SİBER ZORBALIĞA ÖFKEYLE YANIT VERMEK YENİ BİR SUÇUN KAPISINI AÇABİLİR

Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kullanıcıların, karşılık verirken hukuki sorumluluk doğurabilecek davranışlardan kaçınması gerekiyor.

16 Eki 2026 - 18:54 YAYINLANMA
16 Eki 2026 - 19:00 GÜNCELLEME
SİBER ZORBALIĞA ÖFKEYLE YANIT VERMEK YENİ BİR SUÇUN KAPISINI AÇABİLİR

Antalya Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Büro Amirliğinde görevli polis memuru Gülşen Ünsal, özellikle çocukların ve gençlerin siber zorbalık karşısında tartışmaya girmek yerine ilgili hesabı şikâyet edip engellemeleri gerektiğine dikkat çekti.

Sosyal medya, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelirken dijital ortamdaki iletişim biçimleri de yeni riskleri beraberinde getiriyor. Hakaret, tehdit, alaycı ifadeler ve küçük düşürücü yorumlarla karşılaşan kullanıcılar, zaman zaman kendilerini savunmak amacıyla benzer ifadelerle karşılık verebiliyor. Ancak bir kişinin siber zorbalığa maruz kalması, karşı tarafa hakaret veya tehdit içeren mesajlar göndermesini hukuken geçerli hale getirmiyor.

Antalya Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Büro Amirliğinde görevli polis memuru Gülşen Ünsal, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, siber zorbalıkla karşılaşan çocuk ve gençlerin verdikleri tepkilerin de hukuki sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

Ünsal, sosyal medya kullanıcılarının tanıdıkları ya da tanımadıkları kişilerin paylaşımlarının altına küçük düşürücü, alaycı ve aşağılayıcı yorumlar yazabildiğini, bu davranışların siber zorbalığa dönüşebildiğini ifade etti.

SİBER ZORBALIĞA KARŞILIK VERMEK SORUNU BÜYÜTEBİLİR

Siber zorbalığa maruz kalan çocukların ve gençlerin bazen kendilerine yöneltilen davranışlara hakaret veya tehdit içeren mesajlarla karşılık verdiğini belirten Ünsal, bu tür tepkilerin de suç oluşturabileceğine dikkati çekti.

Dijital ortamda yaşanan tartışmalar, çoğu zaman birkaç mesajla başlayıp karşılıklı suçlamalara dönüşebiliyor. Öfkeyle yazılan bir mesaj, yapılan bir yorum veya gönderilen tehdit içerikli bir ifade, daha sonra hukuki bir sürecin parçası haline gelebiliyor.

Bu nedenle siber zorbalığa uğrayan kişilerin kendilerini savunmaya çalışırken yeni bir mağduriyet yaşamamaları için dikkatli davranmaları önem taşıyor. Zorbalığa uğrayan kişinin önceliği, karşı tarafa aynı şekilde yanıt vermek değil, kendisini koruyacak doğru adımları atmak olmalı.

Ünsal, özellikle çocukların ve gençlerin karşı tarafla tartışmaya girmemelerini, ilgili hesabı platform üzerinden şikâyet ederek engellemelerini önerdi.

HAKARET VE TEHDİT DURUMUNDA HUKUKİ YOLLARA BAŞVURULMALI

Sosyal medya üzerinden yapılan hakaret ve tehditlerin yanı sıra şantaj gibi eylemlerle karşılaşıldığında kolluk kuvvetlerine başvurulması gerekiyor. Dijital ortamda gerçekleşmesi, bir davranışın hukuki açıdan sonuç doğurmayacağı anlamına gelmiyor.

İnternet üzerinden gönderilen mesajlar, paylaşılan içerikler ve yapılan yorumlar, olayın niteliğine ve eldeki delillere göre hukuki değerlendirmeye konu olabiliyor. Bu nedenle yaşanan olayın yalnızca sanal ortamda gerçekleştiği düşüncesiyle önemsenmemesi doğru bir yaklaşım olarak görülmüyor.

Siber zorbalığa maruz kalan kişilerin olayın niteliğine uygun şekilde hareket etmesi, gerekli durumlarda kolluk kuvvetlerinden ve hukuki destek sağlayabilecek uzmanlardan yardım alması önem taşıyor.

DİJİTAL ORTAMDA DA SUÇ OLUŞTURABİLEN EYLEMLER VAR

Gülşen Ünsal, internet üzerinden işlenen suç türlerinin çeşitlendiğini belirterek hakaret, tehdit, şantaj, taciz, bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık, özel hayatın gizliliğinin ihlali ve kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesinin bu kapsamda değerlendirilebildiğini bildirdi.

Ünsal ayrıca yasa dışı bahis ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama gibi eylemlerin de ilgili koşullar oluştuğunda suç teşkil edebileceğini ifade etti.

Dijital platformlarda yapılan paylaşımların geniş kitlelere ulaşabilmesi, kişisel bilgilerin izinsiz paylaşılması veya tehdit içerikli mesajların farklı kişiler tarafından görülmesi, yaşanan olayların etkisini artırabiliyor. Bu nedenle kullanıcıların yalnızca kendi paylaşımlarına değil, başkalarının kişisel bilgilerine ve özel yaşamlarına ilişkin içeriklere yaklaşırken de dikkatli davranmaları gerekiyor.

ÇOCUKLAR VE GENÇLER İÇİN AİLE DESTEĞİ ÖNEMLİ

Siber zorbalık, özellikle sosyal medya ve dijital iletişim araçlarını yoğun kullanan çocuklar ve gençler açısından dikkatle ele alınması gereken bir konu olarak öne çıkıyor.

Olumsuz yorumlar, tehditler veya küçük düşürücü mesajlarla karşılaşan çocuklar, yaşadıklarını ailelerine anlatmaktan çekinebiliyor. Karşılık vermek ya da sorunu kendi başına çözmeye çalışmak ise olayın büyümesine neden olabiliyor.

Bu noktada ailelerin çocuklarıyla açık iletişim kurması, yaşadıkları dijital sorunları rahatlıkla paylaşabilecekleri bir ortam oluşturması önem taşıyor. Çocukların maruz kaldıkları davranışları gizlemek zorunda hissetmemeleri, gerektiğinde yardım istemelerini kolaylaştırabiliyor.

Ünsal, çocukların ve gençlerin interneti bilinçli kullanmalarının, karşılaştıkları olumsuz durumları aileleriyle ve gerektiğinde kolluk kuvvetleriyle paylaşmalarının önemini vurguladı.

SANAL ORTAMDAKİ DAVRANIŞLARIN DA HUKUKİ KARŞILIĞI VAR

Ünsal, fiziki ortamda gerçekleştirilen suçlarla sanal ortamda işlenen suçlar arasında hukuki açıdan fark bulunmadığını belirtti.

Bu açıklama, sosyal medya kullanıcılarının dijital ortamda gerçekleştirdikleri eylemlerin de sonuçları olabileceğine işaret ediyor. Ekran arkasında bulunmak, gerçek hayatta kabul edilemeyecek hakaret, tehdit veya diğer hukuka aykırı davranışları önemsiz hale getirmiyor.

Sosyal medya kullanıcılarının başkalarına yönelik ifadelerinde dikkatli olması, kişisel bilgileri izinsiz paylaşmaması ve karşılaştıkları olumsuz davranışlara benzer yöntemlerle yanıt vermemesi gerekiyor.

SİBER ZORBALIĞA KARŞI DOĞRU ADIM NE OLMALI?

Uzmanların ve emniyet birimlerinin uyarıları doğrultusunda, siber zorbalıkla karşılaşan kullanıcıların şu adımları değerlendirmesi önem taşıyor:

  • Tartışmayı büyütmeyin: Hakaret veya tehdit içeren mesajlarla karşılık vermekten kaçının.

  • Hesabı şikâyet edin ve engelleyin: Platformun sunduğu güvenlik araçlarını kullanın.

  • Delilleri koruyun: Olayın niteliğine göre mesajların, yorumların ve ilgili hesap bilgilerinin ekran görüntülerini saklayın; içerikleri değiştirmemeye veya silmemeye dikkat edin.

  • Güvendiğiniz kişilerden destek alın: Özellikle çocuklar ve gençler, yaşadıklarını aileleriyle veya güvendikleri yetişkinlerle paylaşmalı.

  • Gerekli durumlarda kolluk kuvvetlerine başvurun: Hakaret, tehdit, şantaj veya başka bir suç şüphesi söz konusuysa hukuki yollar hakkında destek alın.

Siber zorbalıkla mücadelede en önemli noktalardan biri, mağdurun kendisini korurken yeni bir hukuki sorunla karşılaşmamasıdır. Dijital ortamda sakin kalmak, güvenlik araçlarını kullanmak ve gerektiğinde yetkili birimlere başvurmak, karşılıklı hakaret ve tehdit döngüsüne girmekten daha doğru bir yaklaşım sunuyor.

İnternetin güvenli kullanımı yalnızca kişisel bilgileri korumakla sınırlı değil. Başkalarının haklarına saygı göstermek, dijital ortamda sorumlu davranmak ve karşılaşılan olumsuzlukları doğru kanallara taşımak da güvenli dijital yaşamın önemli parçaları arasında yer alıyor.

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: