YAPAY ZEKÂ EKONOMİYİ İKİYE AYIRIYOR
Yapay zekâya ilişkin iki güncel rapor, küresel ekonomide belirgin bir ayrışmaya işaret ediyor. Teknolojiye hızlı uyum sağlayan kurumlar verimlilik ve kârlılıkta ivme kazanırken, dönüşümü yakalayamayan işletmeler rekabet baskısıyla karşı karşıya kalıyor. Uzmanlara göre süreç, yalnızca teknolojik değil, yapısal bir ekonomik dönüşüm anlamı taşıyor.
Yayımlanan raporlar, yapay zekânın artık bir Ar-Ge yatırımı olmanın ötesine geçtiğini ortaya koyuyor. Teknoloji, doğrudan üretkenliği ve maliyet yapısını etkileyen stratejik bir kaldıraç haline gelmiş durumda. Bu değişim, şirketlerin operasyonel reflekslerini yeniden şekillendiriyor.
Antalya Belek Üniversitesi Bilişim Güvenliği Teknolojisi Öğretim Görevlisi Hüsnü Berat Yıldırım, yapay zekânın aynı insan kaynağıyla daha yüksek çıktı elde edilmesini mümkün kıldığını belirtiyor. Yıldırım’a göre özellikle büyük ölçekli şirketler, bu avantajı erken fark ederek teknoloji yatırımlarını hızlandırdı. Operasyonel süreçlerde sağlanan hız ve doğruluk; planlama, analiz ve karar alma mekanizmalarında somut üstünlük sağlıyor. Bu tablo, teknolojiye adapte olan şirketlere güçlü bir rekabet avantajı kazandırıyor.
Ancak dönüşümün etkisi her kesim için aynı değil. Yıldırım, mevcut süreci “K-Şekilli Ekonomi” kavramıyla açıklıyor. Buna göre ekonomi iki farklı yönde ilerliyor: Teknolojiye uyum sağlayan ve yüksek beceriye sahip kesimler yükselişe geçerken; geleneksel yöntemlerle devam eden yapılar gerileme riskiyle karşı karşıya kalıyor. Yapay zekâ, eşitsizliğin tek nedeni değil; ancak mevcut farkları hızlandıran güçlü bir etken olarak öne çıkıyor.
Özellikle analitik düşünme ve ileri teknik yetkinlik gerektiren pozisyonlar değer kazanırken, rutin ve tekrarlayan ofis işleri otomasyon baskısı altında kalıyor. Bu eğilim, orta gelir grubunda daralma riskini gündeme taşıyor.
Raporlardan biri, büyük ölçekli firmaların yapay zekâ sayesinde belirgin bir ölçek avantajı elde ettiğini ortaya koyuyor. Stok yönetimi, fiyat optimizasyonu ve lojistik planlama gibi alanlarda kullanılan sistemler maliyetleri aşağı çekerken verimliliği artırıyor. Küresel şirketler daha akıllı tedarik zincirleriyle kârlılıklarını güçlendirirken, küçük ve orta ölçekli işletmeler altyapı ve bütçe sınırlamaları nedeniyle aynı hızda dönüşüm gerçekleştirmekte zorlanıyor.
Bazı ekonomi uzmanları ise süreci kalıcı bir kırılma olarak değil, adaptasyon dönemi olarak değerlendiriyor. Tarihsel dönüşümlerde olduğu gibi, yeni iş alanlarının doğabileceği ve ekonomik dengenin zamanla yeniden kurulabileceği ifade ediliyor. Uzmanlara göre belirleyici olan, yapay zekânın varlığı değil; kurumların bu teknolojiyi hangi hız ve vizyonla hayata geçirebildiği olacak.
- AntalyaBelekÜniversitesi
- Ekonomi
- YapayZeka
- DijitalDönüşüm
- KŞekilliEkonomi
- RekabetGücü
- HüsnüBeratYıldırım
- TeknolojiYatırımı
- KüreselEkonomi