ANTALYA’NIN TOROSLARINDA 2 BİN 200 METREDE BALIN PEŞİNDE
Antalya’nın yüksek rakımlı Toroslarında, kovanlarından ayrılarak doğaya karışan arıların izini süren bal avcıları, günler süren takiplerin ardından doğal arı yuvalarına ulaşıyor.
Ağaç kovukları ve kayalıkların doğal boşluklarında bulunan kolonilerden bal hasadı yapan arıcılar, işlemin ardından arıları yeniden kovanlara taşıyarak yaşamlarını sürdürmelerini sağlıyor.
Yıllardır arıcılıkla uğraşan İbrahim Topaca, özellikle Toros Dağları’nın yüksek kesimlerinde oğul vererek kovanlardan ayrılan arıların peşine düştüklerini belirtiyor. Doğal yaşam alanı oluşturan arıların yuvalarını bulmanın ise sabır, dikkat ve uzun yürüyüşler gerektirdiğini anlatıyor.
Topaca’nın aktardığına göre arılar, kovanlardan ayrıldıktan sonra kendilerine ağaç kovukları, kayalıkların doğal delikleri ve dağlık alanlardaki korunaklı bölgelerde yeni yaşam alanları oluşturuyor.
ARILARIN İZİ SU KENARLARINDA SÜRÜLÜYOR
Doğal arı yuvalarını bulmak için kullanılan yöntemlerden biri, arıların su kaynaklarına geliş gidişlerini takip etmek.
Özellikle dere yataklarında su içmek için bulunan arıları gözlemleyen Topaca, arıların su içtikten sonra hangi yöne gittiklerini takip ederek yuvalarının bulunduğu bölgeyi belirlemeye çalışıyor.
Bu takip bazen günlerce sürüyor. Arıların hareket yönleri belirlendikten sonra ağaç kovukları ve kayalık alanlar tek tek kontrol ediliyor.
Bulunan yuvaların yerleri işaretleniyor ve bölge daha sonra yeniden ziyaret ediliyor.
Topaca, dağlardaki arıcıların kovanlarını indirmesinin ardından, özellikle eylül ve ekim aylarında doğal yuvaların bulunduğu alanlara yeniden gittiklerini ifade ediyor.
BAL ALINIYOR, ARILAR KOVANA TAŞINIYOR
Doğal arı yuvalarından bal hasadı yapılırken koloninin korunmasına dikkat edildiği belirtiliyor.
Topaca, balı aldıktan sonra arıları yeniden kovanlara taşıdıklarını belirterek, arıların telef olmasına izin vermediklerini söylüyor.
Bu yöntemle hem doğal ortamda oluşan balın hasat edildiğini hem de kovandan ayrılarak doğaya çıkan arıların yeniden kontrollü bir yaşam alanına alınmasının amaçlandığını ifade eden Topaca, çalışmanın en önemli bölümünün arılara zarar vermeden yürütülmesi olduğunu vurguluyor.
BİR YUVADAN 3 KİLODAN 15 KİLOGRAMA KADAR BAL
Doğal arı yuvalarında elde edilen bal miktarı ise her kolonide aynı olmuyor.
Topaca’nın verdiği bilgilere göre bazı yuvalardan 3 kilogram civarında, bazı yuvalardan ise 10-15 kilograma kadar bal alınabiliyor.
Ortaya çıkan miktarın arı kolonisinin büyüklüğü, bulunduğu bölge, mevsim ve nektar kaynakları gibi farklı koşullara bağlı olduğu belirtiliyor.
Topaca, doğal yuvaları bulmanın da en az hasat kadar zor olduğunu ifade ederek, günlerce süren yürüyüşler ve arıların uzun süre takip edilmesi gerektiğini anlatıyor.
GİDENGELMEZ DAĞLARI’NDA 2 BİN 200 METREDE DOĞAL YAŞAM
Topaca’nın anlattığı en dikkat çekici örneklerden biri ise Gidengelmez Dağları’nın yaklaşık 2 bin-2 bin 200 metre rakımlı kesimlerinde yaşandı.
Yaklaşık 2,5 ay önce kovanlardan oğul vererek ayrılan arıların izini sürdüklerini belirten Topaca, koloninin bir ladin ağacının kovuğuna yuva yaptığını tespit ettiklerini söyledi.
Aradan geçen sürenin ardından ağacın kovuğuna ulaşarak bal hasadı yaptıklarını belirten Topaca, bölgenin yüksek rakımı ve doğal yapısına dikkat çekti.
Gidengelmez Dağları’nın yüksek kesimlerinde çok sayıda çiçek türünün bulunduğunu belirten Topaca, arıların bu doğal ortamda nektar ve polen topladığını ifade ediyor.
TOROSLARDA ARILARIN DOĞAL YAŞAM DÖNGÜSÜ
Yüksek rakımlı dağlık alanlarda yaşayan arılar, kovanlardan ayrıldıktan sonra kendi kolonilerini oluşturuyor. Ağaçların kovukları, kayalık boşluklar ve benzeri korunaklı alanlar, arıların doğal yuvalarını oluşturduğu bölgeler arasında bulunuyor.
Topaca, çocukluğundan bu yana kaçan arıların peşine düştüğünü belirterek, bu uğraşın kendileri açısından yıllar içerisinde bir gelenek haline geldiğini söylüyor.
“Çocukluğumuzdan beri kaçan arıları dağlarda arıyoruz” diyen Topaca, arıların izini sürmek için Toroslarda kilometrelerce yürüdüklerini anlatıyor.
Bu çalışma, arıcılığın yalnızca kovan başında yürütülen bir faaliyet olmadığını, doğadaki arı kolonilerinin izlenmesi ve korunmasına yönelik farklı yöntemlerin de bulunduğunu gösteriyor.
2 BİN 200 METREDE ÇİÇEKLERDEN GELEN NEKTAR
Gidengelmez Dağları’nın yüksek kesimlerinde arıların çok sayıda farklı bitkiden nektar ve polen topladığı belirtiliyor.
Topaca, 2 bin ila 2 bin 200 metre rakımdaki bölgelerde arıların doğal yaşam alanlarında kendi peteklerini oluşturduğunu ifade ediyor.
Fabrika ve yoğun trafik kaynaklı egzozdan uzak olduğu belirtilen yüksek rakımlı bölgelerde arıların farklı çiçek türlerinden yararlandığını aktaran Topaca, elde edilen balın kendine özgü özellikler taşıdığını belirtiyor.
Bölgede yaban keçileri ve çeşitli kuş türlerinin de yaşadığını belirten Topaca, Torosların yüksek kesimlerinin doğal yaşam açısından zengin olduğunu ifade ediyor.
DOĞAL BALIN KİLOGRAMI 8 BİN LİRAYA KADAR ÇIKIYOR
Torosların yüksek kesimlerinde doğal arı yuvalarından elde edilen balın ekonomik değeri de dikkat çekiyor.
Doğal ortamda oluştuğu belirtilen bu balın kilogramının 8 bin liraya kadar alıcı bulabildiği ifade ediliyor.
Fiyatın balın kaynağına, miktarına, özelliklerine ve alıcı talebine göre değişebildiği belirtilirken, doğal arı yuvalarından elde edilen balın sınırlı miktarda olması da ürünün değerini artıran unsurlar arasında gösteriliyor.
SAĞLIK İDDİALARIYLA TALEP GÖRÜYOR
Topaca, doğal arı yuvalarından elde edilen balın paketlenerek satışa sunulduğunu ve özellikle sağlık sorunları bulunan bazı kişilerin bu ürünlere ilgi gösterdiğini ifade ediyor.
Ancak balın “her hastalığa şifa” olduğu yönündeki ifadeler kişisel bir iddia niteliğinde. Bu tür bir sağlık iddiasının bilimsel olarak genellenebilmesi için ürün ve hastalık özelinde güvenilir klinik kanıt bulunması gerekiyor.
Balın besin değeri ve içeriği ise üretim bölgesine, bitki çeşitliliğine ve üretim koşullarına göre değişebiliyor.
TOROSLARDA BALIN PEŞİNDE UZUN BİR YOLCULUK
Antalya’nın Torosları, yalnızca yüksek dağları ve doğal güzellikleriyle değil, yüzyıllardır sürdürülen arıcılık faaliyetleriyle de dikkat çekiyor.
Kovanlardan ayrılarak dağların doğal ortamına yerleşen arıların izini sürmek, bal avcıları için günler süren bir çalışmayı gerektiriyor. Dere yataklarından başlayan takip, ağaç kovukları ve kayalık alanlarda yapılan aramalarla devam ediyor.
Gidengelmez Dağları’nın yüksek kesimlerinde bulunan doğal kolonilerden elde edilen ballar ise bu zorlu çalışmanın sonucunda ortaya çıkıyor.
Arıların korunarak kovana alınmasıyla tamamlanan süreç, Antalya’nın yüksek rakımlı Toroslarında arıcılık ile doğal yaşam arasındaki ilişkiyi de gözler önüne seriyor.
- Antalya
- Antalya haberleri
- Toroslar
- arıcılık
- arı yetiştiriciliği
- Toros Dağları
- doğal yaşam
- Antalya Torosları
- Gidengelmez Dağları
- Doğal Bal
- Toros Balı
- Bal Avcıları
- Arı
- Doğal Arı Yuvası
- Doğal Bal Üretimi
- Antalya Balı
- Yüksek Rakım
- Organik Bal
- Gidengelmez
- Arı Kolonisi