12 AY ÖMÜR DENİLDİ, ANTALYA'DA YENİDEN HAYATA TUTUNDU

İngiltere'de yaşayan 58 yaşındaki Stuart Reginald Windsor, tatil için geldiği Antalya'da yaşadığı göğüs ağrısı sonrası başvurduğu hastanede aldığı teşhisle hayatının en büyük şokunu yaşadı. Doktorların, ileri kalp yetmezliği ve kritik damar tıkanıklıkları nedeniyle kendisine "En fazla 12 ay yaşayabilirsin" uyarısında bulunduğu Windsor, İngiltere'de aylar sonrasına verilen randevuyu beklemek yerine Antalya'da geçirdiği yüksek riskli ameliyatla yeniden sağlığına kavuştu.

27 Tem 2026 - 14:04 YAYINLANMA
27 Tem 2026 - 15:36 GÜNCELLEME
12 AY ÖMÜR DENİLDİ, ANTALYA'DA YENİDEN HAYATA TUTUNDU

Başarılı operasyonun ardından yaşam tarzını tamamen değiştiren İngiliz hasta, artık sigara ve alkolü bıraktığını, geleceğe umutla baktığını söyledi.

TATİL İÇİN GELDİ, HAYATINI KURTARAN KARARI ANTALYA'DA VERDİ

Manchester kentinde yaşayan, evli, üç çocuk ve altı torun sahibi olan Stuart Reginald Windsor, Türkiye'ye tatil amacıyla geldiği sırada artan göğüs ağrısı ve nefes darlığı nedeniyle Memorial Antalya Hastanesi'ne başvurdu.

Yapılan detaylı incelemelerde Windsor'un daha önce farkında olmadan birden fazla kalp krizi geçirdiği belirlendi. Tetkiklerde, ileri derecede kalp yetmezliği, iki koroner damarın tamamen tıkalı olduğu, üçüncü damarda ise kritik düzeyde darlık bulunduğu tespit edildi.

Kalbin pompalama gücünü gösteren ejeksiyon fraksiyonu (EF) değerinin ise yalnızca yüzde 24-25 seviyesinde olduğu belirlendi.

"BANA SADECE 12 AY ÖMRÜM KALDIĞI SÖYLENDİ"

Yaşadığı süreci anlatan Windsor, aldığı teşhisin kendisini ve eşini derinden sarstığını belirtti.

"Doktorlar bana sadece bir damarımın açık kaldığını söyledi. Bunun çok ciddi olduğunu anlattılar. Bana en fazla 12 ay yaşayabileceğimi söylediler. İngiltere'de ise bir sonraki randevuma daha 3 ay vardı. Eşimle birlikte büyük bir şok yaşadık."

10 Haziran'da yapılan anjiyonun ardından büyük bir ameliyat gerektiğinin kendisine anlatıldığını söyleyen Windsor, operasyon öncesinde korktuğunu ancak doktorlarına güvendiğini ifade etti.

YÜKSEK RİSKLİ AMELİYAT BAŞARIYLA TAMAMLANDI

Hastanın tedavisini gerçekleştiren Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Cemal Kemaloğlu, Windsor'un durumunun son derece kritik olduğunu belirtti.

Yapılan değerlendirmelerde;

  • İleri kalp yetmezliği
  • Her iki kalp kapağında ciddi yetmezlik
  • Üç koroner damardan ikisinin tamamen tıkalı olması
  • Üçüncü damarın kritik seviyede daralmış bulunması

tespit edildi.

Doç. Dr. Kemaloğlu, bu tabloya sahip hastalarda ameliyat riskinin oldukça yüksek olduğunu belirterek, cerrahi müdahale dışında hastanın yaşama şansının çok düşük olduğunu ifade etti.

Gerçekleştirilen operasyonda her iki kalp kapağı onarıldı ve üç koroner damara bypass ameliyatı yapıldı.

KALBİN PERFORMANSI YÜKSELDİ

Ameliyat sonrası düzenli kontrollerde Windsor'un sağlık durumunda önemli iyileşme görüldü.

Kalbin pompalama gücü yüzde 25 seviyesinden yüzde 30'a yükselirken, nefes darlığı ve göğüs ağrıları büyük ölçüde ortadan kalktı.

Doktorları, hastanın bugün artık yüzebildiğini, bisiklete binebildiğini ve aktif bir yaşam sürdürebildiğini belirtti.

SİGARAYI VE ALKOLÜ BIRAKTI

Yaşadığı ölüm kalım mücadelesinin ardından hayatında köklü değişiklikler yaptığını söyleyen Windsor, ameliyat sürecinin kendisi için bir dönüm noktası olduğunu dile getirdi.

"Hastaneye geldiğim gün sigarayı bırakmaya karar verdim. Artık sigara ve alkol yok. Daha uzun yaşayabilmek için daha sağlıklı beslenmeye ve yaşam tarzımı değiştirmeye çalışıyorum."

Daha önce de diz ameliyatı ve diş tedavisi için aynı hastaneyi tercih ettiğini belirten Windsor, Türk doktorlarına duyduğu güvenin bu süreçte karar vermesinde etkili olduğunu söyledi.

DOKTORUNDAN KRİTİK UYARI

Doç. Dr. Cemal Kemaloğlu, kalp damar hastalıklarının oluşumunda genetik yatkınlık, yüksek tansiyon, diyabet ve özellikle sigaranın en önemli risk faktörleri arasında yer aldığını vurguladı.

Kemaloğlu, birçok kişinin farkında olmadan kalp krizi geçirebildiğini, belirtilerin ise çoğu zaman kalp yetmezliği geliştikten sonra ortaya çıktığını belirterek, göğüs ağrısı, nefes darlığı ve çabuk yorulma gibi şikayetlerin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Tedavi sürecinde hekim-hasta güven ilişkisinin önemine dikkat çeken Kemaloğlu, hastanın gösterdiği cesaret ve tedaviye uyum sayesinde başarılı bir sonuca ulaşıldığını ifade etti.

Başarılı operasyon, Türkiye'nin sağlık turizmindeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koyarken, Antalya'nın yalnızca turizmde değil, ileri düzey sağlık hizmetlerinde de uluslararası hastaların tercih ettiği önemli merkezlerden biri olduğunu gözler önüne serdi.

 

Kaynak :
https://www.antalyaekspres.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: