ANTALYA’DA TİCARET BÜYÜYOR, TAHSİLAT SORUNU DERİNLEŞİYOR

Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) Ağustos Ayı Meclis Toplantısı’nda kentin ekonomisine ilişkin dikkat çeken veriler gündeme geldi. ATB Başkanı Ali Çandır, Antalya’da ticaret ve ihracatın büyüdüğünü ancak karşılıksız çekler, takipteki krediler ve artan üretim maliyetlerinin işletmeler üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi.

27 Ağu 2026 - 07:03 YAYINLANMA
27 Ağu 2026 - 07:53 GÜNCELLEME
ANTALYA’DA TİCARET BÜYÜYOR, TAHSİLAT SORUNU DERİNLEŞİYOR

Antalya Ticaret Borsası Ağustos Ayı Meclis Toplantısı, ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci’nin başkanlığında toplantı salonunda gerçekleştirildi. Toplantıda borsanın son bir aylık faaliyetleri meclis üyeleriyle paylaşılırken, Antalya ve Türkiye ekonomisindeki gelişmeler de kapsamlı biçimde değerlendirildi.

ATB Başkanı Ali Çandır, küresel ekonomik gelişmelerden Türkiye ekonomisine, Antalya’nın ihracat performansından tarımsal üretime, finansman sorunlarından su yönetimine kadar çok sayıda başlıkta değerlendirmelerde bulundu.

ANTALYA’DA KARŞILIKSIZ ÇEKLERDE YÜZDE 85 ARTIŞ

Antalya ekonomisinin üretmeye ve ticaret yapmaya devam ettiğini belirten Çandır, ödeme ve tahsilat tarafında ise ciddi bir sorun yaşandığına dikkat çekti.

Yılın ilk yedi ayındaki verilere göre Türkiye’de ibrazında ödenen çek tutarının yüzde 18, Antalya’da ise yüzde 25 arttığını aktaran Çandır, aynı dönemde karşılıksız çek tutarındaki artışın Türkiye genelinde yüzde 52, Antalya’da ise yüzde 85’e ulaştığını açıkladı.

Temmuz ayına ilişkin rakamın daha da dikkat çekici olduğunu belirten Çandır, Antalya’da karşılıksız çek tutarının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 99 arttığını söyledi.

Çandır, ticaret hacmindeki büyümeye karşın ödeme ve tahsilat problemlerinin daha hızlı büyüdüğünü vurguladı.

Antalya’da yılın ilk yedi ayında kurulan şirket sayısının yüzde 7 arttığını, kapanan şirket sayısının ise yüzde 12 azaldığını belirten Çandır, Temmuz ayında Türkiye genelinde şirket kuruluşları yüzde 3 gerilerken Antalya’da yüzde 12 artış yaşandığını kaydetti.

Bu tabloyu Antalya iş dünyasının üretme ve ticaret yapma iradesini koruduğunun göstergesi olarak değerlendiren Çandır, finansal sıkıntıların ise özellikle tahsilat ayağında yakından takip edilmesi gerektiğine işaret etti.

KREDİ BÜYÜYOR, GERİ ÖDEME BASKISI ARTIYOR

ATB Başkanı Ali Çandır’ın dikkat çektiği bir diğer konu ise kredi ve takipteki alacaklardaki artış oldu.

Haziran ayı itibarıyla toplam nakdi kredilerin Türkiye’de yüzde 38, Antalya’da ise yüzde 42 arttığını belirten Çandır, takipteki alacakların ise aynı dönemde Türkiye’de yüzde 81, Antalya’da yüzde 89 yükseldiğini ifade etti.

Çandır, kredi hacmindeki artışın geri ödeme kapasitesindeki artıştan daha hızlı gerçekleşmesinin işletmeler açısından önemli bir risk oluşturduğunu söyledi.

Antalya’nın turizm kredilerinde Türkiye toplamının yüzde 41’ini oluşturduğuna dikkat çeken Çandır, kredi politikalarındaki her değişikliğin Antalya ekonomisi açısından diğer kentlere göre daha güçlü etkiler oluşturabileceğini belirtti.

KREDİ HACMİ REEL OLARAK DARALIYOR

Yılın ilk altı ayında nakdi kredilerin Antalya’da yüzde 14,3, Türkiye’de ise yüzde 13,8 arttığını hatırlatan Çandır, aynı dönemde enflasyonun yüzde 18 seviyesinde bulunduğunu söyledi.

Bu rakamların kredi hacminin yılbaşından bu yana reel olarak daraldığına işaret ettiğini belirten Çandır, kredi kullanımındaki artışın maliyetler ve enflasyon karşısında işletmelerin finansman ihtiyacını karşılamakta yeterli olmadığını ifade etti.

Antalya’da konut kredilerinin yüzde 50, diğer tüketici kredilerinin yüzde 43, bireysel kredi kartlarının yüzde 46 arttığını aktaran Çandır, taşıt kredilerinde ise yüzde 22 gerileme yaşandığını söyledi.

Özellikle konut kredilerindeki artışın Türkiye ortalamasının 13 puan üzerinde gerçekleşmesi dikkat çekti.

Çandır, uzun süredir Türkiye ekonomisinin temel hareket noktalarından birinin kredi olduğunu belirterek, işletmelerin ve toplumun krediye daha fazla bağımlı hale geldiğini ifade etti.

“Kredi büyüyor ancak ödeme gücü aynı hızda büyümüyor” değerlendirmesiyle tabloyu özetleyen Çandır, takipteki alacakların kredi hacminden çok daha hızlı artmasının işletmelerin finansman yükünün ağırlaştığını gösterdiğini vurguladı.

OVP İÇİN İŞ DÜNYASINDAN BEKLENTİ

Eylül ayında açıklanması beklenen yeni Orta Vadeli Programın (OVP) iş dünyası açısından büyük önem taşıdığını belirten Çandır, üretici, tüccar ve sanayicinin farklı maliyet baskıları altında faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını söyledi.

Üreticilerin gübre, enerji, akaryakıt ve işçilik maliyetleriyle mücadele ettiğini belirten Çandır, tüccar ve sanayicinin ise yüksek finansman maliyeti ve kur baskısıyla karşı karşıya bulunduğunu ifade etti.

Çandır, yeni OVP’nin üreticiyi üretimde, tüccarı ticarette, sanayiciyi üretim ve ihracatta tutacak bir çerçeve sunması gerektiğini belirtti.

Bunun yanında finansmana erişimin uygun maliyetli ve uzun vadeli hale getirilmesi, üretim ve ihracatın rekabet gücünü koruyacak kur ve kredi politikalarının oluşturulması gerektiğini kaydetti.

ANTALYA İHRACATTA TÜRKİYE’Yİ GERİDE BIRAKTI

Antalya ekonomisinin güçlü taraflarından biri olan ihracatta da dikkat çekici bir performans ortaya çıktı.

2026 yılının ilk yedi ayında Türkiye ihracatının yüzde 4,2 artarak 141 milyar dolara ulaştığını belirten Çandır, Antalya ihracatının ise aynı dönemde yüzde 14,2 artışla 1,38 milyar dolara yükseldiğini açıkladı.

Böylece Antalya ihracatının Türkiye ortalamasının yaklaşık 10 puan üzerinde büyüdüğünü belirten Çandır, kentin dış ticaret yapısının Türkiye genelinden farklılaştığına dikkat çekti.

İlk yedi ayda tarımın toplam ihracattaki payı Türkiye’de yüzde 15 iken Antalya’da yüzde 59 olarak gerçekleşti. Sanayinin payı Türkiye’de yüzde 82, Antalya’da yüzde 26 olurken, madenciliğin payı Türkiye’de yüzde 3, Antalya’da ise yaklaşık yüzde 12 seviyesinde kaldı.

Bu rakamların Antalya ekonomisinin ihracatta tarıma ne kadar güçlü biçimde bağlı olduğunu ortaya koyduğunu belirten Çandır, “Türkiye’nin ihracatını sanayi, Antalya’nın ihracatını ise tarım sürüklüyor” değerlendirmesinde bulundu.

KARADENİZ’DEKİ GÜVENLİK ANTALYA İHRACATINI DA ETKİLİYOR

Rusya-Ukrayna Savaşı kapsamında Karadeniz’de limanlara ve ticari gemilere yönelik saldırıların dış ticaret açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirten Çandır, Antalya’nın özellikle yaş meyve ve sebze ihracatı açısından bu gelişmeleri yakından takip etmesi gerektiğini söyledi.

Rusya’ya yapılan yaş meyve ve sebze sevkiyatlarında Samsun-Karadeniz hattının önemli bir güzergâh olduğunu ifade eden Çandır, Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin Antalya ihracatı açısından da doğrudan önem taşıdığını vurguladı.

Ticaret yollarının açık ve güvenli tutulmasının ihracatın sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu belirten Çandır, dış pazarlardaki gelişmelerin yanı sıra lojistik güvenliğin de yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi.

HAL SEKTÖRÜNDE KONKORDATO ENDİŞESİ

Antalya Hali’nde bazı firmaların konkordato ilan etmesinin sektörde endişeye yol açtığını belirten Çandır, yaşanan finansal sorunların sektörün tamamına mal edilmemesi gerektiğini söyledi.

Birkaç işletmenin finansal sorun yaşamasının, aynı sektörde faaliyet gösteren bütün işletmelerin riskli olduğu anlamına gelmediğini belirten Çandır, alacakların niteliğine göre farklı değerlendirmeler yapılması gerektiğini ifade etti.

Kamu ve banka alacakları ile üretici ve ticari işletmelerin alacaklarının birbirinden farklı değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Çandır, özellikle üreticinin ürününü teslim ettikten sonra parasını zamanında alamamasının zincirleme bir finansal probleme dönüşebileceğini kaydetti.

Bu durumun yalnızca tek bir işletmeyi değil, üreticiden tüccara kadar sektörün farklı halkalarını etkileyebileceği belirtildi.

ÜRETİM MALİYETLERİ GIDA ARZINI TEHDİT EDEBİLİR

Toplantıda tarımsal üretimdeki maliyet baskısı da önemli gündem maddelerinden biri oldu.

Antalya’da hububat hasadının tamamlandığını belirten Çandır, Türkiye genelinde de hasadın önemli bölümünün geride kaldığını söyledi.

Antalya’da verimin bölgelere göre değişiklik gösterdiğini aktaran Çandır, sahilde aşırı yağıştan etkilenen alanlarda dekara 200-400 kilogram, Elmalı Ovası’nda su altında kalan arazilerde ise 150-200 kilogram seviyesinde verim alındığını ifade etti.

Bakımlı araziler ve yaylalarda ise genel olarak 400-600 kilogram seviyelerinde verime ulaşıldığını belirten Çandır, üretim maliyetlerindeki yükselişin gelecek sezon açısından endişe yarattığını söyledi.

Özellikle akaryakıt ve gübre maliyetlerinin artması, üreticilerin yeni sezon ekim kararlarını doğrudan etkiliyor.

Çandır, üreticinin üretimden kopmaması için artan girdi maliyetlerine karşı doğrudan, hedefli ve öngörülebilir desteklerin uygulanması gerektiğini vurguladı.

Üreticinin bugün desteklenmemesi halinde yarın yalnızca üreticinin değil, gıda arzının ve tüketicinin de daha yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.

ATB’NİN 2026 ANA GÜNDEMİ: SU

Toplantının dikkat çeken başlıklarından biri de Antalya’nın geleceği açısından stratejik öneme sahip olan su konusu oldu.

ATB’nin 2026 yılı faaliyet programında suyun ana tema olarak belirlendiğini hatırlatan Çandır, suyun artık yalnızca çevre başlığı altında değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Su; tarımın, turizmin, sanayinin, kent yaşamının ve Antalya ekonomisinin geleceği olarak tanımlandı.

Bu kapsamda 15-16 Eylül tarihlerinde “Antalya Su Diyaloğu: COP31’e Giden Yol” başlığıyla sektörel toplantılar düzenlenecek.

Tarım, turizm, sanayi ve kentsel su yönetimi alanlarında gerçekleştirilecek toplantılarda sektörlerin mevcut durumu, karşılaşılan sorunlar, iyi uygulama örnekleri ve çözüm önerileri ortak akılla ele alınacak.

23 EYLÜL’DE ANTALYA SU ZİRVESİ

ATB Başkanı Ali Çandır, 23 Eylül’de Antalya Su Zirvesi düzenleneceğini de açıkladı.

Zirvenin temel amacının Antalya’nın su konusundaki ortak iradesini, çözüm önerilerini ve somut hedeflerini bir araya getirmek olduğunu belirten Çandır, zirve sonunda COP31’de açıklanacak ortak bir su eylem çerçevesi oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

Antalya’nın COP31 sürecini yalnızca kentte gerçekleştirilecek uluslararası bir toplantı olarak görmemesi gerektiğini belirten Çandır, bu sürecin kentin su ve iklim politikalarında kalıcı bir dönüşüm oluşturacak fırsata çevrilmesi gerektiğini vurguladı.

ANTALYA’NIN HEDEFİ ÜRETİMİ KORUMAK

ATB’nin önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini de paylaşan Çandır, Antalya’nın ekonomik geleceğinin sektörler birbirinden ayrı değerlendirilerek planlanamayacağını ifade etti.

Çandır, temel hedeflerinin üretimi korumak, ticareti güçlendirmek ve üretilen değeri artırmak olduğunu belirtti.

Antalya ekonomisinde tarım, turizm, ticaret ve ihracatın birbirine bağlı olduğuna dikkat çeken Çandır, bu alanların teknoloji, finansman ve sürdürülebilirlikle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Bu yaklaşım, Antalya’nın yalnızca mevcut üretim gücünü koruması değil, aynı zamanda küresel rekabette daha güçlü bir ekonomik yapı oluşturması açısından önem taşıyor.

ATB SEÇİMLERİ İÇİN EKİM AYI HAZIRLIĞI

Meclis toplantısında ATB organ seçimlerinin takvimi de gündeme geldi.

5174 sayılı Kanun kapsamında oda ve borsa organ seçimlerinin ekim-kasım aylarında gerçekleştirilmesi gerektiğini belirten Çandır, Antalya Ticaret Borsası organ seçimlerinin ekim ayında yapılabilmesi amacıyla ilgili seçim kuruluna başvuru yapılacağını açıkladı.

Toplantının son bölümünde meclis üyeleri söz alarak kendi sektörlerine ilişkin değerlendirmelerini ve yaşanan sorunları paylaştı.

Antalya Ticaret Borsası’nın Ağustos Ayı Meclis Toplantısı, kentin ekonomisine ilişkin güncel göstergelerin yanı sıra tarım, finansman, ihracat, lojistik, su yönetimi ve yaklaşan seçim sürecinin değerlendirildiği kapsamlı bir toplantı olarak tamamlandı.

Toplantıda ortaya çıkan tablo, Antalya ekonomisinin üretim ve ihracat kapasitesini koruduğunu ancak finansmana erişim, tahsilat sorunları, artan üretim maliyetleri ve su kaynaklarının sürdürülebilirliği gibi başlıkların önümüzdeki dönemin en önemli sınavları arasında yer alacağını gösterdi.

 

Kaynak :
https://www.antalyaekspres.com.tr/

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: