ATSO SEÇİMLERİ YAKLAŞIRKEN: HATİCE ÖZ’E AÇIK ÇAĞRI

07 Eyl 2026 - 23:29 YAYINLANMA

ATSO seçimleri için geri sayım sürüyor. Zaman yaklaştıkça adaylar, ekipler ve destekçiler daha görünür hale geliyor. Herkesin kendi tarafını belirlediği, seçim atmosferinin giderek ısındığı bir döneme giriyoruz.

Benim dikkatimi çeken ise Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın ilk kadın başkan adayı Hatice Öz’ün seçim sürecindeki bazı tercihleri.

Sayın Hatice Öz hakkında bugüne kadar basında pek çok haber, yorum ve değerlendirme yayımlandı. Bunlardan biri de özellikle dikkat çekiciydi.

Hatice Öz’ün adaylık, tanıtım ve reklam çalışmalarında Antalya’daki firmalara güvenmeyerek tanıtım ekibini İstanbul’dan oluşturduğu ve bazı çalışmalarını İstanbul merkezli ekiplerle yürüttüğü yönünde haberler ve iddialar basına yansıdı.

Bu konuda bugüne kadar Sayın Öz’den kamuoyunu aydınlatacak açık bir açıklama gelmedi.

Elbette bir iddianın doğru olup olmadığını en iyi açıklayacak kişi Sayın Hatice Öz’dür. Eğer söz konusu haber ve iddialar gerçeği yansıtmıyorsa, kendisinin çıkıp bunu açıkça ifade etmesini beklemek en doğal hakkımızdır.

Ancak benim asıl dikkat çekmek istediğim konu bundan daha farklı.

ANTALYA BASINI 5-6 KURUMDAN İBARET DEĞİL

Sayın Hatice Öz, seçim çalışmaları kapsamında çeşitli basın ziyaretleri gerçekleştirdi.

Buraya kadar her şey normal.

Ancak benim gözlemime göre bu ziyaretlerde Antalya basınının tamamını kucaklayan bir yaklaşım yerine, belli başlı 5-6 gazete ve medya kuruluşunun tercih edildiği bir görüntü ortaya çıktı.

Oysa Antalya basını yalnızca birkaç gazete ve internet sitesinden ibaret değil.

Antalya’da binlerce basın emekçisi var. Gazeteler, internet haber siteleri, televizyonlar, radyolar, haber ajansları ve bağımsız medya kuruluşlarında görev yapan çok sayıda basın mensubu, yıllardır bu kentin haberini yapıyor.

Kimi büyük, kimi orta, kimi küçük ölçekte olabilir.

Ama hepsinin Antalya’nın medya ekosisteminde bir emeği var.

Dolayısıyla ATSO Başkanlığı'na aday olan bir kişinin, seçim sürecinde bütün basın kuruluşlarına eşit mesafede durması, mümkün olduğunca herkesi kucaklaması ve ayrım yapmaması gerektiğini düşünüyorum.

BİZ DE SİZİN SEÇİM ÇALIŞMALARINIZA YER VERDİK

Burada özellikle bir noktayı da belirtmek isterim.

Bizler de seçim çalışmalarınızın farklı dönemlerinde size kendi internet haber sitelerimizde zaman zaman yer verdik.

Yaptığınız çalışmalar, açıklamalarınız ve seçim sürecindeki faaliyetleriniz haberleştirildi.

Üstelik hazırladığımız haberleri sizin ekibinizle de paylaştık.

Yani bizler bu sürecin dışında durmadık. Aksine, Antalya’daki farklı internet haber sitelerimiz aracılığıyla seçim çalışmalarınızı kamuoyuna aktarmaya çalıştık.

Bunu bir karşılık beklentisiyle yaptığımızı söylemiyorum.

Basın mensuplarının görevi zaten kamuoyunu bilgilendirmektir.

Ancak tam da bu nedenle, seçim sürecinde basın kuruluşları arasında bir ayrım yapılmaması gerektiğini düşünüyorum.

30 AĞUSTOS İLANLARINDA DA AYNI TARTIŞMA

Gelelim ikinci noktaya…

30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle yapılan ilan ve reklam çalışmalarında da benzer bir tabloyla karşılaştığımızı düşünüyorum.

Yine Antalya’daki belli başlı gazete ve internet siteleri tercih edilirken, çok sayıda yerel medya kuruluşunun bu çalışmanın dışında bırakıldığı görüldü.

Bu durum elbette farklı şekillerde yorumlanabilir.

Belki bir planlama tercihidir.

Belki reklam ajansının önerisidir.

Belki de tamamen ticari bir tercihtir.

Ancak kamuoyunda oluşan algıyı da görmezden gelmemek gerekir.

“Neden bazı medya kuruluşları tercih edildi de diğerleri dışarıda bırakıldı?”

İşte benim sorum tam olarak budur.

Üstelik seçim sürecinde İstanbul’dan bir tanıtım ekibiyle çalışıldığı yönündeki iddialar da düşünüldüğünde, Antalya’nın yerel basın emekçileri açısından bu tercihlerin ayrıca sorgulanması gerektiğine inanıyorum.

Çünkü Antalya’nın ekonomisini, turizmini, ticaretini ve sosyal hayatını yıllardır takip eden, haberleştiren Antalya basın mensuplarıdır.

BİRLEŞTİRİCİ OLMAK GEREKMİYOR MU?

Sayın Hatice Öz…

Siz ATSO gibi Antalya ekonomisinin en önemli kurumlarından birini yönetmeye talipsiniz.

Dolayısıyla önünüzde yalnızca bir seçim yok.

Önünüzde Antalya iş dünyasını, ticaret hayatını ve ekonomik yapısını bir araya getirme sorumluluğu da var.

Böyle bir göreve talip olan bir başkan adayının;

ayrıştırıcı değil birleştirici,
seçici değil kapsayıcı,
belli gruplara değil herkese eşit mesafede
olması gerektiğini düşünüyorum.

Bu nedenle özellikle medya konusunda ortaya çıkan bu tabloyu kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

Sayın Hatice Öz, eğer bu değerlendirmelerimde veya basına yansıyan iddialarda yanlışlık varsa, lütfen çıkıp açıklayın.

“Böyle bir şey yoktur, şu nedenle şu şekilde hareket edilmiştir” deyin.

Bunu yapmanız hem sizin açınızdan hem de Antalya kamuoyu açısından son derece değerli olacaktır.

Çünkü mesele yalnızca hangi gazeteye ilan verildiği, hangi medya kuruluşunun ziyaret edildiği meselesi değildir.

Mesele, ATSO Başkanlığı'na talip olan bir anlayışın daha seçim başlamadan nasıl bir yönetim anlayışı ortaya koyduğudur.

Benim sorguladığım tam olarak budur.

Antalya basını bir bütündür.

Büyük-küçük, güçlü-zayıf, çok okunan-az okunan diye ayrılmadan, emeği olan herkesin görülmesi gerektiğine inanıyorum.

ATSO seçimleri yaklaşırken adayların tercihleri elbette kamuoyunun dikkatinden kaçmayacaktır.

Kim kimi ziyaret ediyor?
Kim kiminle yol yürüyor?
Kim kimi destekliyor?
Kimleri görüyor, kimleri görmezden geliyor?

Bunların tamamı seçim sürecinin doğal parçalarıdır.

Ve elbette Antalya kamuoyunun bunları sorgulama hakkı vardır.

Ben de bir basın mensubu olarak gördüğüm tabloyu ve kafamdaki soruları açıkça ortaya koyuyorum.

Aksi varsa açıklasınlar.

Biz de dinleyelim.

Çünkü ATSO, birkaç kişinin değil; Antalya iş dünyasının tamamının ortak kurumudur.

Selam ve sevgilerimle…

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: