2012’DEN BU YANA 2,7 MİLYON BAĞIMSIZ BÖLÜM DÖNÜŞÜME GİRDİ

Türkiye genelinde 2012 yılında başlayan kentsel dönüşüm uygulamalarında bugüne kadar 2 milyon 737 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. Bu bölümlerin 2 milyon 369 bininin dönüşümü tamamlanırken, 368 bin konut ve iş yerinde çalışmalar devam ediyor.

11 Ağu 2026 - 11:40 YAYINLANMA
11 Ağu 2026 - 12:10 GÜNCELLEME
2012’DEN BU YANA 2,7 MİLYON BAĞIMSIZ BÖLÜM DÖNÜŞÜME GİRDİ

Deprem riski ve eski yapı stokunun yenilenmesine yönelik süreçte İstanbul başta olmak üzere İzmir, Ankara ve Antalya'nın da aralarında bulunduğu kentler öne çıkarken, uzmanlar dönüşümün daha hızlı ilerlemesi gerektiğine dikkat çekiyor.

2012’DEN BU YANA 2,7 MİLYON BAĞIMSIZ BÖLÜM DÖNÜŞÜME GİRDİ

Kamuoyunda “Kentsel Dönüşüm Kanunu” olarak bilinen 6306 sayılı Kanun'un 2012 yılında yürürlüğe girmesiyle Türkiye'de yapıların yenilenmesine yönelik kapsamlı bir dönem başladı.

Düzenlemeyle yalnızca belirli bölgelerin değil, tek tek riskli yapıların da kentsel dönüşüm sürecine dahil edilmesinin önü açıldı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı verilerine göre, 2012'den bu yana ülke genelinde 2 milyon 737 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı.

Bunların 2 milyon 369 bininin dönüşümü tamamlanırken, 368 bin bağımsız bölümde çalışmalar devam ediyor.

İSTANBUL’DA 1,27 MİLYON BAĞIMSIZ BÖLÜM DÖNÜŞÜM KAPSAMINDA

Kentsel dönüşüm çalışmalarının en yoğun yürütüldüğü kent İstanbul oldu.

Türkiye genelinde dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölümlerin yaklaşık yüzde 47'si İstanbul'da bulunuyor. Kentte 2012'den bu yana 1 milyon 274 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı.

Bu bölümlerin 998 bininin dönüşümü tamamlanırken, 276 bin konut ve iş yerinde çalışmalar halen sürüyor.

İstanbul'da Kentsel Dönüşüm Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen “Yarısı Bizden” kampanyasından yararlanan bağımsız bölüm sayısı da 376 bin 212'ye ulaştı.

İSTANBUL, İZMİR, ANKARA VE ANTALYA ÖNE ÇIKIYOR

Kentsel dönüşüm çalışmalarında İstanbul'un yanı sıra İzmir, Ankara, Antalya, Konya ve Elazığ da öne çıkan iller arasında yer alıyor.

Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı Başkanı Haldun Ersen, son yıllarda yaşanan depremlerin vatandaşların kentsel dönüşüme yönelik ilgisini artırdığını belirtti.

Ersen, Türkiye genelinde yaklaşık 6 milyon bağımsız bölümün riskli yapı stoku içerisinde bulunduğunun, bunların yaklaşık 2 milyonunun ise acil dönüşüm ihtiyacı taşıdığının açıklandığını ifade etti.

İstanbul'da ise yaklaşık 1,5 milyon riskli bağımsız birim bulunduğu, acil dönüşüm ihtiyacı olanların sayısının yaklaşık 600 bin olduğu belirtildi.

DÖNÜŞÜMDE HIZ İHTİYACI SÜRÜYOR

Uzmanlar, kentsel dönüşümde önemli mesafe alınmasına rağmen mevcut yapı stoku dikkate alındığında çalışmaların daha hızlı yürütülmesi gerektiğini vurguluyor.

İstanbul'un yanı sıra Adana, Bingöl, İzmir ve Yalova'da dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiğine dikkat çekilirken, İstanbul'da özellikle Bakırköy, Avcılar, Esenyurt, Büyükçekmece, Beylikdüzü ve Fatih gibi ilçelerde dönüşüm ihtiyacının öne çıktığı ifade edildi.

Kentsel dönüşüm sürecinde yalnızca yeni yapıların inşa edilmesi değil, mevcut yapıların teknik durumlarının düzenli biçimde belirlenmesi de önem taşıyor.

VATANDAŞIN DÖNÜŞÜM TALEBİ ARTIYOR

Şehircilik, Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği Başkanı Hüseyin Kılınçarslan, özellikle eski yapıların bulunduğu bölgelerde vatandaşların binalarının güvenliği konusunda daha fazla sorgulama yaptığını belirtti.

Kılınçarslan'a göre bunun temel nedenlerinden biri, deprem riskine ilişkin farkındalığın artması.

Vatandaşların “Bina eski ama bugüne kadar bir şey olmadı” yaklaşımından uzaklaşarak yapı güvenliğini daha fazla sorgulaması, dönüşüm talebinin artmasında etkili oluyor.

Uzmanlar, eski yapıların yalnızca büyük bir deprem sırasında değil, zaman içerisinde meydana gelebilecek yapısal bozulmalar nedeniyle de risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor.

“HAYALET BİNALAR” İÇİN DE ÖNLEM ÇAĞRISI

Kontrol edilmeyen, terk edilmiş veya zaman içerisinde yıpranmış yapıların da özel olarak ele alınması gerektiği belirtiliyor.

Kılınçarslan, kullanılmayan ve bakımsız yapıların çevre güvenliği açısından da risk oluşturabileceğini ifade ederek, bu yapıların tespit edilmesi, kayıt altına alınması ve teknik açıdan incelenmesi gerektiğini söyledi.

Uzmanlara göre tehlikenin ortaya çıkması için büyük bir depremi beklemek yerine, riskli yapıların önceden tespit edilmesi ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınması gerekiyor.

Bu kapsamda özellikle boş ve terk edilmiş yapıların çevresinde güvenlik tedbirlerinin alınması, gerektiğinde teknik inceleme yapılması ve risk durumlarının kayıt altına alınması öneriliyor.

KENTSEL DÖNÜŞÜM SADECE YENİ BİNA YAPMAK DEĞİL

Uzmanlar, kentsel dönüşümün yalnızca eski yapıların yıkılıp yerine yeni binaların yapılmasından ibaret olmadığını vurguluyor.

Yapı stokunun düzenli olarak izlenmesi, riskli yapıların belirlenmesi, kontrol edilmemiş binaların sisteme dahil edilmesi ve gerekli müdahalelerin zamanında yapılması da sürecin önemli parçaları arasında bulunuyor.

Türkiye'de 2 milyon 737 bin bağımsız bölümün dönüşüm kapsamına alınmış olması önemli bir büyüklüğe işaret ederken, halen dönüşüm bekleyen 368 bin bağımsız bölüm ve riskli yapı stoku, çalışmaların önümüzdeki dönemde de önemli bir gündem olmaya devam edeceğini gösteriyor.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: