POYRAZ’DAN YENİ YASAYA SERT TEPKİ

İYİ Parti Antalya Milletvekili ve TBMM Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” üzerinden iktidara sert eleştiriler yöneltti. Poyraz, düzenlemenin terörle mücadele ve toplumsal bütünleşme tartışmaları üzerinden değerlendirilmesine karşı çıkarak, “Kürt sorunu” söyleminin terörle ilişkilendirilmesinin Kürtlere yönelik bir haksızlık olduğunu savundu.

19 Ağu 2026 - 11:16 YAYINLANMA
19 Ağu 2026 - 14:45 GÜNCELLEME
POYRAZ’DAN YENİ YASAYA SERT TEPKİ

TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen kanun teklifinin 467 oyla kabul edildiğini hatırlatan Poyraz, düzenlemenin ardından yaşanan siyasi tartışmaların Türkiye açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

“TEK SORUN HUKUK VE KURAL TANIMAMAZLIK”

Poyraz, Türkiye’de yaşanan temel problemin etnik kimliklerden ziyade hukuk kurallarının ve anayasal güvencelerin uygulanması olduğunu ileri sürdü.

Türkiye’de ifade, inanç ve toplantı-gösteri özgürlüğünün anayasal güvence altında bulunduğunu belirten Poyraz, buna rağmen vatandaşların sosyal medya paylaşımları, açıklamaları veya tepkileri nedeniyle soruşturma ve tutuklamalarla karşı karşıya kaldığını savundu.

Poyraz, bu durumun toplum üzerinde bir korku oluşturduğunu belirterek, “Vatandaş bu olayları ibret olarak görüp çekiniyor. Çekindikçe de toplumdan ve siyasetten uzaklaşıp kendi kabuğuna çıkıyor” ifadelerini kullandı.

“KÜRTLERLE TERÖRİSTLER AYNI KEFEYE KONULAMAZ”

Yeni düzenlemeye ilişkin en sert eleştirisini ise “Kürt sorunu” ve terör tartışması üzerinden yapan Poyraz, Kürt vatandaşların terör örgütleriyle aynı çerçevede değerlendirilmesine kesinlikle karşı olduğunu söyledi.

Poyraz, açıklamasında, “Kardeşlik, demokrasi, milli, dayanışma” söylemleriyle ortaya konulan düzenlemenin sonucunda terör suçlarından hükümlü kişilere yönelik bir af ortaya çıktığını savundu.

“Terörle ve teröristle Kürdün ne alakası var? Siz Kürt sorunu diye kendinize mazeret bulup, terörist affına evet derseniz; Kürt ve teröristi aynı kabul ettiğiniz sonucu çıkar ki bu açıkça Kürtlere hakarettir” diyen Poyraz, terör ile Kürt vatandaşların kimliğinin birbirinden tamamen ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Poyraz ayrıca Cumhuriyet ve Mustafa Kemal Atatürk üzerinden siyaset yapan kesimlerin, kendi ifadeleriyle Cumhuriyet'in temel felsefesine aykırı adımlar attığını öne sürdü.

“CUMHURİYETİ MÜDAFAA VE MUHAFAZA MEVZİİ TERK EDİLİYOR”

Cumhuriyetin 103 yıldır varlığını sürdürdüğünü belirten Poyraz, Türkiye’nin kurucu değerlerinin ve üniter yapısının tartışmaya açılmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.

Poyraz, Cumhuriyetin ve milli kimliğin korunması gerektiğini savunarak, terör örgütleri ve terör suçlarından hükümlü kişilerin siyasi tartışmaların muhatabı haline getirilmesini eleştirdi.

“Cumhuriyet, milli kimlik ve üniter yapı tehdit altında iken kurucu değerlerimiz hoyratça tartışmaya açılıp bir de muhatap olarak terör hükümlüsü ve terör örgütleri alınmışken, tüm bunların olağanlaştırılmasına tahammül edemiyorum” dedi.

“SİYASİ KAMPANYA SAMİMİYETSİZ VE DUYARSIZ”

TBMM’deki oylamanın ardından yürütülen siyasi iletişime de tepki gösteren Poyraz, kamuoyunu düzenlemeyi kabullenmeye yönlendiren siyasi kampanyalar yapıldığını ileri sürdü.

Türkiye’de vatandaşların aynı anda geçim sıkıntısı, yargı kaynaklı korku ve geleceğe ilişkin umutsuzluk yaşadığını söyleyen Poyraz, siyasi tartışmaların bu gerçeklerden kopuk şekilde yürütülmesini eleştirdi.

Poyraz, “Milletin aklı ile dalga geçilmesine, geçim sıkıntısı bir yandan, yargı eliyle yaratılan korku iklimi bir yandan, geleceğe dair ümitsizlik bir yandan milleti sararken siyasi kampanya bana samimiyetsiz ve duyarsız geliyor” diye konuştu.

Antalyalı seçmenlere de mesaj veren Poyraz, siyasi çizgisinden geri adım atmayacağını belirterek, Cumhuriyet ve millet için mücadele etmeye devam edeceğini söyledi.

“ÇOK ÖNEMLİ BİR KIRILMA YAŞANDI”

Kendisinin bir hukukçu olduğunu ve adaleti siyasi yaklaşımının merkezine koyduğunu ifade eden Poyraz, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun kendisini ve parti arkadaşlarını inanmadıkları herhangi bir düşünceyi savunmaya zorlamadığını belirtti.

Poyraz, kendilerini “vergisini ödeyen, kurallara uyan, suç işlemeyen ve evladına da suç işletmeyen vatandaşın temsilcisi” olarak tanımladı.

Yaşanan gelişmelerin siyasi açıdan önemli bir kırılmaya neden olduğunu savunan Poyraz, “Aslında bu işin en önemli çıktılarından biri, herkesin maskesi düştü” ifadelerini kullandı.

“SİYASİ PARTİLER TAKIM TUTAR GİBİ DESTEKLENMEMELİ”

Poyraz açıklamasının son bölümünde seçmene de önemli bir çağrıda bulundu. Vatandaşların siyasi partilere bağlılıklarını sorgulamaları gerektiğini belirten Poyraz, “Takım tutar gibi siyasi parti tutulmaması gerekiyor” dedi.

Siyasetçilerin söyledikleriyle yaptıklarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Poyraz, seçmenin yalnızca seçim dönemlerinde değil, siyasi hayatın tamamında milletvekillerini ve siyasi partileri takip etmesi gerektiğini ifade etti.

Poyraz, “Bir siyasetçinin karnesi; ne söyledi, ne zaman söyledi, ne kadar söyledi, bu konuda duyarlı mı, duyarsız mı? Bunların hepsini kontrol edecek” sözleriyle seçmenin siyaset üzerindeki denetim gücüne dikkat çekti.

“SİYASETÇİ VATANDAŞINA LAYIK OLMAK ZORUNDA”

Devletin Türkiye'de en büyük alıcı ve istihdam sağlayıcı konumunda olduğunu belirten Poyraz, vatandaşın siyasetten tamamen kopmasının mümkün olmadığını söyledi.

Siyasete duyulan güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğini savunan Poyraz, “Siyaset kurumu ve siyasetçi vatandaşına layık olmak mecburiyetindedir” diyerek açıklamasını tamamladı.

Poyraz’ın açıklamaları, TBMM’de kabul edilen yeni düzenlemenin ardından terörle mücadele, toplumsal bütünleşme, hukuk devleti, Cumhuriyetin temel değerleri ve siyasi partilerin sorumluluğu başlıklarındaki tartışmaların Antalya cephesindeki yansımalarından biri oldu.

 

Kaynak :
https://www.antalyagundem.com.tr/

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: