da önemli hâle geldiğine dikkat çeken Gündüz, karstik yapıdaki alanlarda gerçekleştirilecek yapılaşmanın suyun doğal dolaşımı ve kirleticilerin yeraltı sularına ulaşması bakımından ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini ifade etti.

Gündüz, proje alanının hidrojeolojik özelliklerinin ve su kaynakları üzerindeki olası etkilerinin kapsamlı bilimsel çalışmalarla ortaya konulmasını istedi. Su güvenliğinin yalnızca bugünün değil, Antalya’nın gelecek kuşaklarının da meselesi olduğunu belirten Gündüz, planlama sürecinde havza bütünlüğünün esas alınması gerektiğini savundu.

TARIMSAL ÜRETİM VE KIRSAL EKONOMİ GÜNDEMDE

Açıklamada, Çakırlar ve çevresindeki tarımsal alanların korunması da önemli bir başlık olarak yer aldı. Gündüz, bölgedeki verimli tarım arazilerinin yapılaşma baskısı altında kalmasının üretim kapasitesi ve kırsal ekonomi açısından risk oluşturabileceğini dile getirdi.

Tarım alanlarının kaybının yalnızca arazi kullanımındaki değişimle sınırlı kalmayacağını belirten Gündüz, su kaynaklarının zayıflaması ve betonlaşmanın artması durumunda üreticilerin ekonomik açıdan da olumsuz etkilenebileceğini ifade etti.

“Konut üretimi planlanırken tarımsal üretimin devamlılığı, su kaynaklarının korunması ve kırsal yaşamın geleceği birlikte değerlendirilmelidir” yaklaşımını öne çıkaran Gündüz, yer seçimi kararlarının uzun vadeli çevresel ve ekonomik sonuçlarının dikkate alınmasını istedi.

TAŞKIN RİSKİ VE AFET GÜVENLİĞİ TARTIŞMASI

Projenin gündeme getirdiği bir diğer konu ise bölgenin taşkın riski oldu. Gündüz, Çandır Çayı ve çevresindeki su hareketlerinin ayrıntılı biçimde analiz edilmesi gerektiğini belirterek, yeterli taşkın değerlendirmesi yapılmadan yoğun nüfus barındıracak bir yerleşim planlanmasının güvenlik açısından soru işaretleri doğurabileceğini savundu.

Açıklamada, Q100 ve Q500 taşkın senaryolarına ilişkin değerlendirmelerin önemine dikkat çekildi. Bu senaryolar, belirli olasılıklarla meydana gelebilecek yüksek debili taşkınların planlama ve risk analizlerinde incelenmesi amacıyla kullanılıyor.

Gündüz, bölgeye ilişkin resmî afet raporlarında yer aldığı belirtilen taşkın risklerinin proje değerlendirmelerinde dikkate alınmasını istedi. Olası afetlerde can ve mal kayıplarının önlenebilmesi için dere yatakları, drenaj kapasitesi, yüzey akışı ve yerleşim yoğunluğunun birlikte ele alınması gerektiğini kaydetti.

Taşkın riskine ilişkin iddiaların ve teknik değerlendirmelerin, ilgili kurumların güncel raporları ve bilimsel analizleri üzerinden kamuoyuyla paylaşılmasının önem taşıdığına işaret edildi.

ÇED KARARI VE HUKUKİ SÜREÇ VURGUSU

Demet Gündüz, açıklamasında projenin hukuki sürecine de değindi. Çevre örgütleri, meslek odaları ve bölge sakinlerinin itirazlarını hatırlatan Gündüz, proje için daha önce verilen “ÇED Olumlu” kararının idare mahkemesi tarafından iptal edildiğini belirtti.

Gündüz, yargı sürecinde çevresel etkilerin bütüncül biçimde değerlendirilmesi ve telafisi güç zararların önlenmesi konularının önem taşıdığını savunarak, projenin hukuki durumunun ve mahkeme kararlarının kapsamının kamuoyuna açık şekilde anlatılmasını istedi.

Yargı kararlarının uygulanmasının hukuk devleti ilkesinin gereği olduğunu vurgulayan Gündüz, proje kapsamında bundan sonra atılacak adımların ilgili kararlar ve yürürlükteki mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

AKP KONYAALTI İLÇE BAŞKANI YUNUS GÜNAL’A TEPKİ

Gündüz, açıklamasında AKP Konyaaltı İlçe Başkanı Yunus Günal’ın projeye yönelik eleştirilere ilişkin değerlendirmelerini de hedef aldı. Gündüz, çevresel kaygıların “çifte standart” olarak nitelendirilmesini doğru bulmadığını belirterek, mevcut yapılaşma örneklerinin yeni projelerin çevresel etkilerini değerlendirme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını savundu.

Bölgede bulunan mezarlık, stadyum ve mevcut imar alanlarının yeni bir konut projesi için tek başına gerekçe oluşturamayacağını ifade eden Gündüz, her projenin kendi koşulları, çevresel etkileri ve teknik gereklilikleri doğrultusunda incelenmesi gerektiğini kaydetti.

Siyasi tartışmaların bilimsel değerlendirmelerin önüne geçmemesi gerektiğini dile getiren Gündüz, su kaynakları, tarım alanları ve afet güvenliğiyle ilgili itirazların siyasi polemiklerden bağımsız olarak ele alınmasını istedi.

“DAR GELİRLİLER İÇİN KONUTA KARŞI DEĞİLİZ”

Gündüz, açıklamasında dar gelirli vatandaşların konut ihtiyacının karşılanmasına karşı olmadıklarının altını çizdi. Güvenli ve nitelikli barınmanın temel bir hak olduğunu belirten Gündüz, tartışmanın konut üretiminden ziyade projenin yeri ve çevresel sonuçları üzerinde yoğunlaştığını ifade etti.

Toplu konut projelerinin doğru planlama, yeterli altyapı, afet güvenliği ve çevresel sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda hayata geçirilmesi gerektiğini savunan Gündüz, halkın barınma ihtiyacı karşılanırken doğal kaynakların korunmasının da kamu yararının ayrılmaz bir parçası olduğunu kaydetti.

Gündüz’e göre, konut üretimi ile çevrenin korunması birbirine karşıt hedefler olarak görülmemeli; yer seçimi ve uygulama süreçlerinde bilimsel veriler, şehircilik ilkeleri ve hukuki gereklilikler birlikte değerlendirilmelidir.

ŞEFFAFLIK VE BİLİMSEL DEĞERLENDİRME ÇAĞRISI

Açıklamasının son bölümünde proje kapsamında yapılan çevresel değerlendirmelerin ve teknik çalışmaların kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirten Gündüz, özellikle su kaynaklarına ilişkin analizlerin, taşkın risk değerlendirmelerinin ve çevresel etkilerin kapsamının açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Gündüz, proje alanının taşıma kapasitesi, mevcut altyapının yeterliliği ve olası çevresel etkilerin bir arada incelenmesinin önemini vurguladı. Kamuoyunun sağlıklı bilgiye ulaşabilmesi için ilgili kurumların güncel verileri ve hukuki süreçlere ilişkin açıklamaları şeffaf biçimde paylaşması gerektiğini ifade etti.

“KONYAALTI’NI BETON VE RANT BASKISINA TESLİM ETMEYECEĞİZ”

Yeni Parti Konyaaltı İlçe Başkanı Demet Gündüz, açıklamasını doğal kaynakların, yaşam hakkının ve kamu yararının korunması gerektiğini belirterek tamamladı.

Gündüz, “Konyaaltı kimsenin siyasi rant veya inşaat sahası değildir” ifadelerini kullanarak, proje sürecinin hem hukuki hem de kamusal alanda takipçisi olacaklarını bildirdi.

Çakırlar’da planlanan 4 bin 574 konutluk TOKİ projesiyle ilgili tartışmaların önümüzdeki süreçte de sürmesi beklenirken, su güvenliği, tarımsal üretim, taşkın riski ve yargı kararlarının uygulanması konularının kamuoyundaki değerlendirmelerde belirleyici olması bekleniyor.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: