GIDA İSRAFINA KARŞI ORTAK AKIL ANTALYA’DA
Antalya’da turizm sektöründe gıda israfını azaltmaya yönelik önemli bir buluşma gerçekleştirildi. Sürdürülebilirlik Akademisi’nin üçüncü toplantısında, her şey dâhil sistemin doğru yönetimi ve atıksız mutfak yaklaşımı masaya yatırıldı. Toplantı, sektörün çevresel ve insani sorumluluklarına güçlü bir vurgu yaptı.
Antalya’da turizm sektöründe sürdürülebilir yönetim anlayışını güçlendirmek amacıyla düzenlenen Sürdürülebilirlik Akademisi’nin üçüncü toplantısı, “Gastronomi ve Atıksız Mutfak” temasıyla Grand Park Lara’da yapıldı. Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Lara Turizm Yatırımcıları Birliği (LATUYAB) ve Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) iş birliğiyle düzenlenen toplantıya sektör temsilcileri yoğun ilgi gösterdi.
Toplantının açılış konuşmasını yapan POYD Başkanı Hakan Saatçioğlu, sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel bir başlık olmadığını belirterek, turizm sektöründe vicdani ve mesleki bir sorumluluk alanı olduğuna dikkat çekti. Antalya’nın güçlü gastronomi altyapısı ve üretim coğrafyasıyla küresel ölçekte bir turizm merkezi haline geldiğini vurgulayan Saatçioğlu, her şey dâhil sistemin doğru uygulanmadığında açık büfelerde ciddi gıda israfına yol açabildiğini ifade etti.
“HER ŞEY DÂHİL, İSRAF DEĞİL SORUMLULUKTUR” vurgusu yapan Saatçioğlu, planlı üretim ve dengeli tüketimin sistemin temelini oluşturduğunu söyledi. “Ölçemediğimiz şeyi yönetemeyiz” sözleriyle veri temelli uygulamaların ve kamu kurumlarıyla eş güdümün önemine işaret etti.
Konuşmasında insan kaynağına özel bir parantez açan Saatçioğlu, israfın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda üreticinin emeğini, çalışanların motivasyonunu ve Antalya’nın marka değerini zedeleyen bir unsur olduğunu belirtti. Açık büfelerde çöpe giden gıdaların, sektöre yeni giren çalışanlarda mesleki değersizlik algısı oluşturduğunu vurgulayarak, “Sadece gıda değil; mesleki gurur ve hizmet kalitesi de israf oluyor” dedi.
Toplantıda, gıda israfıyla mücadelenin aynı zamanda nitelikli insan kaynağını korumak ve turizmin geleceğini güvence altına almak açısından kritik bir başlık olduğu ortak görüş olarak öne çıktı.