FİDAN’DAN WASHINGTON’A İSRAİL MESAJI: “NÜFUZUNU DAHA FAZLA KULLAN”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, New York’ta düzenlenen “100. Yıla Girerken Türkiye-ABD İlişkileri” panelinde Türkiye-ABD ilişkilerinin yanı sıra Gazze, İsrail, Suriye, bölgesel güvenlik, savunma ve ekonomik işbirliği başlıklarında değerlendirmelerde bulundu.

21 Eyl 2026 - 20:43 YAYINLANMA
21 Eyl 2026 - 21:32 GÜNCELLEME
FİDAN’DAN WASHINGTON’A İSRAİL MESAJI: “NÜFUZUNU DAHA FAZLA KULLAN”

Fidan, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde yeni bir ivme yakalandığını belirterek, iki ülkenin mevcut işbirliğini daha somut sonuçlara dönüştürmesi gerektiğini söyledi. Bakanın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri ise ABD’nin İsrail üzerindeki etkisini daha fazla kullanması yönündeki çağrısı oldu.

TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİNDE YENİ DÖNEM VURGUSU

Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik ilişkilerin ikinci yüzyılına yaklaşılırken iki ülkenin geçmişte yaşanan kriz ve görüş ayrılıklarına rağmen ortaklık ilişkisini sürdürdüğünü belirten Fidan, mevcut dönemde ilişkilerin “güçlü ve yenilenmiş bir ivme” kazandığını ifade etti.

Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki ilişkinin bu süreçte önemli rol oynadığını söyledi.

Bakan Fidan, iki ülke arasındaki mevcut ivmenin yalnızca ikili ilişkiler açısından değil, bölgesel barış ve istikrar bakımından da somut kazanımlara dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.

EKONOMİK İLİŞKİLERDE 100 MİLYAR DOLAR HEDEFİ

Fidan, Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin ticaret ve yatırımlar açısından genişlediğini belirterek, ikili ticaret hacminin yaklaşık 40 milyar dolara ulaştığını söyledi.

2025 yılında ABD'nin Türkiye'nin 3. büyük ihracat pazarı ve 4. büyük ithalat kaynağı olduğunu belirten Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ortaya konulan 100 milyar dolarlık ticaret hedefini de hatırlattı.

Bu hedefe ulaşılması için özellikle ilave tarifeler dahil ticaretin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini ifade eden Fidan, yüksek katma değerli üretim ve ekonomik güvenliği destekleyen daha kapsamlı bir ortaklık hedeflediklerini kaydetti.

SAVUNMA İŞBİRLİĞİNDE KISITLAMALARIN KALDIRILMASI ÇAĞRISI

Türkiye-ABD ilişkilerinin önemli başlıklarından birinin de savunma işbirliği olduğunu belirten Fidan, iki ülke arasında devam eden sorunların çözülmesi gerektiğini söyledi.

Fidan, savunma alanındaki işbirliğini sınırlayan kısıtlamaların kaldırılmasının, iki ülke arasındaki şirketlerin farklı bölgelerdeki ortaklıklarını geliştirmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Enerji alanının da iki ülke arasında işbirliğinin geliştirilebileceği başlıklardan biri olduğunu belirten Fidan, ABD’nin Türkiye'nin önemli enerji tedarikçileri arasında bulunduğunu ve uzun vadeli anlaşmaların bu ilişkiyi güçlendirdiğini söyledi.

SURİYE VURGUSU: TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ KORUNMALI

Bölgesel güvenlik başlığında Suriye ve Irak’a özel yer veren Fidan, Türkiye ve ABD’nin ortak çıkarlarının egemen, istikrarlı ve güvenli devletlerin varlığını gerektirdiğini söyledi.

Fidan, Suriye’de ulusal kurumların güçlendirilmesi ve terör örgütlerinin faaliyet göstermesine imkan verilmemesi gerektiğini belirterek, “Terörizmden arındırılmış ve toprak bütünlüğü korunmuş bir Suriye” hedefinin bölgesel güvenlik ve refah açısından önemli olacağını ifade etti.

Türkiye Dışişleri Bakanlığının son dönemdeki açıklamalarında da Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü ile bölgesel güvenlik konularının öne çıktığı görülüyor.

BÖLGESEL GÜVENLİKTE “BÖLGESEL SAHİPLENME” MESAJI

Fidan, bölgesel güvenlik sorunlarında yerel çözümlerin daha kalıcı sonuçlar oluşturabileceğini belirterek, bölge ülkelerinin kendi coğrafyalarının güvenlik ve istikrarı konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.

Bu yaklaşım kapsamında Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşmasına da değinen Fidan, söz konusu yapının bölgesel güvenlik işbirliği açısından kurumsal bir zemin oluşturduğunu ifade etti.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında oluşturulan mekanizmanın ilk Stratejik ve Savunma Komitesi toplantısı da 31 Ağustos 2026’da İstanbul’da gerçekleştirilmişti.

FİDAN’DAN ABD’YE İSRAİL ÇAĞRISI

Konuşmasının bölgesel krizlere ilişkin bölümünde Fidan, İran savaşı, Yemen’deki çatışmalar ve İsrail’in bölgedeki politikalarını değerlendirdi.

Bu gelişmelerin birbirini etkilediğini ve diplomatik girişimlerin önünü tıkayabildiğini belirten Fidan, ABD’nin İsrail üzerindeki etkisini kullanması gerektiğini söyledi.

Fidan, “Özellikle ABD'nin, hem bölgesel hem de küresel barış ve istikrarı zedeleyen politikalarına son vermesi için İsrail üzerinde nüfuzunu daha fazla kullanmasını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bu açıklama, Fidan’ın daha önce de ABD’nin İsrail üzerindeki etkisini kullanması gerektiği yönündeki değerlendirmeleriyle paralellik taşıyor. Bakan, Ağustos 2026’da yaptığı açıklamada da Gazze’deki süreç bağlamında ABD’nin İsrail’e yönelik baskı uygulamasını beklediklerini belirtmişti.

GAZZE, BÖLGESEL İSTİKRARIN MERKEZİ BAŞLIKLARINDAN BİRİ

Fidan, Gazze’deki durumun Orta Doğu’da güvenlik, işbirliği ve refahın sağlanması açısından önemli bir sınama olmaya devam ettiğini söyledi.

Filistin meselesinin kalıcı bir çözüme kavuşturulmasının yalnızca bölge açısından değil, Orta Doğu’nun genel istikrarı açısından da önem taşıdığını ifade eden Fidan, Türkiye’nin ABD Başkanı Trump’ın Gazze krizini sona erdirmeye yönelik girişimlerini desteklediğini belirtti.

Bakan Fidan, bu kapsamda ortaya konulan plan çerçevesindeki taahhütlerin uygulanması gerektiğini kaydetti.

KAFKASYA, KARADENİZ VE UKRAYNA GÜNDEMİ

Türkiye ile ABD arasındaki işbirliğinin bölgesel krizlerin çözümünde de kullanılabileceğini belirten Fidan, Azerbaycan-Ermenistan arasındaki barış sürecine destek verdiklerini söyledi.

Karadeniz’de gerilimin tırmanmasının önlenmesi, seyrüsefer güvenliğinin korunması ve bölgenin işbirliği alanına dönüştürülmesi hedeflerinin de bulunduğunu belirten Fidan, Ukrayna’da kalıcı barış için diyalog ve diplomasinin desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye’nin hem Kiev hem de Moskova ile iletişim kanallarını sürdürdüğünü belirten Fidan, Balkanlar’da ise Bosna-Hersek ile Sırbistan-Kosova arasındaki gerilimlerin daha fazla derinleşmeden ele alınması gerektiğini söyledi.

“HEDEFİMİZ ORTAKLIĞI KÜRESEL BARIŞ İÇİN KULLANMAK”

Fidan, uluslararası sistemde yaşanan değişimin bölgesel aktörlerin daha fazla sorumluluk üstlenmesini gerektirdiğini belirterek, küresel güçler ile bölgesel kapasiteye sahip ülkeler arasında daha etkin ortaklıklar kurulması gerektiğini ifade etti.

Türkiye-ABD ilişkilerinin ikinci yüzyılına girerken iki ülkenin farklı bölgelerdeki sorunların çözümünde daha fazla işbirliği yapabileceğini belirten Fidan, Libya, Sudan ve Afrika’daki krizleri de bu kapsamda değerlendirdi.

Fidan, konuşmasının sonunda Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik ilişkilerin ikinci yüzyılına ilişkin hedefi, “Türk-Amerikan ortaklığını küresel barış ve istikrarın daha büyük yararı için kullanmak” şeklinde ifade etti.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: