ATİNA’DA AŞİL KALKANI ÇATLAĞI

Yunanistan’ın İsrail ile imzaladığı 3 milyar avroluk çok katmanlı hava savunma sistemi anlaşması, Atina’da siyasi tartışmaların odağına yerleşti. “Aşil Kalkanı” adı verilen savunma sistemi üzerinden hükümete yöneltilen eleştirilerde, Yunanistan’ın savunma politikasında dışa bağımlılığının daha da artacağı savunuldu.

01 Eyl 2026 - 15:51 YAYINLANMA
01 Eyl 2026 - 20:36 GÜNCELLEME
ATİNA’DA AŞİL KALKANI ÇATLAĞI

Yunan basınında anlaşmaya ilişkin sert manşetler atılırken, bazı yayın organları sistemi “ulusal tuzak” olarak nitelendirdi. Muhalif çevrelerde ise Yunanistan’ın hava savunmasının İsrail’e bağımlı hale getirildiği ileri sürüldü.

“ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ ARTIK İSRAİL’E BAĞLI”

Anlaşmanın Yunanistan açısından yalnızca bir silah tedariki olmadığı yönündeki değerlendirmeler, ülke basınında geniş yer buldu.

Banking News, anlaşmayı “Ulusal tuzak” ifadeleriyle değerlendirdi. Haberde, Yunanistan’ın hava savunmasını İsrail’e devrettiği yönündeki eleştiriler gündeme taşınırken, sistemin kontrolünün kimde olacağı sorusu öne çıkarıldı.

Militaire adlı savunma yayınında ise tartışmayı daha ileri taşıyan bir başlık kullanıldı: “Bilmiyorsanız söyleyelim, özgürlüğümüz artık İsrail’e bağlı.”

Bu ifadeler, Atina’daki tartışmanın yalnızca savunma harcamaları üzerinden değil, ülkenin stratejik bağımsızlığı ve güvenlik politikaları üzerinden yürütüldüğünü ortaya koydu.

YUNAN BAKANDAN TARTIŞMA YARATAN SÖZLER

Anlaşmaya yönelik eleştirilerin yükseldiği dönemde Yunanistan Sağlık Bakanı Adonis Georgiadis'in parlamentoda yaptığı açıklamalar da tartışmayı büyüttü.

Georgiadis, İsrail ile kurulan stratejik ortaklığın Yunanistan açısından doğru bir tercih olduğunu savunarak, “Yunanların çıkarlarına hizmet ediyoruz” anlayışını öne çıkardı.

Bakanın açıklamalarında Filistinlilerin çıkarlarının Yunanistan’ın önceliği olmadığı yönündeki ifadeler kullanması, özellikle muhalefet cephesinde tepkiyle karşılandı.

MUHALEFET: SADECE SİLAH SATIN ALMAK YETMEZ

Yunanistan’daki muhalefet partileri de hükümetin savunma politikasını eleştirdi.

PASOK cephesinden yapılan değerlendirmelerde, ülkenin güvenlik politikasının yalnızca dışarıdan silah ve savunma sistemi satın almaya dayandırılmasının yanlış olduğu savunuldu.

Muhalefetin bir diğer dikkat çektiği konu ise savunma sanayisinde yerli üretimin güçlendirilmesi oldu.

Atina’daki siyasi tartışmalarda Türkiye’nin son yıllarda geliştirdiği yerli ve milli savunma sanayisi de örnek olarak gündeme getirildi.

VARUFAKİS’TEN SERT TEPKİ

Yunanistan’ın eski Maliye Bakanı Yannis Varufakis de anlaşmaya tepki gösteren isimler arasında yer aldı.

Varufakis sosyal medya paylaşımında, Yunan toplumunun büyük bölümünün İsrail politikalarına karşı olduğunu savunarak, anlaşmanın Yunanistan’ı bu politikaların içerisine çektiğini öne sürdü.

Varufakis’in açıklamaları, hükümetin İsrail ile geliştirdiği stratejik ilişkilerin Yunanistan’ın dış politikadaki bağımsızlığı açısından sorgulanması gerektiği yönündeki muhalif görüşleri güçlendirdi.

YENİ SOL PARTİSİ: “İSRAİL’İN İLERİ KARAKOLU”

Yeni Sol Partisi ise anlaşmaya yönelik en sert değerlendirmelerden birini yaptı.

Partiden yapılan açıklamada, savunma anlaşmasının ardından Yunanistan’ın İsrail’in “uydusu” ve “ileri karakolu” haline gelme riski taşıdığı savunuldu.

Muhalefet, hükümetin savunma politikalarında dışa bağımlılığı azaltacak uzun vadeli bir strateji geliştirmesi gerektiğini belirtirken, yüksek maliyetli savunma sistemlerinin ülke ekonomisine etkisinin de sorgulanmasını istedi.

3 MİLYAR AVROLUK SAVUNMA SİSTEMİ

Tartışmaların merkezindeki Aşil Kalkanı sistemi, Yunanistan’ın hava savunma kapasitesini güçlendirmeyi hedefleyen 3 milyar avroluk çok katmanlı bir savunma projesi olarak öne çıkıyor.

Sistemle birlikte farklı tehditlere karşı çok katmanlı bir hava savunma mimarisi oluşturulması hedeflenirken, anlaşmanın İsrail ile Yunanistan arasındaki askeri ve stratejik iş birliğini daha da derinleştirmesi bekleniyor.

Ancak Atina’da tartışmanın odağında yalnızca sistemin teknik özellikleri bulunmuyor.

Sistemin kontrolü, teknolojik bağımlılık, maliyet ve Yunanistan’ın stratejik karar alma kapasitesi muhalefetin en fazla sorguladığı başlıklar arasında yer alıyor.

ATİNA’DA SAVUNMA SANAYİİ TARTIŞMASI

Aşil Kalkanı anlaşması, Yunanistan’da uzun süredir devam eden yerli savunma sanayisi tartışmasını da yeniden gündeme taşıdı.

Muhalefet çevreleri, ülkenin güvenlik ihtiyaçlarının sürekli olarak yabancı sistemlerin satın alınmasıyla karşılanmasının sürdürülebilir olmadığını savunuyor.

Bu noktada Türkiye’nin insansız hava araçları, füze sistemleri, radar teknolojileri ve farklı savunma platformlarında gerçekleştirdiği yerli üretim hamlesi, Yunanistan’daki siyasi tartışmalarda karşılaştırma konusu haline geliyor.

Atina’daki tartışmanın önümüzdeki dönemde yalnızca Aşil Kalkanı'nın maliyetiyle sınırlı kalmayacağı, Yunanistan'ın savunma politikasının geleceği ve dışa bağımlılığı konusunda daha geniş bir siyasi tartışmaya dönüşebileceği değerlendiriliyor.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: