ANTALYA’NIN KIYILARINDA PLASTİK ALARMI

Antalya Kent Konseyi Çevre Çalışma Grubu, Akdeniz kıyılarında giderek daha fazla gündeme gelen plastik ve mikroplastik kirliliğine ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı.

30 Eki 2026 - 22:36 YAYINLANMA
30 Eki 2026 - 23:12 GÜNCELLEME
ANTALYA’NIN KIYILARINDA PLASTİK ALARMI

Antalya, Mersin ve Adana kıyılarında gözlemlenen kirliliğe işaret edilen açıklamada, özellikle Alanya'daki ön incelemelerde ortaya çıkan bulguların ciddiyetine dikkat çekildi. Bazı bölgelerde plastik ve mikroplastik yoğunluğunun, Türkiye'nin Akdeniz kıyıları için daha önce bildirilen en yüksek değerlerin 2 ila 65 katına ulaştığı belirtildi.

Çevre Çalışma Grubu, mevcut denetim ve önlemlerin önemli olduğunu ancak kalıcı sonuçlar için daha kapsamlı bir mücadele gerektiğini vurguladı. Açıklamada, denetim sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması, plastik atık ithalatına ilişkin takvim açıklanması ve COP31 öncesinde kapsamlı bir eylem planının hazırlanması istendi.

ALANYA'DAKİ ÖN İNCELEMELERDE ÇARPICI BULGULAR

Antalya Kent Konseyi Çevre Çalışma Grubu'nun 12 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirdiği toplantının ardından yayımlanan açıklamada, Temmuz ayından itibaren Akdeniz kıyılarında yapılan gözlemlere yer verildi.

Alanya'da gerçekleştirilen ön incelemelerde, deniz yüzeyinde, su altında ve kıyı bölgelerinde plastik kirliliğine ilişkin dikkat çekici sonuçlar elde edildiği bildirildi. İncelenen plastik parçacıkların yüzde 59 ila 93'ünün geri dönüşüm tesislerine özgü işlem izleri taşıdığı ifade edildi.

Ancak bu bulguların kapsamlı ve bağımsız araştırmalarla doğrulanması gerektiğinin de altı çizildi. Açıklamada, denizlerdeki plastik kirliliğinin yalnızca geri dönüşüm tesisleriyle ilişkilendirilemeyeceği; dere yatakları, tarımsal faaliyetler, tekneler ve turizm sektörünün de kirliliğe katkıda bulunabildiği belirtildi.

76 TESİSE 153,6 MİLYON LİRALIK CEZA

Plastik kirliliğiyle mücadele kapsamında kamu kurumlarının yürüttüğü denetimlere de değinildi. Antalya Valiliği tarafından 29 büyük akarsu ağzına bariyer kurulacağının duyurulduğu, plastik kırma tesislerinde ise habersiz denetimlerin başlatıldığı hatırlatıldı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile ilgili il müdürlüklerinin açıklamalarına dayandırılan bilgilere göre, 1 Temmuz'dan itibaren 76 tesise toplam 153,6 milyon TL idari para cezası uygulandı. Ayrıca 28 tesisin faaliyeti durduruldu.

Kent Konseyi, bu adımları önemli bulduğunu belirtirken denetimlerin sonuçlarının da açıklanmasını istedi. Özellikle hangi tesislerde ne tür ihlaller tespit edildiği, uygulanan yaptırımların ardından işletmelerin durumunun ne olduğu ve denetimlerin kirliliği azaltma konusunda nasıl sonuç verdiği sorularının yanıtlanması gerektiği vurgulandı.

PLASTİK ATIK İTHALATI YENİDEN GÜNDEMDE

Açıklamada Türkiye'nin plastik atık ithalatı da önemli başlıklardan biri olarak öne çıktı. Verilen bilgilere göre Türkiye, 2025 yılında Avrupa Birliği ülkelerinden yaklaşık 510 bin ton plastik atık ithal etti. Bu miktarın rekor seviyeye ulaştığı ifade edildi.

Avrupa Komisyonu'nun Eylül 2026'da Türkiye'nin plastik atık yönetiminde önemli iyileştirmelere ihtiyaç duyduğuna dikkat çektiği de hatırlatıldı.

Kent Konseyi, plastik atık ithalatının sona erdirilmesine yönelik açık bir takvimin bulunmamasını ve denetim sonuçlarının yeterince paylaşılmamasını eleştirdi. Açıklamada, ithal edilen atıkların tamamının güvenli biçimde işlenememesi durumunda ayrıştırılamayan bölümlerin dere yataklarına, tarım alanlarına ve denizlere ulaşabileceği uyarısı yapıldı.

KİRLİLİK ANTALYA TURİZMİNİ DE ETKİLEYEBİLİR

Plastik kirliliğinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığı, Antalya'nın turizm ekonomisi açısından da değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Açıklamada, Akdeniz'de turizm faaliyetlerinin yaz aylarında deniz çöpü miktarını yüzde 40 artırdığına ilişkin bulgulara yer verildi. Kıyıların temizliği ve deniz ekosisteminin korunmasının, Antalya'nın turizmdeki rekabet gücü açısından önemli olduğu vurgulandı.

Antalya Valisi Hulusi Şahin'in Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'nda yaptığı konuşmada kullandığı, "Bizim sadece yüzde 1'lik rezervasyon iptali 300 milyon dolara malolur" sözleri de hatırlatıldı.

Bu değerlendirmeyle kıyı kirliliğinin turizm tercihlerine ve rezervasyonlara olası etkilerine dikkat çekilirken, çevre koruma çalışmalarının aynı zamanda kentin ekonomik geleceği açısından da önem taşıdığı ifade edildi.

BALIKLARDA MİKROPLASTİK BULGUSU ENDİŞE YARATIYOR

Açıklamada plastik kirliliğinin deniz canlıları, insan sağlığı ve gıda güvenliği üzerindeki olası etkileri de ele alındı.

Türkiye'nin Akdeniz kıyılarında incelenen balıkların yüzde 58'inde mikroplastik tespit edildiğine ilişkin araştırma bulguları paylaşıldı. Mikroplastiklerin insan kanında ve plasentasında da saptandığına dikkat çekildi.

Ayrıca damar plaklarında mikroplastik bulunan kişilerde kalp krizi, inme veya ölüm riskinin yaklaşık 4,5 kat daha yüksek olduğunu bildiren araştırmalara değinildi. Mikroplastiklerin tarım topraklarında bakteri çeşitliliğini azaltabildiği ve azot döngüsünü olumsuz etkileyebildiği de belirtildi.

Bu bulgular doğrultusunda plastik kirliliğinin yalnızca denizlerin ve kıyıların temizliğiyle sınırlı görülmemesi, tarımsal üretim ve gıda güvenliği açısından da değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

COP31 ÖNCESİNDE 6 MADDELİK EYLEM PLANI TALEBİ

Antalya'nın 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesinde plastik kirliliğiyle mücadelede somut adımlar atılması gerektiğini belirten Çevre Çalışma Grubu, altı temel talebini kamuoyuyla paylaştı.

Açıklamada öne çıkan talepler şöyle sıralandı:

  1. Akdeniz Plastik Kirliliği Eylem Planı hazırlanması ve uygulanması.

  2. Plastik atık ithalatının sona erdirilmesine yönelik açık bir takvim açıklanması.

  3. Geri dönüşüm tesislerinin çevresel etkilerinin etkin biçimde denetlenmesi.

  4. Tarımsal plastik atıklar için düzenli ve kapsamlı bir toplama sistemi kurulması.

  5. Deniz araçları ve turizm faaliyetlerinden kaynaklanan atıkların kontrol altına alınması.

  6. Bağımsız, sürekli ve bilimsel verilere dayanan bir mikroplastik izleme sistemi oluşturulması.

Bunun yanı sıra üniversitelerin katkısıyla deniz suyu, balıklar, kıyı sedimentleri ve tarım topraklarında düzenli ölçümler yapılması, elde edilen sonuçların kamuoyuna açık şekilde paylaşılması istendi.

DENETİMLERİN SONUÇLARI AÇIKLANSIN

Antalya Kent Konseyi Çevre Çalışma Grubu, açıklamasında mevcut çalışmaların yalnızca denetim ve ceza uygulamalarıyla sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti.

Bu kapsamda plastik geri dönüşüm tesislerinde kaç denetim gerçekleştirildiğinin, hangi yaptırımların uygulandığının ve faaliyeti durdurulan 28 tesisin son durumunun kamuoyuna açıklanması talep edildi.

Antalya Valiliği tarafından 29 akarsu ağzına kurulacağı duyurulan bariyerlerin kaçının tamamlandığı ve bu uygulamaların deniz kirliliğini önlemede ne ölçüde etkili olduğunun da paylaşılması istendi.

Antalya Kent Konseyi Çevre Çalışma Grubu Başkan Vekili Tuba E. Kökcen ve Çevre Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Güray Doğan'ın isimlerinin yer aldığı açıklama, kıyıların korunması konusunda kalıcı ve denetlenebilir çözümlerin hayata geçirilmesi çağrısıyla sona erdi.

Kent Konseyi, Antalya başta olmak üzere Akdeniz kıyılarının, denizlerin ve doğal varlıkların korunması için geçici müdahaleler yerine bilimsel verilerle desteklenen, düzenli olarak denetlenen ve sonuçları kamuoyuyla paylaşılan bir mücadele yürütülmesini istedi.

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: