SAVAŞ, TARIM VE EKONOMİ: ANTALYA’DAN KRİTİK UYARI

Antalya Ticaret Borsası Mart Meclisi’nde konuşan Başkan Ali Çandır, bölgesel savaşın tarımdan ticarete kadar geniş bir etki alanı oluşturduğunu vurguladı. Artan maliyetler, tedarik riski ve su yönetimi başlıkları ön plana çıkarken, tarımda yapısal sorunlara dikkat çekildi.

25 Mar 2026 - 22:55 YAYINLANMA
26 Mar 2026 - 07:50 GÜNCELLEME
SAVAŞ, TARIM VE EKONOMİ: ANTALYA’DAN KRİTİK UYARI

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Mart Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda değerlendirmelerde bulunan ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, bölgesel gelişmelerin ekonomi ve tarım üzerindeki etkilerini kapsamlı şekilde ele aldı.

Ortadoğu’da yaşanan savaşın yalnızca taraf ülkeleri değil, küresel sistemi de etkilediğini belirten Çandır, “Savaşın bedeli ekonomik verilerle değil, insan hayatında ve doğada açtığı yaralarla ölçülmektedir” dedi. Çandır, sorunların diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiğini vurgulayarak, Türkiye’nin dengeli duruşunun önemine işaret etti ve “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesinin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

Savaşın etkilerinin enerji piyasalarından tarıma kadar genişlediğine dikkat çeken Çandır, artan maliyetler ve tedarik risklerinin üretimi doğrudan tehdit ettiğini belirtti. Antalya’nın tarım ve turizm kenti olarak bu gelişmelerden daha yoğun etkilendiğini kaydeden Çandır, özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki risklerin maliyet, tedarik güvenliği ve üretim potansiyeli açısından kritik sonuçlar doğurduğunu dile getirdi.

Antalya’nın kimyevi gübre kullanımında Türkiye’de üst sıralarda yer aldığını hatırlatan Çandır, girdi maliyetlerindeki artışın rekabet gücünü zayıflattığını ve üreticiyi zorladığını söyledi. Tarımın yalnızca bir sektör olmadığını vurgulayan Çandır, “Tarım; gıda güvenliği, ekonomik dayanıklılık ve stratejik güçtür” ifadelerini kullandı.

Üreticinin mevcut maliyet yükünü taşıyamadığını belirten Çandır, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için acil ve somut adımlar atılması gerektiğini kaydetti. Tedarik zincirinde yaşanan aksamalara da dikkat çeken Çandır, “Tarımda zaman kaybının telafisi yoktur” diyerek üretim sürecinin hassasiyetine işaret etti.

Avrupa Birliği’nin “Made in EU” yaklaşımına da değinen Çandır, bu sürecin Türkiye için fırsatlar kadar riskler de barındırdığını belirtti. Doğru yatırım ortamı oluşturulmadan artan maliyetlerin aşılmasının mümkün olmayacağını ifade eden Çandır, ihracatta navlun maliyetlerinin rekabet gücünü zayıflattığını vurguladı.

Turizm sektöründe savaş kaynaklı güven kaygısının arttığını belirten Çandır, bu algının güçlü tanıtım stratejileriyle yönetilmesi gerektiğini söyledi. Tarım sektörünün son 25 yılda sık sık daralma yaşadığına dikkat çeken Çandır, bu durumun geçici değil yapısal bir sorun olduğunu ifade etti.

2026 yılının ilk iki ayına ilişkin verileri de paylaşan Çandır, Antalya’nın ekonomik göstergelerde Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergilediğini belirtti. İhracat ve ticari hareketlilikteki artışın kentin dirençli yapısını ortaya koyduğunu dile getirdi.

Su yönetiminin stratejik önemine dikkat çeken Çandır, “Bugün kullandığımız su aslında torunlarımızın suyu” sözünü hatırlatarak sürdürülebilir üretim için suyun korunmasının zorunluluğuna işaret etti. Ulusal Su Planı’nın bu alanda önemli bir yol haritası sunduğunu belirten Çandır, uygulamanın sahada karşılık bulmasının kritik olduğunu ifade etti.

Toplantıda ayrıca 22–26 Nisan tarihlerinde ANFAŞ Fuar Alanı’nda düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e davet yapıldı. Çandır, üreticilerin ve yerel değerlerin ekonomiye kazandırılmasında YÖREX’in önemli bir platform olduğunu vurguladı.

Kaynak :
Haber merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: