KEMANIN İZİNDE BİR YOLCULUK : NEVZAT KALENDER İLE SANAT, SOKAK VE HAYAT ÜZERİNE #beğendiğimyerdeçalarım
Nevzat Bey merhaba, geçtiğimiz Çarşamba günü, 20 Mayıs 2026 tarihinde #beğendiğimyerdeçalarım’ın Antalya’daki ikinci konserini gerçekleştirdiniz. Bize biraz kendinizden ve #beğendiğimyerdeçalarım’dan bahseder misiniz?
Merhaba Sayın Nazan Gökçe, size ve antalyabasin.com.tr’ye sanata gösterdiğiniz duyarlılık için çok teşekkür ediyorum. Okurlarımızı sevgiyle selamlıyorum. Benim adım Nevzat Kalender. 2008 yılından bu yana Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nda keman sanatçısı olarak görev yapıyorum. 2025 yılının eylül ayından itibaren ailevi sebeplerle Antalya Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’nda geçici görevle çalışmaya başladım.

Klasik müzik eğitimi almış bir birey olarak uzun zamandır; sanatı toplumun her kesimine ulaştırma, nitelikli konser dinleyicisi yetiştirme ve toplumumuzun dikkatini bu toprağın sanatçılarına çekme düşünceleriyle yoğruluyordum. 2016 yılında elime geçen bir piyano eşliği kaydıyla bu fikirleri eyleme dönüştürmeye karar verdim.
Yazlık evimizin bulunduğu Balıkesir Edremit’te, dönemin yerel yöneticisi Sayın Kamil Saka’nın izni ve desteğiyle başladığım sokak dinletileri, Altınoluk’taki çok değerli Antandros Derneği’nin ilgisiyle daha da bilinir ve sevilir hâle geldi. Dinleyicilerimin, seslendirdiğim eserleri isimleriyle bilir hâle gelmesi, benzer eserleri talep etmesi doğru bir yolda olduğumu anlamamı sağladı.
Keman sanatçısı ve eğitimci bir babanın, matematik öğretmeni bir annenin oğluyum. Konservatuvar eğitimi aldım ve uzun yıllar Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nda görev yaptım. Tüm bu eğitimim ve birikimimle, sanatın birleştirici ve iyileştirici yönlerini bir gönül elçisi gibi yaymak arzusundayım.
DİNLETİLERİNİZDEN BİRAZ BAHSEDER MİSİNİZ? NELER SESLENDİRİYORSUNUZ?
Dinletilerimde bana taşınabilir bir hoparlör eşlik ediyor. Önceden kaydedilmiş piyano eşliklerini bu hoparlörden seslendiriyor ve keman çalıyorum. Bu kayıtları kimi zaman internetten buldum, kimi zaman eşlik CD’leri satın aldım; kimi zaman da piyanist arkadaşlarımdan canlı çalıp kaydetmelerini rica ettim.
Temel olarak taşınabilir, canlı bir keman-piyano dinletisi gerçekleştiriyorum. Konser salonlarında dinlediğimiz eserleri daha mobil bir formda sunuyor ve insanları konser salonlarına davet etmeye çalışıyorum. Antandros ve Kazdağı Koruma gibi derneklerin yararına gerçekleştirdiğim dinletilerde, bu yaklaşımı kültürel ve doğal mirasın korunması adına da kullanma imkanı buldum.

“SANAT HÂLÂ İYİLEŞTİRİR”
Sanatın iyileştirici ve birleştirici yönlerinden bahsettiniz. Gelişen teknolojiyle birlikte daha da yalnızlaştığımız ve bireyselleştiğimiz bir çağda hâlâ buna inanıyor musunuz?
İnsanın yaşamı anlamlandırma arayışı tarih kadar eskidir. Sanat, duyguları sembollere dönüştürür. İnsan, tarih boyunca yalnızca yeryüzüne değil, gökyüzüne de bakarak kendini anlamaya çalıştı.
Nazan Hanım, burada sizin yakından ilgilendiğinizi bildiğim astrolojiyle sanatın benzer amaçlar taşıdığını düşünüyorum. İkisi de insanın kaos içinde anlam, düzen ve hikâye arama çabasıdır. Bir ressam renklerle, bir besteci seslerle, astrolog ise yıldızlarla insan ruhunu anlatmaya çalışır.
Sanat da astroloji de görünmeyeni görünür kılma çabasındadır. Sanatçı da astrolog da dünyayı olduğu gibi kabul etmektense ona anlam yükler. Çünkü insan yalnızca yaşayan değil, aynı zamanda yorumlayan bir varlıktır.
Bu yüzden evet; sanatın birleştirici ve iyileştirici gücüne hâlâ inanıyorum.
#BEĞENDİĞİMYERDEÇALARIM NASIL DOĞDU?
Klasik müzik konserleri belirli salonlarda ve belli törensel davranış biçimleri içinde gerçekleşir. Ben ise bu kültürün bir parçası olmakla birlikte, sanatı daha doğal ve gündelik bir halde göstermek istedim. Çünkü aslında ben ve sanat için yaşayan pek çok insan hayatımızı böyle sürdürüyoruz.
2016 yılının haziran ayında, elimde piyano eşliği ve kemanımla arkadaşlarımın mekânlarında çalarken bu isim bir anda aklıma geldi. Çünkü fark ettim ki gerçekten beğendiğim yerde çalmak istiyorum ve bundan büyük keyif alıyorum. Böylece #beğendiğimyerdeçalarım ortaya çıktı.
Zaman içinde daha iyi bir hoparlör, daha taşınabilir bir nota sehpası ve notaları rahat görebilmek için daha büyük bir tablet edindim. Farklı eserler seslendirebilmek için çalıştım. Bugün repertuvarımda her an seslendirebileceğim iki saatin üzerinde eser bulunuyor.
Sık sık dinleyici karşısına çıkmak da beni bir kemancı olarak daha pratik ve konsere hazır bir hâle getirdi.

KENDİ YAPTIĞI YAYLA SAHNEYE ÇIKTI
Son dinletinizde kendi yaptığınız yayla çaldığınızı gördük. Bundan biraz bahseder misiniz?
2011 yılında Ankara’da bir lutiye, kemanımın candireğini istediğim şekilde yapmayınca keman tamiri üzerine dersler almaya ve çalışmaya başladım. Enstrüman yapımcısı ve tamircilerine “lutiye” denir.
Yaklaşık iki yıl sonra kendi kemanımın candireğini istediğim şekilde yapabilir hâle gelmiştim. Candireği, kemanın içinde dik duran küçük bir ahşap çubuktur. Ses frekanslarının iletimini sağlar ve üst tablanın çökmesini engeller.
Zaman içinde köprü yapımı ve diğer küçük tamir işleri üzerine de çalıştım. Çevremdeki kemancı arkadaşlarımın teşvikiyle yay kılı değişimini öğrenmeye yöneldim. Bu amaçla 2018 yılında ABD’de çok değerli Lynn Hannings’in yay tamiri ve kıl değişimi kurslarına katıldım.
Daha sonra farklı ülkelerde çeşitli ustalardan dersler alma fırsatı buldum. 2024 yazında dünyaca ünlü Dörfler yay atölyelerinde iki hafta eğitim aldım ve orada onların gözetiminde iki yay yaptım. 2025 yazında ise ABD’nin Florida eyaletindeki bir atölyede iki ay boyunca asistan olarak çalıştım; tamirler yaptım ve eğitim aldım.
Ellerimle çalışmak, ahşaptan gözümle görebildiğim ve doğrudan kullanabildiğim aletler üretmek zamanla benim için büyük bir tutkuya dönüştü. Prensip olarak elektrikli alet kullanmıyorum. Çünkü kemancılık benim önceliğim ve ellerimi korumam gerekiyor.
Antalya’daki evimi de küçük bir atölyeye dönüştürdüm ve yay yapım çalışmalarımı yoğunlaştırdım. Kendi ellerimle yaptığım bir yayla baştan sona solo bir konser vermek benim için tarif edilmesi güç bir heyecandı.
İleri seviyede bir icracının enstrümanıyla ilgili oldukça hassas beklentileri olur. Kendi ihtiyaçlarımı karşılayabiliyor olmak bana büyük bir mutluluk veriyor. Yay ile ilgili çalışmalarımı ve gelişimimi #birthofabowmaker etiketiyle sosyal medyada paylaşıyorum.
“ZAMAN, KATMAN KATMAN AÇILAN BİR SIR GİBİ”
Gelecek planlarınızdan biraz bahseder misiniz?
“Zaman doğrusal değil; katman katman açılan bir sır gibi geliyor bana. Bazı kavuşumlar yeni çağlar doğurur, bazılarıysa insanın içindeki eski dünyayı yıkar.”
Bugün ulaştığım beceri seviyesinden memnunum ama kendimi geliştirmek için her gün çalışmaya devam ediyorum. Yeni yaylar yapmak, yeni eserler seslendirmek istiyorum. Belki bir gün kendi yaptığım kemanla da sahneye çıkarım. Bunu şimdilik bir hayal olarak taşıyorum.
Yaşayıp göreceğiz.
“SANAT VE MÜZİK DOLU NİCE SAĞLIKLI GÜNLERDE BULUŞMAK DİLEĞİYLE...”
Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Geçtiğimiz günlerde bir radyo programında şu cümleyi duydum:
“İnsanların tarihi, paraya ve aşka kavuşmak için yaptıkları alçaklıkların tarihidir.”
Keman ve yay tamiri-yapımı yolculuğum boyunca dünyanın farklı yerlerinden insanlarla tanışma fırsatım oldu. Yardımseverlikleri ve zerafetleriyle zihnimde özel yer edinen bazı isimleri burada anmak isterim.
Bugün hâlâ tavsiyeleriyle bana yol gösteren hocam Lynn Hannings’e, Dörfler atölyelerine beni kabul eden Sayın Andreas Dörfler’e, ilham veren bir usta olan Gilles Nehr’e; gönlümde ayrı yerleri bulunan Todd Sloan, Bill Lee, Dale Cockrum ve Varol Aydın’a teşekkür ediyorum.
2025 yılının eylül ayından bu yana görev yaptığım Antalya Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’nın güler yüzlü, disiplinli ve özverili sanatçılarına da sevgi ve selamlarımı gönderiyorum.
Son olarak sevgili aileme; annem Vasfiye Hanım’a ve babam Nejdet Bey’e maddi manevi destekleri için minnettar olduğumu ifade etmek isterim.
Sanat ve müzik dolu nice sağlıklı günlerde buluşmak dileğiyle...