HURDALIĞIN İÇİNDEN SANAT ÇIKARIYOR

Antalya’da 56 yaşındaki Kürşat Gür, yaklaşık 30 yıldır başkalarının artık ihtiyaç duymadığı eşyaları farklı bir gözle değerlendiriyor. Bit pazarlarından ve hurdalıklardan topladığı bilgisayar parçaları, eski elektronik cihazlar, matkaplar ve elektrikli süpürgeler, Gür’ün ellerinde birbirinden farklı sanat eserlerine dönüşüyor.

08 Eki 2026 - 15:35 YAYINLANMA
08 Eki 2026 - 23:54 GÜNCELLEME
HURDALIĞIN İÇİNDEN SANAT ÇIKARIYOR

Çocukluk döneminde kendi oyuncaklarını ve figürlerini yaparak başlayan üretme tutkusu, yıllar içerisinde Gür’ün hayatının ayrılmaz bir parçası haline geldi. 1997 yılında atık malzemelerle çalışmaya başlayan Gür, 2006 yılında kendi atölyesini kurarak hobisini daha sistemli bir üretim sürecine taşıdı.

Bugün atölyesinde 200’ün üzerinde çalışma bulunan Gür, kullanılmayan eşyaların yalnızca çöpe giden malzemeler olmadığını, doğru bakış açısıyla yeniden anlam kazanabileceğini ortaya koyuyor.

BAŞKALARININ HURDA GÖRDÜĞÜ YERDE O SANAT GÖRÜYOR

Gür’ün üretim anlayışının temelinde, bir eşyanın ilk kullanım amacına bağlı kalmamak yatıyor.

Bir bilgisayarın elektronik devresi, onun için artık kullanılmayan bir parça olmaktan çıkıp yeni bir tasarımın temel malzemesine dönüşebiliyor. Eski bir matkap ise işlevini yitirmiş bir makine olmaktan çıkarak bir büstün parçası haline gelebiliyor.

Gür, çalışmalarını “ileri dönüşüm sanatı” anlayışıyla sürdürüyor. Kullanım ömrünü tamamlamış malzemeleri yeniden değerlendirerek hem estetik hem de işlevsel ürünler ortaya çıkarıyor.

Bu çalışmaların en dikkat çekici tarafı ise kullanılan malzemenin çoğu zaman ilk bakışta anlaşılmaması. Hurdalıkta sıradan görünen parçalar, atölyede bir araya geldiğinde tamamen farklı bir kimliğe kavuşuyor.

BİLGİSAYAR KARTLARINDAN DİSTOPYAN ŞEHİR

Gür’ün eserleri arasında kullanılan malzemenin geçmişi ile ortaya çıkan tasarım arasındaki zıtlık dikkat çekiyor.

Eski bilgisayarların ana devre kartlarını değerlendiren Gür, bu parçalardan distopik bir şehir tasarımı oluşturdu. Elektronik dünyanın izlerini taşıyan parçalar, sanatçının kurgusuyla farklı bir mimari görüntüye dönüştü.

Eski video cihazlarının parçaları ise çeşitli figürlerin oluşturulmasında kullanılıyor. Kullanılmayan şaryolardan balık figürleri yapan Gür, eski matkapları da farklı büst tasarımlarında değerlendiriyor.

Kullanım ömrünü tamamlamış elektrikli süpürgeler ise onun atölyesinde lambalara ve dekoratif tasarımlara dönüşebiliyor.

Böylece bir zamanlar evlerde ya da iş yerlerinde kullanılan eşyalar, kullanım alanlarını kaybettikten sonra ikinci bir hayat kazanıyor.

30 YILLIK MERAK ATÖLYEYE DÖNÜŞTÜ

Kürşat Gür’ün bu alandaki ilgisi sonradan ortaya çıkmış bir merak değil. Hikâyenin başlangıcı çocukluk yıllarına kadar uzanıyor.

Küçük yaşlarda hazır oyuncaklarla yetinmeyen Gür, kendi oyuncaklarını ve çeşitli figürleri üretmeye başladı. Elindeki malzemelerin farklı şekillerde kullanılabileceğini keşfetmesi, zaman içerisinde onu daha kapsamlı çalışmalar yapmaya yöneltti.

1997 yılında atık malzemelerle üretime başlayan Gür, ilk dönemlerinde çalışmalarını daha çok kendi imkanlarıyla sürdürdü.

Yıllar içerisinde deneyim kazanan Gür, 2006 yılında kendi atölyesini kurarak üretimlerini burada devam ettirmeye başladı.

Bugün gelinen noktada ise çocuklukta başlayan merak, 200’ün üzerinde eserin ortaya çıktığı yaklaşık 30 yıllık bir üretim serüvenine dönüşmüş durumda.

İLK BAŞTA ÇEVRESİNDEKİLER ŞAŞIRDI

Gür’ün yaptığı çalışmaların toplum tarafından anlaşılması ise ilk yıllarda bugünkü kadar kolay olmadı.

“İleri dönüşüm” kavramının yaygın olmadığı dönemlerde insanların hurdadan sanat eseri üretme fikrine mesafeli yaklaştığını belirten Gür, çalışmalarına ilişkin zaman zaman “Bu ne?” şeklinde tepkilerle karşılaştı.

Ancak aldığı tepkiler üretme isteğini tamamen ortadan kaldırmadı. Bazı dönemlerde çalışmalarına ara verse de atık malzemeleri yeniden değerlendirme fikrinden hiçbir zaman vazgeçmedi.

Zamanla bu yaklaşım, onun için yalnızca bir hobi olmaktan çıkarak kişisel bir üretim alanına dönüştü.

HURDALIKLARDA TASARIMIN İZİNİ SÜRÜYOR

Gür’ün atölyesinde kullanılan malzemelerin önemli bir bölümü bit pazarlarından ve hurdalıklardan temin ediliyor.

Ancak onun için bu alanlara gitmek yalnızca malzeme toplamak anlamına gelmiyor. Gür, bir eşyanın kendisine değil, o eşyanın başka neye dönüşebileceğine bakıyor.

Kullanılmayan bir elektronik cihaz, metal parça veya mekanik malzeme onun zihninde farklı bir tasarımın başlangıcına dönüşebiliyor.

Çevresindeki insanların artık ihtiyaç duymadığı eşyaları kendisine ulaştırması da atölyedeki malzeme çeşitliliğini artırıyor.

Böylece çöpe gitmesi muhtemel eşyalar, yeni bir tasarımın parçası olarak yeniden üretim sürecine dahil ediliyor.

SADECE SERGİLİK DEĞİL, İŞLEVSEL ESERLER DE ÜRETİYOR

Gür’ün çalışmalarının tamamı yalnızca dekoratif amaç taşımıyor.

Bazı eserler sanat objesi olarak tasarlanırken bazıları günlük yaşamda kullanılabilecek işlevsel ürünlere dönüştürülüyor.

Eski elektrikli süpürgelerden oluşturduğu lambalar bunun dikkat çekici örnekleri arasında yer alıyor. Kullanım amacı tamamen değişen malzeme, yeni bir tasarım içerisinde yeniden işlev kazanıyor.

Bu yaklaşım, Gür’ün çalışmalarını yalnızca “hurda malzemelerden yapılan objeler” olmaktan çıkarıyor.

Onun için önemli olan, malzemenin hem geçmişini korumak hem de ona yeni bir görev verebilmek.

HER PARÇANIN İKİNCİ BİR HAYATI VAR

Yaklaşık 30 yıldır üretim yapan Kürşat Gür’ün çalışmalarında ortak bir fikir öne çıkıyor: Bir eşyanın kullanılmıyor olması, artık hiçbir değeri olmadığı anlamına gelmiyor.

Bir bilgisayar devre kartı, eski bir video cihazı, matkap veya elektrikli süpürge; ilk görevini tamamladıktan sonra başka bir formda yeniden hayat bulabiliyor.

Gür’ün atölyesinde hurda olarak görülen malzemeler, tasarımın hammaddesine dönüşüyor.

Bu dönüşüm aynı zamanda tüketim alışkanlıklarına da farklı bir pencereden bakılmasını sağlıyor. Kullanılmayan eşyaların doğrudan çöpe gönderilmesi yerine yeniden değerlendirilmesi, üretimin ve yaratıcılığın farklı alanlarda buluşabileceğini gösteriyor.

ANTALYA’DA 200’Ü AŞKIN ESERLİK ATÖLYE

Bugün Antalya’daki atölyesinde çalışmalarını sürdüren Gür’ün elinden çıkan eserlerin sayısı 200’ü aşmış durumda.

Her çalışmanın başlangıç noktasında ise daha önce başka bir amaçla üretilmiş bir eşya bulunuyor. Gür, bu parçaları bir araya getirirken yalnızca biçimsel bir değişiklik yapmıyor; malzemeye yeni bir hikâye ve yeni bir kullanım alanı kazandırıyor.

Çocuklukta başlayan oyuncak yapma merakı, bugün farklı malzemelerin sanatla buluştuğu kapsamlı bir üretim dünyasına dönüşmüş durumda.

Antalya’da çalışmalarını sürdüren Gür, yaklaşık 30 yıllık serüveniyle “atık” olarak görülen bir malzemenin doğru ellerde yeni bir başlangıca dönüşebileceğini ortaya koyuyor.

Onun atölyesinde bir hurdanın hikâyesi çöpe atılmakla bitmiyor; tam tersine, çoğu zaman asıl hikâye orada başlıyor.

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: