ANTALYA DÜNYANIN GÖZÜNÜ UZAYA ÇEVİRECEK
Milli Uzay Programı ile uzay ve havacılık alanında iddiasını güçlendiren Türkiye, 2026’da Antalya’da düzenlenecek Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) ile küresel ölçekte güçlü bir gövde gösterisine hazırlanıyor. Kongre, Türkiye’yi uzay liginde “oyun kurucu” ülkeler arasına taşıyacak.
Türkiye, Milli Uzay Programı kapsamında attığı stratejik adımlarla uzay ve havacılık alanında küresel arenadaki konumunu güçlendirmeye devam ediyor. 2024 yılında gerçekleştirilen insanlı ilk uzay misyonunun ardından ivme kazanan çalışmalar, bu yıl Antalya’da düzenlenecek Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026) ile dünyaya duyurulacak.
5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek IAC 2026’da, dünyanın dört bir yanından 10 binden fazla astronot, bilim insanı, akademisyen, girişimci ve sektör temsilcisi bir araya gelecek. Türkiye, kongrede yalnızca ev sahibi değil, uzay diplomasisinde yön veren bir aktör olarak da sahne alacak.
“Dünya daha fazla uzaya ihtiyaç duyuyor” sloganıyla 77’ncisi düzenlenecek kongrede uzay teknolojilerinin yanı sıra sürdürülebilirlik, havacılık, teknoloji ve turizm başlıkları da ele alınacak. Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Yusuf Kıraç’ın Uluslararası Uzay Federasyonu Başkan Yardımcılığı ve Asya-Pasifik Uzay İşbirliği Örgütü Konsey Başkanlığı görevlerine seçilmesi, Türkiye’nin uzay diplomasisindeki ağırlığını pekiştirecek.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın uzay çalışmalarına ayırdığı bütçenin 9 milyar liraya yükseltilmesi, Ay Programı ve Somali’de kurulması planlanan uzay limanı projeleri, Türkiye’nin uzayda tam bağımsızlık hedefinin somut adımları olarak öne çıkıyor. Türksat 6A ile yerli uydu üretme kabiliyetini kazanan Türkiye, uzay ekonomisinden daha fazla pay almayı hedefliyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, kongrenin Türkiye’nin uzay bilimi ve teknolojilerindeki yükselişini dünyaya göstereceğini belirterek, etkinliğin insanlığın ortak geleceğine hizmet eden güçlü bir platform olacağını vurguladı.
IAC 2026 Antalya’nın, uluslararası işbirliklerini güçlendirmesi, yeni projelere zemin hazırlaması ve küresel uzay ekosisteminin geleceğini şekillendirecek önemli kararların alınmasına katkı sağlaması bekleniyor.