TÜRKİYE’NİN DOĞA ALARM LİSTESİ: 6 BİN 800 TÜR İNCELENDİ
Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğini korumak amacıyla ilk kez hazırlanan ulusal kırmızı liste çalışmasında 6 bin 800 bitki ve hayvan türü mercek altına alındı. İlk değerlendirmelere göre incelenen türlerin yaklaşık yüzde 67’sinin tehdit altında olduğu belirlendi. Türlerin yüzde 22’si kritik, yüzde 14’ü tehlikede, yüzde 31’i ise hassas kategorisinde yer aldı. Çalışmanın 2028 yılı sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor.
TÜRKİYE’NİN BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİ BİLİMSEL OLARAK DEĞERLENDİRİLİYOR
Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Türkiye Canlıları Kırmızı Listesi çalışması, ülkenin doğal zenginliklerinin korunması açısından önemli bir bilimsel değerlendirme süreci olarak öne çıkıyor.
DKMP Genel Müdürü Kadir Çokçetin, Türkiye'nin farklı coğrafi bölgeleri, iklim özellikleri ve çeşitli ekosistemleri sayesinde dünya ölçeğinde önemli bir biyolojik çeşitlilik barındırdığını belirtti.
Bu zenginliğin gelecek nesillere aktarılması için doğal varlıkların bilimsel veriler ışığında korunması gerektiğini vurgulayan Çokçetin, çalışmanın geçen yıl Genel Müdürlük ile Doğa Koruma Merkezi iş birliğinde başlatıldığını açıkladı.
6 BİN 800 TÜR İÇİN İLK DEĞERLENDİRME YAPILDI
Ulusal kırmızı liste kapsamında farklı canlı grupları üzerinde değerlendirmeler gerçekleştirildi. Çalışmada Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından kabul edilen bilimsel kriterler esas alındı.
İlk değerlendirmelerde toplam 6 bin 800 tür incelendi. Bunların canlı gruplarına göre dağılımı şöyle açıklandı:
-
5 bin 676 damarlı bitki türü
-
387 kuş türü
-
385 kelebek türü
-
174 memeli türü
-
146 sürüngen türü
-
32 amfibi türü
Elde edilen sonuçlara göre değerlendirilen türlerin yaklaşık yüzde 67'sinin tehdit kategorilerinde bulunduğu belirlendi.
TEHDİT ALTINDAKİ TÜRLERİN DURUMU DİKKAT ÇEKİYOR
Çalışmanın en önemli sonuçlarından biri, nesli tehlike altında bulunan türlerin risk kategorilerine göre dağılımı oldu.
Yapılan değerlendirmelere göre incelenen türlerin:
-
Yüzde 22'si kritik
-
Yüzde 14'ü tehlikede
-
Yüzde 31'i hassas
kategorisinde yer aldı.
Bu sınıflandırma, türlerin karşı karşıya bulunduğu yok olma riskinin bilimsel ölçütlerle ortaya konulmasını ve koruma çalışmalarının önceliklerinin belirlenmesini amaçlıyor.
2028 YILININ SONUNA KADAR TAMAMLANACAK
DKMP Genel Müdürü Kadir Çokçetin, kırmızı liste çalışmalarının aşamalı biçimde yürütüldüğünü belirterek değerlendirmelerde endemik ve nadir bitkiler, kuşlar, kelebekler, amfibiler, sürüngenler ve memelilerin ele alındığını ifade etti.
Çalışma kapsamında her canlı grubu için koordinatörler, uzman ekipler ve alan araştırmacıları görevlendirildi.
İlk aşamada IUCN kriterleri doğrultusunda hızlı değerlendirmeler gerçekleştirildi. İkinci aşamada ise türlere ilişkin ayrıntılı değerlendirme formları hazırlanarak sonuçlar IUCN'nin ilgili sistemine aktarıldı.
Bu yöntemle türlerin yalnızca Türkiye sınırları içerisindeki değil, bölgesel ve küresel ölçekteki koruma durumlarının da ortaya çıkarılması hedefleniyor.
Tüm canlı gruplarına ilişkin değerlendirmelerin 2028 yılı sonuna kadar tamamlanması planlanıyor.
300'E YAKIN AKADEMİSYEN VE UZMAN KATKI SUNDU
Doğa Koruma Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Zeydanlı, çalışmanın Türkiye'de bütün canlı gruplarını kapsayan ilk kapsamlı girişim olduğunu belirtti.
Zeydanlı, değerlendirmelerde türlerin yalnızca sayısal durumlarının değil, popülasyon büyüklüklerinin, üreme kapasitelerinin, yayılma alanlarının ve karşı karşıya oldukları tehditlerin de incelendiğini söyledi.
Her tür için kapsamlı bilimsel dokümantasyon hazırlandığını belirten Zeydanlı, bu çalışmaların hangi bölgelerde ve hangi türler için öncelikli koruma tedbirleri alınması gerektiğini ortaya koyacağını ifade etti.
Çalışmaya Türkiye'nin hemen her üniversitesinden 300'e yakın akademisyen ve uzman destek verdi.
Zeydanlı, biyolojik çeşitliliğin korunmasının yalnızca doğa koruma kuruluşlarının değil, toplumun ve farklı sektörlerin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.
DOĞAL YAŞAMIN KORUNMASI İÇİN ORTAK SORUMLULUK
Kırmızı liste çalışmasının sonuçlarının, Türkiye'de doğal yaşam alanlarının korunması ve sürdürülebilir kaynak yönetimi açısından önemli bir başvuru kaynağı olması bekleniyor.
Hazırlanacak bilimsel altyapının; koruma önceliklerinin belirlenmesi, hassas habitatların tespit edilmesi, korunan alanların planlanması ve tehdit altındaki türlere yönelik eylem planlarının geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
Uğur Zeydanlı, biyolojik çeşitliliğin korunmasında balıkçılık, ormancılık, tarım, enerji, madencilik ve sanayi gibi farklı sektörlerin birlikte hareket etmesi gerektiğine dikkat çekti.
Türkiye'nin doğal zenginliklerinin korunmasının ortak bir çaba gerektirdiğini belirten uzmanlar, bilimsel verilerin kamu kurumlarının karar alma süreçlerinde etkin biçimde kullanılmasının önemini ortaya koyuyor.
İlk kez bütün canlı gruplarını kapsayacak şekilde yürütülen ulusal kırmızı liste çalışması, Türkiye'nin doğal mirasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için önemli bir bilimsel yol haritası oluşturmayı amaçlıyor.
- Türkiye
- sürdürülebilirlik
- doğa koruma
- Tarım ve Orman Bakanlığı
- endemik türler
- çevre koruma
- biyolojik çeşitlilik
- yaban hayatı
- Çevre Haberleri
- Nesli Tehlike Altındaki Türler
- Kırmızı Liste
- DKMP
- IUCN
- Ekosistem
- Doğa Koruma Merkezi