ANTALYA TARIMI COP31’E HAZIRLANIYOR: HEDEF KALICI DÖNÜŞÜM
Antalya Tarım Konseyi (ATAK), 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 öncesinde tarım sektörünün beklentilerini masaya yatırdı. Toplantıda su kaynaklarının korunmasından akıllı tarıma, iklim finansmanından yapay zekâ uygulamalarına kadar Antalya tarımının geleceğini şekillendirecek başlıklar ele alınırken, COP31’in kent tarımı açısından kalıcı bir dönüşüm sürecine dönüşmesi hedeflendi.
Antalya Tarım Konseyi ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen COP31 Tarım Sektörü Toplantısı, kentin tarım sektörünün iklim değişikliği karşısındaki geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelere sahne oldu.
Toplantıya Antalya Valisi Hulusi Şahin, ATAK İcra Kurulu üyeleri, ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, BAİB Başkanı Mehmet Ali Can, Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, İl Tarım ve Orman Müdürü Şakir Fırat Erkal, ANSİAD Başkanı Ercan Özbek ile ATAK üyeleri ve sektör temsilcileri katıldı.
Toplantının ana gündemini ise Antalya tarımının iklim değişikliğine uyum sağlaması ve COP31’in kent için kalıcı kazanımlara dönüştürülmesi oluşturdu.
“DEĞİŞİMİ GÖREN VE REAKSİYON GÖSTEREN KAZANACAK”
Antalya’da son yıllarda iklim koşullarında belirgin değişimler yaşandığına dikkat çeken Antalya Valisi Hulusi Şahin, son 30 yıllık süreçte su, toprak, sıcaklık ve iklim koşullarının değiştiğini söyledi.
İklim değişikliğinin yalnızca riskler oluşturmadığını, bazı alanlarda yeni tarımsal fırsatları da beraberinde getirebileceğini belirten Şahin, değişimin doğru okunması gerektiğini vurguladı.
Şahin, “Bir şekilde bu değişimi yönetmek zorundayız. Pozitif de olsa, negatif de olsa bir şeylerin değiştiği ortada. Değişimi gören, değişimi hisseden ve buna göre reaksiyon gösteren kazanacak, değişimin farkında olmayan, direnen, umursamayan kaybedecek” ifadelerini kullandı.
Antalya’daki seraların da yeni iklim koşullarına göre yeniden ele alınması gerektiğini belirten Şahin, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün seraların mevcut durumunu ortaya koymaya yönelik çalışma yürüttüğünü kaydetti.
Şahin, Antalya tarımında yeni bir model ihtiyacına dikkat çekerek, “Bunların yeniden dizayn edilmesi lazım ve yeni tip bir tarım modeline geçmemiz lazım” dedi.
AKILLI TARIM VE SU YÖNETİMİ ÖNE ÇIKTI
Yeni tarım modelinin akıllı tarım ve sürdürülebilirlik anlayışıyla şekillenmesi gerektiğini belirten Vali Şahin; yenilenebilir enerji, su hasadı, akıllı sulama ile ilaç ve gübre kullanımında verimliliğin artırılmasının önemine dikkat çekti.
Tarımsal atıkların yönetiminin de iklim ve çevre açısından önemli olduğunu belirten Şahin, Antalya’nın sahip olduğu doğal kaynakların korunmasının yalnızca tarım açısından değil, kentin turizm geleceği bakımından da kritik olduğunu vurguladı.
Şahin, “Bu deniz bizim en kıymetli varlığımız. Denizi kaybettiğimiz zaman sadece turizmden değil, tarımdan da bahsedemezsiniz” sözleriyle çevresel kaynakların korunmasının Antalya açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
ÇANDIR: COP31 ANTALYA İÇİN FIRSATA DÖNÜŞMELİ
ATAK ve ATB Başkanı Ali Çandır ise Antalya’nın güçlü tarımsal üretim altyapısının geleceğe taşınmasının doğal kaynakların korunmasından geçtiğini söyledi.
Antalya’nın tarım, çevre, toprak ve su konusunda güçlü bir potansiyele sahip olduğunu belirten Çandır, COP31’in yalnızca uluslararası bir organizasyon olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Çandır, “Dünyanın Antalya’ya gelmesi kadar, Antalya’nın bu büyük buluşmadan nasıl bir mirasla çıkacağı da bizim için büyük önem taşıyor” dedi.
COP31 kapsamında gündeme gelecek gıda güvenliği, sürdürülebilir ve dirençli gıda sistemleri, tarım sektörünün dönüşümü, su ve kuraklık başlıklarının Antalya açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Çandır, organizasyonun somut sonuçlara dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
Çandır, “COP31’i Antalya tarımı açısından kalıcı bir mirasa dönüştürmek için somut adımlara ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.
ANTALYA TARIMININ ÖNCELİĞİ SU
Toplantıda ATAK tarafından hazırlanan “COP31 ATAK Tarım Sektörü Beklenti Anketi” sonuçları da paylaşıldı.
Anket sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 53’ü iklim değişikliğinin etkilerini suya bağlı olaylarla, yüzde 30’u ise sıcaklık ve hava olaylarıyla hissettiğini belirtti.
Katılımcıların tamamının, önümüzdeki 10 yıllık dönemde iklim kaynaklı sorunların artacağını öngördüğü belirtildi.
Ankette Antalya tarımının geleceğine ilişkin dikkat çekici sonuçlar da ortaya çıktı. Katılımcıların yüzde 70’i önümüzdeki 10 yılda üretim miktarının azalacağını, yüzde 89’u ise üretim deseninin değişeceğini düşünüyor.
Tarım sektörünün COP31’den beklentilerinde ise su başlığı öne çıktı. Katılımcıların yüzde 36’sı suyu Antalya tarımı açısından COP31’in en öncelikli konusu olarak gösterirken, yüzde 87’si akıllı sulama ve akıllı tarım uygulamalarını öncelikli yatırım alanı olarak değerlendirdi.
Katılımcıların yüzde 55’i ise COP31 sonrasında Antalya için uluslararası bir tarımsal iklim ağı kurulmasını öncelikli somut adım olarak değerlendirdi.
“COP31 ATAK MUTABAKATI” HAZIRLANIYOR
Anket sonuçlarının Antalya tarımının COP31’den kalıcı kazanımlar elde etmesi gerektiğini ortaya koyduğunu belirten Ali Çandır, çalışmaların üç ana başlıkta yürütüleceğini açıkladı.
Bu başlıklar iklim değişikliği ve su, akıllı tarım ve yapay zekâ, iklim finansmanı olarak belirlendi.
Çandır, oluşturulacak çalışma gruplarında yalnızca sorunların tespit edilmeyeceğini, aynı zamanda çözüm odaklı bir çalışma yürütüleceğini söyledi.
Bu kapsamda “Ne yapmalıyız? Kim yapmalı? Nasıl yapmalıyız? COP31 sonrasında nasıl sürdürülebilir hale getirmeliyiz?” sorularına yanıt aranacak.
Çalışma gruplarından çıkacak somut ve uygulanabilir önerilerin bir araya getirilmesiyle “COP31 ATAK Mutabakatı” hazırlanacak.
Mutabakatın yalnızca COP31’de sunulacak bir görüş bildirisi olarak kalmaması, Antalya tarımının iklim değişikliğine uyum ve dönüşüm sürecine yön verecek ortak bir yol haritasına dönüşmesi hedefleniyor.
ANTALYA’DAN AKDENİZ’E TARIM İŞBİRLİĞİ
Toplantının bir diğer önemli gündem başlığı ise Antalya’nın Akdeniz havzasındaki tarımsal işbirliğinde daha etkin rol üstlenmesi oldu.
Antalya’nın örtüaltı üretim, meyvecilik, kesme çiçekçilik, tohumculuk ve fidecilik alanlarında sahip olduğu deneyimin bölgesel işbirlikleri açısından önemli bir avantaj oluşturduğunu belirten Çandır, bu kapsamda “CityMed-AgriNet – Akdeniz Şehirleri Tarım Ağı” önerisini gündeme getirdiklerini açıkladı.
Önerilen ağ ile Akdeniz şehirleri arasında tarım, iklim, çevre ve su konularında bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, ortak projeler geliştirilmesi ve teknolojik uygulamalarla iyi örneklerin paylaşılması hedefleniyor.
Çandır, bu yaklaşımı “Bir tarafta Antalya tarımının dönüşüm yol haritasını ortaya koyacak COP31 ATAK Mutabakatı, diğer tarafta Antalya’dan Akdeniz’e uzanan kalıcı bir işbirliği hedefi olarak CityMed-AgriNet” sözleriyle özetledi.
HEDEF COP31 SONRASINDA DA DEVAM EDEN DÖNÜŞÜM
COP31 hazırlıklarının yalnızca belirli kurumlarla sınırlı kalmayacağını belirten Çandır, sürecin kamu kurumları, üniversiteler, üreticiler, meslek kuruluşları, özel sektör ve tarım sektörünün tüm paydaşlarının katkısıyla yürütüleceğini söyledi.
Asıl hedefin COP31 günleriyle sınırlı olmayan bir dönüşüm süreci oluşturmak olduğunu belirten Çandır, Antalya tarımının daha dirençli hale gelmesi ve bölgesel işbirliklerinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Çandır, COP31’in başarılı bir organizasyon olmasının yanı sıra Antalya tarımında kalıcı bir dönüşümün başlangıç noktası olması temennisini dile getirdi.
Bu doğrultuda Antalya için ortaya konulan hedef; su kaynaklarının daha etkin yönetildiği, akıllı tarım teknolojilerinin yaygınlaştığı, iklim finansmanına erişimin güçlendiği, doğal kaynakların korunduğu ve Akdeniz havzasında tarımsal işbirliğinin geliştirildiği daha dirençli bir üretim modeli oluşturmak.
- Antalya
- tarım sektörü
- #COP31
- tarım
- Antalya Tarım Konseyi
- Ali Çandır
- Antalya Ticaret Borsası
- Yusuf Hacısüleyman
- İklim Değişikliği
- #Kuraklık
- Hulusi Şahin
- yapay zekâ
- sürdürülebilir tarım
- Antalya tarımı
- akıllı tarım
- ATAK
- su
- CityMed-AgriNet