ANTALYA’DA ELEKTRİK ZAMMI ALARMI

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Tat, elektrik maliyetlerindeki artışın Antalya’da özellikle yaz aylarında esnaf, sanayici, çiftçi ve vatandaş üzerindeki yükü artıracağına dikkat çekti. Tat, “Elektrik artık sadece bir fatura kalemi değildir. Elektrik; üretimin, ticaretin ve günlük yaşamın temelidir” dedi.

13 Ağu 2026 - 14:16 YAYINLANMA
13 Ağu 2026 - 19:12 GÜNCELLEME
ANTALYA’DA ELEKTRİK ZAMMI ALARMI

Türkiye’de artan maliyetler ve hayat pahalılığı tartışılırken, elektrik fiyatlarındaki yükseliş de Antalya’nın iş dünyası ve vatandaşları açısından yeni bir maliyet baskısı oluşturuyor.

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Tat, elektrik piyasasındaki gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, özellikle Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) kapsamında bulunan tüketiciler açısından önemli bir risk oluştuğunu söyledi.

Tat, elektrik maliyetlerinin yalnızca faturaya yansıyan bir gider olmadığını, üretimden ticarete, tarımdan turizme kadar birçok alanı doğrudan etkilediğini vurguladı.

“ANTALYA’DA KLİMA LÜKS DEĞİL, İHTİYAÇ”

Antalya’nın yaz aylarında yüksek sıcaklıklarla mücadele ettiğine dikkat çeken Şaban Tat, elektrik maliyetlerindeki artışın kent açısından daha önemli hale geldiğini belirtti.

Tat, “Antalya için konu daha da önemlidir. Çünkü bizim kentimizde yaz aylarında klima bir lüks değil, ihtiyaçtır” ifadelerini kullandı.

Elektrik tüketiminin Antalya’da yalnızca konutlarla sınırlı olmadığını belirten Tat, esnafın soğutucularının, marketlerin buzdolaplarının, otellerin klimalarının ve tarımsal üretimde kullanılan sulama sistemlerinin kesintisiz çalışmasının zorunlu olduğunu söyledi.

Antalya’nın ekonomik yapısı nedeniyle elektrik maliyetlerindeki her artışın geniş bir kesimi doğrudan etkilediğine dikkat çekildi.

ELEKTRİĞE “SESSİZ ZAM” UYARISI

Şaban Tat, doğrudan yeni bir zam açıklanmasa bile piyasa koşullarındaki değişimlerin bazı tüketicilerin faturalarına yansıyabildiğini belirtti.

Özellikle Son Kaynak Tedarik Tarifesi (SKTT) kapsamında bulunan tüketiciler açısından piyasa takas fiyatlarındaki (PTF) yükselişin faturaları etkileyebileceğini ifade eden Tat, bunun vatandaş açısından “sessiz bir zam” etkisi oluşturabileceğini söyledi.

Tat, elektrik maliyetlerinin yükselmesinin yalnızca fatura tutarını artırmadığını, aynı zamanda mal ve hizmetlerin üretim maliyetlerine de doğrudan yansıdığını belirtti.

“ELEKTRİK FATURASI ÇARŞIYA VE SOFRAYA YANSIYOR”

Elektrik fiyatlarındaki artışın ekonomik zincirin tamamını etkilediğini belirten Tat, esnafın işletme giderlerinden çiftçinin üretim maliyetlerine kadar geniş bir alanda yeni bir yük oluştuğunu dile getirdi.

Tat, “Elektrik fiyatındaki artış yalnızca elektrik faturasını büyütmez. Esnafın maliyetini artırır, üreticinin maliyetini yükseltir, çiftçinin yükünü ağırlaştırır” değerlendirmesinde bulundu.

Bu maliyetlerin zaman içerisinde tüketici fiyatlarına da yansıdığına işaret eden Tat, bugün elektrik maliyetlerinde yaşanan artışın yarın çarşıda, pazarda ve markette daha yüksek fiyatlar olarak vatandaşın karşısına çıkabileceği uyarısında bulundu.

SKTT KAPSAMINDAKİ ABONELERE ÇAĞRI

Şaban Tat, belirli tüketim sınırlarını aşan abonelerin elektrik faturalarını ve tarife koşullarını yakından takip etmeleri gerektiğini söyledi.

Tat’ın verdiği bilgilere göre, yıllık elektrik tüketimi 4.000 kWh'ın üzerinde olan mesken aboneleri ile 15.000 kWh'ın üzerinde tüketimi bulunan ticarethane ve sanayi aboneleri SKTT kapsamında bulunuyor.

Bu kapsamda bulunan abonelerin tüketim miktarlarını, faturalarını ve kendilerine uygulanan tarife koşullarını dikkatle incelemeleri gerektiğini belirten Tat, tüketicilerin oluşabilecek maliyet artışlarına karşı bilinçli hareket etmelerinin önemine dikkat çekti.

“DAHA AZ ELEKTRİK KULLAN” ÇÖZÜM DEĞİL

Elektrik maliyetleri karşısında tüketicilere yalnızca daha az elektrik kullanmaları yönünde çağrı yapılmasının Antalya'nın gerçekleriyle bağdaşmayacağını belirten Tat, özellikle yaz aylarında klima kullanımının zorunlu hale geldiğini söyledi.

“Antalya’da ağustos ayında vatandaşa ‘klimanı kapat’, esnafa ‘dolabını çalıştırma’, üreticiye ‘üretimini azalt’ diyemeyiz” diyen Tat, enerji politikalarının sosyal ve ekonomik koşullar dikkate alınarak oluşturulması gerektiğini ifade etti.

Tat’a göre çözüm, vatandaşın ve işletmelerin temel ihtiyaçlarından kısmaya zorlanması değil, enerji maliyetlerini sürdürülebilir ve öngörülebilir hale getirecek politikaların uygulanması.

ESNAF, ÇİFTÇİ VE SANAYİCİ İÇİN MALİYET BASKISI

Türkiye ekonomisinin zorlu bir dönemden geçtiğini belirten Tat, esnafın kira, personel ve finansman giderleriyle mücadele ettiğini, sanayicinin üretim maliyetlerinin yükseldiğini ve çiftçinin artan girdi maliyetleri nedeniyle zorlandığını söyledi.

Elektrik maliyetlerindeki yükselişin bu tabloya yeni bir yük eklediğini belirten Tat, özellikle enerji tüketimi yüksek işletmeler açısından maliyet baskısının daha fazla hissedilebileceğine dikkat çekti.

Antalya ekonomisinde turizm, tarım, ticaret ve hizmet sektörlerinin önemli bir yer tuttuğunu hatırlatan Tat, elektrik maliyetlerinin bu sektörlerin tamamında doğrudan veya dolaylı etkiler oluşturabileceğini vurguladı.

“ELEKTRİK ARTIK SADECE FATURA KALEMİ DEĞİL”

Şaban Tat, açıklamasının sonunda yetkililere enerji maliyetleri konusunda çağrıda bulundu.

Ekonomik darboğazın yoğun şekilde hissedildiği bir dönemde enerji maliyetlerindeki artışın yükünün yeniden vatandaşın, esnafın ve üreticinin üzerine bırakılmaması gerektiğini belirten Tat, elektriğin artık yalnızca bir fatura gideri olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Tat, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Çünkü elektrik artık sadece bir fatura kalemi değildir. Elektrik; üretimin, ticaretin ve günlük yaşamın temelidir. Bugün gerekli tedbirler alınmazsa, yarın bunun bedelini yalnızca elektrik faturasında değil, çarşıda, pazarda ve soframızda öderiz.”

 

Kaynak :
https://www.antalyagundem.com.tr/

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: