SUSKUNLUK GÜVENİ ZEDELER

24 Şub 2026 - 02:10 YAYINLANMA

Lider Gazetesi’nin 23 Şubat 2026 tarihli “RAMAZANDA BİLE İHALE DÜZENİ DEĞİŞMEDİ” başlıklı özel haberini dikkatle ve ibretle okudum. Haberde yer alan iddialar, kamuoyuna yansıyan Sayıştay tespitleri ve yargı dosyalarına giren bilgiler; sıradan bir polemik değil, doğrudan kamu kaynaklarının kullanımıyla ilgili ciddi sorular içeriyor.

İşte tam da bu noktada insan şu soruyu sormadan edemiyor:

Büyükşehir Belediyesi yetkilileri neden açık ve net bir kamuoyu açıklaması yapmıyor?

Antalya Büyükşehir Belediyesi adına çıkıp iddialara tek tek cevap vermek bu kadar zor mu?
İsmi geçen ve tutuklu olmayan kişiler neden sessiz?

Bu sessizlik, ister istemez şüpheyi büyütüyor.

RAMAZAN’DA DEĞİL, HUKUKTA DEĞİŞİM GEREK

Antalya’da kamu vicdanını yaralayan bir tabloyla karşı karşıyayız. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Ramazan Şenlikleri ihalesinin, hakkında Sayıştay raporlarında tespitler bulunan ve adı yargı dosyalarında geçen bir şirkete verilmesi; üstelik süreç devam ederken bunun gerçekleşmesi, doğal olarak kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğuruyor.

Ortada bir yargı süreci var. Muhittin Böcek hakkında hazırlanan 702 sayfalık iddianame kamuoyuna yansımış durumda. Dosyada adı geçen şirketler, ticari ilişkiler, organizasyon ihaleleri ve para trafiğine ilişkin iddialar konuşuluyor.

Bu noktada temel mesele şu:
İddia ile hüküm arasındaki çizgi nerede başlıyor, nerede bitiyor?

İDDİA VARSA, ŞEFFAFLIK DA OLMALI

Kamu kaynaklarının kullanıldığı her ihale, sıradan bir ticari faaliyet değildir. Hele ki söz konusu olan; festival, konser, Ramazan etkinliği gibi milyonlarca liralık organizasyonlarsa, şeffaflık daha da hayati hale gelir.

Sayıştay raporlarında yer alan tespitler, savcılık dosyalarındaki beyanlar ve kamuoyuna yansıyan belgeler…
Bunlar “gazete haberi” olmaktan öte, devlet kayıtlarına girmiş unsurlardır.

Peki o halde soru şu:
Bu kadar iddia ve belge varken, süreç neden kamuoyuna net ve güçlü bir şekilde yansımıyor?

Cumhuriyet savcıları, mahkemeler ve denetim mekanizmaları elbette görevlerini yapıyordur. Ancak kamuoyu şeffaf bir sonuç görmediğinde, boşluğu yorumlar doldurur. İşte asıl tehlike de budur.

HABER YAPILMASI GERÇEK OLDUĞU ANLAMINA GELİR Mİ?

Bir konu hakkında çok sayıda haber yapılması, tek başına o iddiaların kesin doğru olduğu anlamına gelmez. Hukuk sisteminde esas olan; delil, yargılama ve kesinleşmiş karardır.

Ancak aynı şekilde; sürekli gündeme gelen, raporlara giren ve iddianamelere konu olan iddiaların da “hiçbir şey yokmuş” gibi görülmesi mümkün değildir.

Burada mesele şu dengeyi kurabilmektir:
Masumiyet karinesi korunmalı, ama kamu denetimi de askıya alınmamalı.

GÜÇ MÜ, SİSTEM Mİ?

Toplumda sıkça sorulan soru şu:
“Bu kadar iddiaya rağmen bu işler nasıl devam edebiliyor?”

Bazen mesele “güç” değildir.
Bazen mesele, kamu ihale sisteminin yapısal boşluklarıdır.
Bazen de hukuk sürecinin yavaş işlemesi, kamu vicdanında “dokunulmazlık” algısı yaratır.

Oysa gerçek şu:
Türkiye’de hiçbir kişi ya da şirket hukukun üstünde değildir.
Ama hukukun gecikmesi, adaletin sorgulanmasına neden olur.

DOKUNULMAZLIK MI, ALGI MI?

Toplumda en tehlikeli duygu nedir biliyor musunuz?
“Bazı kişiler dokunulmaz” algısı.

Gerçek böyle olmasa bile, şeffaflık olmayınca bu algı büyür.
İnsan ister istemez düşünüyor:

Bilmediğimiz bir güç mü var?
Koruma mekanizması mı işliyor?
Yoksa süreç gerçekten hukuki takvim içinde mi ilerliyor?

Bu soruların cevabını komplo teorileri değil, açık kurumsal açıklamalar verir.

ASIL İHTİYAÇ: AÇIKLAMA

Bu yazı bir kişiyi ya da bir şirketi hedef alma yazısı değildir.
Bu yazı, sistemin şeffaflık sınavına dairdir.

Eğer ortada bir yanlış yoksa, çıkılır ve belgelerle anlatılır.
Eğer soruşturma varsa, sürecin çerçevesi kamuoyuna açıklanır.
Eğer her şey hukuka uygunsa, bunu göstermek en büyük güçtür.

Çünkü gerçek güç, sessizlikte değil;
hesap verebilirliktedir.

Bugün Antalya’da insanlar şunu soruyor:

“Bu kadar iddia varken neden kimse konuşmuyor?”

Bu soruya cevap verilmediği sürece,
suskunluk en büyük şüphe olmaya devam edecek.

Ramazan bereket ayıdır.
Ama kamu yönetiminde bereketin adı güvendir.

Güven ise açıklamayla başlar.

Şehrim Antalya Haber olarak ilgili ve yetkililerden kamuoyuna açık, net ve belgeli bir açıklama bekliyoruz.
Bu konunun takipçisi olacağız.

Not: Söz konusu yazının linkini okumak isteyenler için bırakıyoruz:
https://www.lidergazete.com/antalya-gunlugu/ramazanda-bile-ihale-duzeni-degismedi/255250

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: