ANTALYA’DA ADLİ BİLİMLER ZİRVESİ: 1 MİLYONA YAKIN DOSYA İNCELENDİ
21’inci Uluslararası Adli Tıp Günleri, Antalya’da adli bilimlerin geleceğine ilişkin önemli başlıkların ele alındığı programla başladı.
Adalet Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Adli Tıp Kurumu’nun 2025 yılında 1 milyona yaklaşan adli dosyada yargı mercilerine bilimsel ve teknik bilirkişilik hizmeti sunduğunu açıklarken, yapay zeka, dijital deliller, deepfake görüntü ve sesler ile yeni nesil DNA teknolojilerinin adli bilimlerin yeni çalışma alanları arasında yer aldığını söyledi.
Adalet Teşkilatını Geliştirme Vakfı (ATGV) tesislerinde gerçekleştirilen kongrenin bu yılki ana teması “Dünyada Bağımlılık ve Bilirkişilik” olarak belirlendi. Kongrede uyuşturucu ve yeni nesil psikoaktif maddeler, suç ve şiddet ilişkisi, yapay zeka, deepfake teknolojileri, yeni nesil DNA teknolojileri, adli bilişim, kitlesel felaketlerde kimliklendirme, otonom araçlar, virtopsi, adli radyoloji, sağlık hukuku, kalite ve standardizasyon gibi başlıklar ele alınıyor.
ANTALYA’DA YARGI VE BİLİM DÜNYASI BULUŞTU
Kongrenin açılışına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk, Yargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanı Ahmet Ömeroğlu, Adalet Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, Adli Tıp Kurumu Başkanı Dr. Hızır Aslıyüksek, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Kocaman ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ile yüksek yargı mensupları, Hakimler ve Savcılar Kurulu üyeleri, akademisyenler ve adli tıp uzmanları katıldı.
Türkiye'nin yanı sıra 5 kıtadan 40 ülkenin temsil edildiği kongrede yaklaşık 1150 katılımcı yer alıyor. Bilimsel program kapsamında farklı ülkelerden uzmanların da bulunduğu 175 konuşmacı, panelist ve oturum başkanı görev yapıyor. Kongrede ayrıca 194 bilimsel bildiri, 28 oturum ve 6 farklı kurs gerçekleştiriliyor.
“BİLİMSEL GÜVENİLİRLİK ADALETİN GÜVENCESİ”
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk, adli tıp ve adli bilimlerin yargı sistemine yalnızca teknik bilgi sağlayan alanlar olmadığını belirtti.
Şentürk, ölüm nedeninin belirlenmesinden DNA analizlerine, dijital verilerden görüntülerin manipüle edilip edilmediğinin tespitine kadar birçok konuda yargının bilimsel uzmanlığa ihtiyaç duyduğunu ifade ederek, adli bilimlerde ortaya konulan sonuçların doğrudan kişilerin özgürlüğünü, mağdurların haklarını veya suçsuzluk durumunu etkileyebileceğine dikkat çekti.
Şentürk, bilimsel güvenilirliğin aynı zamanda adalet güvencesi olduğunu vurgulayarak, adli bilimlerde her soruya kesin cevap verilmesinden ziyade bilimin hangi konuda ne ölçüde sonuç ortaya koyabildiğinin açık biçimde belirlenmesinin önem taşıdığını söyledi.
DEEPFAKE VE DİJİTAL DELİLLER MASADA
Kongrenin öne çıkan başlıklarından biri de hızla gelişen yapay zeka teknolojileri oldu.
Muhsin Şentürk, yapay zeka kullanılarak oluşturulan veya değiştirilen görüntü, ses ve diğer dijital içeriklerin giderek daha gerçekçi hale geldiğini belirterek, bir dijital verinin mevcut olmasının tek başına onun gerçeği yansıttığı anlamına gelmediğini ifade etti.
Teknolojik imkanların adalet sistemine kazandırılması kadar bu teknolojilerin güvenilirliğinin ve sınırlarının değerlendirilmesinin de önemli olduğunu kaydeden Şentürk, bilimsel bilgi ile hukukun birbirinin alternatifi olmadığını belirtti.
ADALETİN MERKEZİNDE İNSAN VURGUSU
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanı Ahmet Ömeroğlu ise teknolojik gelişmelerin hukuk sisteminde kullanılmasının önemine değinirken, adaletin merkezinde insanın bulunması gerektiğini söyledi.
Ömeroğlu, gelişen bilim ve yapay zekanın adalet sisteminin mantık ve matematik yönünü destekleyebileceğini, ancak insan, hak ve vicdan boyutunun da aynı ölçüde korunması gerektiğini ifade etti.
LOHUSALIK PSİKOZUNA İLİŞKİN YÜKSEK MAHKEME KARARI
Ömeroğlu, kongrede yaptığı konuşmada lohusalık psikozunun ceza ehliyetine etkisini doğrudan ele alan ilk yüksek mahkeme kararının Temmuz 2025'te Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından verildiğini açıkladı.
Ömeroğlu, söz konusu dosyada Adli Tıp Kurumu'nun benzer değerlendirmeler içeren bir raporunun bulunduğunu ancak rapordaki değerlendirmelerin genel olarak Türk Ceza Kanunu'nun 32’nci maddesi çerçevesinde yapıldığını belirtti.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ise özellikle TCK'nın 34’üncü maddesi kapsamında, davranışların yönlendirilmesi ve hukuki anlam ile sonuçlarının kavranması bakımından geçici nedenler arasında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine ilişkin rapor alınması yönünde değerlendirme yaptığını aktardı.
Ömeroğlu, bu konunun ceza ehliyeti bakımından ciddi bir hukuki ve adli bilimler meselesi olduğunu dile getirdi.
“MADDİ GERÇEĞİN ÖNÜNÜ BİLİM AYDINLATIYOR”
Adalet Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız, bir ölümün nedeninin, biyolojik bir örneğin kime ait olduğunun, trafik kazasının nasıl gerçekleştiğinin veya dijital bir materyalin gerçek olup olmadığının yalnızca hukuk bilgisiyle belirlenemeyeceğini söyledi.
Bu noktada adli tıp ve adli bilimlerin devreye girdiğini belirten Ayyıldız, bilimsel, güvenilir ve tarafsız bilirkişilik hizmetinin güçlü bir adalet sisteminin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.
Ayyıldız, doğru yapılan bilimsel tespitlerin yalnızca teknik bir laboratuvar sonucu olmadığını, kişilerin haklarının korunması ve mağduriyetlerin giderilmesi açısından da önem taşıdığını belirtti.
81 İLDE BİLİRKİŞİLİK HİZMETİ
Adli Tıp Kurumu'nun uzun yıllara dayanan kurumsal birikimine dikkat çeken Ayyıldız, kurumun bugün klasik otopsi ve tıbbi değerlendirmelerin ötesinde çok geniş bir alanda faaliyet yürüttüğünü söyledi.
Adli genetik, adli toksikoloji, adli bilişim, adli belge inceleme, adli trafik incelemeleri ve adli psikiyatri gibi farklı uzmanlık alanlarının kurum bünyesinde yürütüldüğünü belirten Ayyıldız, Adli Tıp Kurumu'nun 16 Adli Tıp Grup Başkanlığı ve 161 Adli Tıp Şube Müdürlüğü ile 81 ilde hizmet verdiğini açıkladı.
Kurumun merkez ve taşra teşkilatında yaklaşık 3 bin 500 personelin görev yaptığını belirten Ayyıldız, yılda 1 milyona varan adli dosyada yargı mercilerine bilimsel ve teknik bilirkişilik hizmeti sunulduğunu söyledi.
YAPAY ZEKA, DEEPFAKE VE YENİ NESİL DNA
Bilim ve teknolojideki hızlı değişimin adli bilimlerin çalışma alanlarını da genişlettiğini belirten Ayyıldız, geçmişte sınırlı şekilde gündeme gelen birçok konunun artık adli süreçlerin önemli parçalarından biri haline geldiğini ifade etti.
Ayyıldız, yapay zeka, dijital deliller, deepfake görüntü ve sesler, yeni nesil DNA teknolojileri, gelişmiş toksikolojik analizler, adli radyoloji ve virtopsinin bu yeni çalışma alanları arasında bulunduğunu söyledi.
Yeni suç biçimlerine, yeni delil türlerine ve yeni teknolojilere bilimsel yöntemlerle cevap verebilen kurumlara ihtiyaç olduğunu belirten Ayyıldız, uluslararası gelişmelerin yakından takip edilmesinin önemini vurguladı.
ADLİ TIP KURUMU’NDAN 966 BİN 658 DOSYA
Adli Tıp Kurumu Başkanı Dr. Hızır Aslıyüksek, kurumun 1857 yılından bu yana resmi bilirkişilik hizmeti verdiğini, 1917 yılından itibaren ise eğitim merkezi olarak faaliyet gösterdiğini açıkladı.
Aslıyüksek'in verdiği bilgilere göre kurumda 2025 yılında 30 bin 768 otopsi, 22 bin 154 ölü muayenesi, 457 bin 573 adli muayene ve 146 bin 594 DNA incelemesi gerçekleştirildi.
Bu çalışmalar kapsamında toplam 966 bin 658 adli dosya incelenerek mütalaa ve adli rapor düzenlendi.
2026 yılının ilk 8 ayında ise 19 bin 685 otopsi, 13 bin 576 ölü muayenesi, 293 bin 681 adli muayene ve 100 bin 584 DNA incelemesi gerçekleştirildi. Bu dönemde incelenen toplam adli dosya sayısı 671 bin 444 olarak açıklandı.
KONGRENİN ANA GÜNDEMİ BAĞIMLILIK
Kongrenin ana temasının “Dünyada Bağımlılık ve Bilirkişilik” olduğunu belirten Aslıyüksek, bağımlılığın tıbbi, sosyal ve hukuki boyutları bulunan çok yönlü bir konu olduğuna dikkat çekti.
Kongre kapsamında uyuşturucu ve yeni nesil psikoaktif maddeler, madde kullanımı ile suç ve şiddet arasındaki ilişki, tedavi ve rehabilitasyon, bilirkişilik uygulamaları, insan hakları, adli toksikoloji, adli travmatoloji, adli trafik, adli genetik ve adli bilişim gibi konuların ele alınacağını belirtti.
Programda ayrıca yapay zeka, deepfake teknolojileri, yeni nesil DNA teknolojileri, otonom araçlar ve virtopsi gibi güncel başlıkların da değerlendirileceği bildirildi.
40 ÜLKEDEN UZMAN ANTALYA’DA
Adli bilimlerin günümüzde uluslararası iş birliğini gerektiren bir alan haline geldiğini belirten Aslıyüksek, dijital delillerden sentetik uyuşturuculara, kitlesel afetlerden uluslararası suçlara kadar birçok konunun ülkeler arasında ortak çalışma ihtiyacı doğurduğunu söyledi.
Kongrede Avrupa Adli Bilim Enstitüleri Ağı (ENFSI), Amerikan Adli Bilimler Akademisi, Asya Adli Bilimler Ağı, Uluslararası Adli Tıp Akademisi, Afrika Adli Bilimler Akademisi, Uluslararası Kızılhaç Komitesi, Avrupa Birliği Uyuşturucu Ajansı ve Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi gibi kuruluşların temsilcileri de yer alıyor.
Avrupa, Asya, Afrika, Amerika ve Avustralya'dan kurum yöneticileri, akademisyenler ve uzmanlar Antalya'daki bilimsel programa katkı sunuyor.
3 BİN 466 KİŞİLİK UZMAN KADRO
Adli Tıp Kurumu'nun 81 il ve 68 ilçede teşkilatının bulunduğunu belirten Aslıyüksek, kurumun temel hedefinin bilimsel, objektif, güvenilir, hızlı ve kaliteli bilirkişilik hizmeti sunmak olduğunu söyledi.
Aslıyüksek, kurum bünyesinde 171 akademisyen, 716 adli tıp uzmanı, 132 asistan hekim, 183 diğer branş uzman hekimi ile 817 mühendis, biyolog ve kimyagerin görev yaptığını açıkladı.
Kurumun toplam çalışan sayısının 3 bin 466 olduğunu belirten Aslıyüksek, kongre boyunca farklı ülkelerden ve disiplinlerden uzmanların deneyimlerini paylaşacağını, bilimsel çıktılarının ise daha sonra kitaplaştırılarak adli tıp ve adli bilimler camiasına sunulacağını ifade etti.
ANTALYA’DA BİLİMSEL BULUŞMA
Açılış konuşmalarının ardından Adli Tıp Kurumu Başkanı Dr. Hızır Aslıyüksek tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk, Yargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanı Ahmet Ömeroğlu, Adalet Bakan Yardımcısı Sedat Ayyıldız ve Antalya Valisi Hulusi Şahin'e plaket takdim edildi.
Program, kongreye katılan davetliler ve bilim insanlarının birlikte gerçekleştirdiği toplu fotoğraf çekimiyle devam etti.
Antalya’da gerçekleştirilen 21’inci Uluslararası Adli Tıp Günleri boyunca, adli bilimlerin mevcut uygulamalarının yanı sıra yapay zeka, dijital deliller, deepfake, yeni nesil DNA teknolojileri ve bağımlılıkla mücadele gibi önümüzdeki dönemde yargı süreçlerini doğrudan etkileyebilecek alanların bilimsel boyutları ele alınacak.
- Antalya
- Bilirkişilik
- Antalya Valiliği
- yapay zekâ
- bağımlılık
- adli tıp
- Adli Tıp Kurumu
- 21. Uluslararası Adli Tıp Günleri
- Sedat Ayyıldız
- Muhsin Şentürk
- Ahmet Ömeroğlu
- Hızır Aslıyüksek
- Adli Bilimler
- deepfake
- dijital deliller
- DNA teknolojileri