ANTALYA’DA SU KRİZİNE KARŞI SERA DÖNÜŞÜMÜ

Antalya Su Zirvesi’nde kentin su kaynakları ve geleceği masaya yatırıldı. Antalya Valisi Hulusi Şahin, kuraklık ve su kaynaklarındaki azalmaya dikkat çekerek tarımda kullanılan yöntemlerin değişmesi gerektiğini söyledi.

23 Eyl 2026 - 15:01 YAYINLANMA
23 Eyl 2026 - 22:12 GÜNCELLEME
ANTALYA’DA SU KRİZİNE KARŞI SERA DÖNÜŞÜMÜ

Antalya’daki seraların ortalama yaşının 29 olduğunu açıklayan Şahin, “Seralarımızı değiştireceğiz. Yeni tip bir anlayışla yeniden yapacağız” dedi.

SU, ANTALYA’NIN GELECEĞİYLE BİRLİKTE ELE ALINDI

Antalya Ticaret Borsası (ATB) tarafından, Antalya’nın 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde düzenlenen “Antalya Su Zirvesi; COP31’e Doğru Ortak Su Eylemi” toplantısında, kentin su kaynaklarının geleceği kapsamlı şekilde ele alındı.

Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen zirveye Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı.

Zirve kapsamında Türkiye’nin sulak alanları ve korunması gereken doğal güzelliklerinin fotoğraflarından oluşan sergi de ziyaret edildi. Vali Hulusi Şahin, Büşra Özdemir ve Ali Çandır, sergide yer alan fotoğrafları inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.

“SU ARTIK SADECE TARIMIN VE ÇEVRENİN KONUSU DEĞİL”

Zirvenin açılışında konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, su meselesinin yalnızca çevre veya tarım başlığı altında değerlendirilemeyeceğini belirtti.

Çandır, suyun aynı zamanda üretim, gıda, turizm, sanayi, kent yaşamı ve ekonomi anlamına geldiğini ifade ederek Antalya’nın büyüyen nüfusu, gelişen ekonomisi ve turizm hareketliliği karşısında su kaynaklarının daha dikkatli yönetilmesi gerektiğini söyledi.

Antalya’nın üretim ve turizm kapasitesinin büyüdüğünü, buna karşın iklim ve yağış rejimlerinin değiştiğini belirten Çandır, kuraklık ve su stresinin giderek daha önemli bir gündem haline geldiğini kaydetti.

Çandır, artık yalnızca ne kadar su bulunduğunun değil, kullanılan suyun ne kadar verimli değerlendirildiğinin de ölçülmesi gerektiğini vurguladı.

SUYUN HER DAMLASI ÖLÇÜLMELİ

Tarım, turizm ve sanayide su kullanımının ayrı ayrı takip edilmesi gerektiğini belirten Çandır, “Ölçmeden yönetemeyiz, kıyaslamadan iyileştiremeyiz” dedi.

Çandır’a göre tarımda bir metreküp suyla ne kadar ürün ve ekonomik değer üretildiğinin, turizmde ziyaretçi başına ne kadar su kullanıldığının, sanayide ise bir birim üretim için ne kadar su tüketildiğinin ortaya konulması gerekiyor.

Çandır ayrıca yağmur suyunun toplanması, arıtılmış suyun yeniden kullanılması, yeraltı sularının korunması ve özellikle sera çatılarında yağmur suyunun değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Antalya’nın COP31 sürecini yalnızca ev sahipliği açısından değerlendirmemesi gerektiğini belirten Çandır, kentin su sorunlarını verilerle ortaya koyan, çözüm önerileri geliştiren ve sonuçları paylaşan bir kent olması gerektiğini ifade etti.

ÖZKAN: MODERN HAYAT SUYA BAĞLI

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ise su krizinin yalnızca çevresel bir mesele olmadığını, insanlığın geleceğini doğrudan ilgilendirdiğini söyledi.

Modern yaşamın su ve gıda güvenliği açısından sanıldığından daha kırılgan olduğunu belirten Özkan, sağlıklı suya erişimin kesintiye uğramasının toplum hayatında ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

Akdeniz havzasının iklim değişikliğinden önemli ölçüde etkilenebilecek bölgeler arasında bulunduğunu ifade eden Özkan, Antalya’daki bazı su kaynaklarında yaşanan değişimlere dikkat çekti.

Özkan, Avlan Gölü’nün kuruması, Doyran Gölü’nün kuruma noktasına gelmesi ve Kırkgöz gibi stratejik su kaynaklarının baskı altında bulunması gibi gelişmelerin dikkate alınması gerektiğini belirtti.

“VİZYON, SORUN BÜYÜMEDEN TEDBİR ALMAKTIR”

Su yönetiminde bütün sektörlere aynı yaklaşımın uygulanamayacağını belirten Özkan, tarımda suyun doğrudan gıda üretimine dönüştüğünü söyledi.

Tarımda üretimden vazgeçmek yerine bilim ve teknolojinin imkanlarından yararlanarak daha az suyla daha verimli üretim yapılması gerektiğini ifade eden Özkan, turizm tesisleri, toplu yaşam alanları, havuzlar ve peyzaj uygulamalarındaki su tüketiminin de ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Özkan ayrıca yeraltı sularının kontrolsüz kullanımının önüne geçilmesi, yoğun su kullanan sektörlerde ölçüm, denetim ve fiyatlandırma mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

ANTALYA’DA SU KAYNAKLARI ÜZERİNDEKİ BASKI ARTIYOR

Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir de Antalya’nın su kaynakları üzerindeki baskının arttığını belirtti.

Özdemir, Antalya’nın içme suyunun yaklaşık yüzde 98’inin yeraltı sularından karşılandığını belirterek, bu kaynaklara ulaşmak için giderek daha derin seviyelere inilmek zorunda kalındığını söyledi.

Yüzey sularındaki azalma, sulak alanlar üzerindeki baskı, nüfus artışı ve turizm hareketliliğinin su ihtiyacını artırdığını ifade eden Özdemir, iklim değişikliğinin de kuraklık riskini büyüttüğünü kaydetti.

Büyükşehir Belediyesi olarak yaklaşık 2,7 milyon kişiye ve turizm sezonunda nüfusun yaklaşık 10 katına ulaşan ziyaretçi hareketliliğine yönelik içme suyu hizmeti sunduklarını belirten Özdemir, su kaynaklarının geleceğe yönelik planlanması amacıyla entegre kentsel su yönetim planının hayata geçirildiğini söyledi.

Özdemir ayrıca ASAT SCADA sistemi ile su şebekesinin anlık olarak takip edildiğini, kayıp ve kaçakların tespit edilerek müdahale edildiğini belirtti.

VALİ ŞAHİN: “SERALARIMIZI DEĞİŞTİRECEĞİZ”

Zirvenin dikkat çeken mesajlarından biri ise Antalya Valisi Hulusi Şahin’den geldi.

Su kaynaklarının azalması karşısında artık sorunun ve çözüm başlıklarının büyük ölçüde bilindiğini belirten Şahin; verimli kullanım, sürdürülebilir su yönetimi, döngüsel su ekonomisi ve ortak akıl vurgusu yaptı.

İklim değişikliği ve nüfus artışının temiz ve tatlı su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Şahin, göllerin kuruduğuna ve yeraltı sularına ulaşmak için daha derin kuyulara ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekti.

Şahin, tarımda kullanılan sulama yöntemlerinin değiştirilmesi gerektiğini belirterek, geçmişte kullanılan salma sulama yönteminden yağmurlama ve ardından damla-basınçlı sulama sistemlerine geçişle su tüketiminde önemli düşüşler sağlandığını anlattı.

Ancak mevcut yöntemlerin de geleceğin ihtiyaçları açısından yeterli olmayabileceğini belirten Şahin, “Yeni yöntemler bulmak ve uygulamak zorundayız” dedi.

ANTALYA SERALARINDA ORTALAMA YAŞ 29

Vali Şahin, Antalya’daki sera varlığına ilişkin dikkat çekici bir veri de paylaştı.

Antalya’daki seraların ortalama yaşının 29 olduğunu belirten Şahin, tarımda su verimliliğinin artırılması için sera yapılarının da yenilenmesi gerektiğini söyledi.

Şahin, “Seralarımızı değiştireceğiz. Seralarımızı yeni tip bir anlayışla yeniden yapacağız” ifadelerini kullanırken, yeni nesil sera sistemlerinde yağmur suyu hasadı gibi uygulamaların da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Yeraltı suyu kullanımının daha sıkı takip edilmesi gerektiğini belirten Şahin, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından suyun daha verimli kullanılmasının zorunlu hale geldiğini kaydetti.

“KURAKLIK KİMSEYE İLTİMAS ETMEZ”

Su tasarrufunun yalnızca teknik yatırımlarla değil, toplum genelinde oluşacak bir kullanım kültürüyle mümkün olabileceğini belirten Şahin, “Suyu israf etmemek bir kültür. Bu kültürü edineceğiz” dedi.

Kuraklığın toplumun veya sektörlerin herhangi bir kesimine ayrıcalık tanımadığını vurgulayan Şahin, su kaynaklarının korunması konusunda bugünden tedbir alınması gerektiğini ifade etti.

Antalya Su Zirvesi’nde yapılan değerlendirmelerde, kentin su geleceğinin yalnızca kamu kurumlarının değil; yerel yönetimlerin, merkezi yönetimin, üniversitelerin, üreticilerin, turizm sektörünün, sanayicilerin, meslek kuruluşlarının ve vatandaşların ortak sorumluluğu olduğu vurgulandı.

 

Kaynak :
https://www.antalyaekspres.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: