ADALETTE ALTERNATİF ÇÖZÜM DÖNEMİ

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2017’den bu yana 2 milyondan fazla dosyada mağdur ile şüphelinin uzlaştığını açıkladı. Türkiye genelinde 30 bini aşkın uzlaştırmacının görev yaptığını belirten Gürlek, alternatif çözüm yöntemleri sayesinde 2025 yılında asliye ceza ve çocuk mahkemelerine ilk kez açılan kamu davalarında yüzde 33 azalma yaşandığını bildirdi.

26 Eki 2026 - 12:39 YAYINLANMA
26 Eki 2026 - 13:31 GÜNCELLEME
ADALETTE ALTERNATİF ÇÖZÜM DÖNEMİ

UZLAŞTIRMA SİSTEMİNDE 2 MİLYON DOSYA AŞILDI

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara’da düzenlenen Uzlaştırma Ödül Töreni ve Alternatif Çözümlerde 10. Yıl Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada, ceza adalet sisteminde alternatif çözüm yöntemlerinin önemine dikkat çekti. Gürlek, 2017 yılından bugüne kadar 2 milyondan fazla dosyada mağdur ile şüphelinin uzlaştığını belirterek, uygulamanın yargı süreçlerinin daha hızlı ve etkin yürütülmesine katkı sağladığını ifade etti.

Programa Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu, HSK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu, hukukçular ve uzlaştırmacılar da katıldı.

Konuşmasında adalet hizmetlerinin temel hedeflerinden birinin uyuşmazlıkları tarafları ve toplumu tatmin edecek biçimde, adil, hızlı ve mümkün olan en düşük maliyetle sonuçlandırmak olduğunu belirten Gürlek, Adalet Bakanlığının bu doğrultuda çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

ALTERNATİF ÇÖZÜM, ADALETTEN VAZGEÇMEK DEĞİL

Ceza adalet sisteminin başarısının yalnızca suçların soruşturulması, kovuşturulması ve yaptırıma bağlanmasıyla ölçülemeyeceğini vurgulayan Gürlek; mağdurun korunması, adalete erişimin kolaylaştırılması, uyuşmazlıkların makul sürede sonuçlandırılması ve toplumun yargıya duyduğu güvenin güçlendirilmesinin de önemli olduğunu dile getirdi.

Gürlek, her uyuşmazlığın aynı yargılama sürecinden geçirilmesinin her zaman en etkili yöntem olmayabileceğine işaret ederek, kanuni koşullara bağlı olarak farklı çözüm yollarının uygulanabildiğini kaydetti.

Uzlaştırma, seri muhakeme, ön ödeme, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve basit yargılama usulü gibi mekanizmaların farklı hukuki amaçlara ve uygulama alanlarına sahip olduğunu belirten Gürlek, bu yöntemlerin ortak hedefinin ceza adaletinin daha etkin işlemesine ve yargısal kaynakların daha verimli kullanılmasına katkı sunmak olduğunu ifade etti.

Alternatif çözüm yollarının adaletten vazgeçmek anlamına gelmediğini vurgulayan Gürlek, uyuşmazlığın niteliğine uygun yöntemin seçilmesinin önemini dile getirdi.

ONARICI ADALETTE GÖNÜLLÜLÜK ESASI

Gürlek’in konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de onarıcı adalet yaklaşımı oldu. Ceza adaletinin yalnızca suçun işlenip işlenmediği ve hangi yaptırımın uygulanacağı üzerinden değerlendirilmesinin, uyuşmazlıkların insani ve toplumsal boyutunu eksik bırakabileceğini belirten Gürlek, mağdurun uğradığı zararın giderilmesinin ve sürece katılımının önem taşıdığını söyledi.

Onarıcı adalet anlayışının, failin davranışının sonuçlarını anlamasını, sorumluluk üstlenmesini ve mümkün olduğu ölçüde zararın giderilmesine katkı sağlamasını amaçladığını aktaran Gürlek, bu yaklaşımın mağdurun uzlaşmaya zorlanması anlamına gelmediğinin altını çizdi.

Uzlaştırma sürecinin gönüllülük esasına, hukuki güvencelere ve tarafların haklarının korunmasına dayanması gerektiğini belirten Gürlek, kamu yararının da göz ardı edilmemesi gerektiğini kaydetti.

“CAYDIRICILIKTA CEZANIN KESİNLİĞİ DE ÖNEMLİ”

Alternatif çözüm yöntemlerinin cezasızlık algısına yol açıp açmadığı konusuna da değinen Gürlek, alternatif çözüm ile cezasızlığın birbirinden farklı kavramlar olduğunu ifade etti.

Bu mekanizmaların suç olarak tanımlanan fiilleri önemsizleştirmediğini belirten Gürlek, hangi suçlarda ve hangi koşullarda uygulanabileceklerinin kanunlarla düzenlendiğini söyledi. Uzlaştırmada üzerinde anlaşılan edimin yerine getirilmesinin, diğer alternatif yöntemlerde ise ilgili mevzuatın öngördüğü koşulların gerçekleşmesinin önem taşıdığını dile getirdi.

Gürlek, ceza hukukunda caydırıcılığın yalnızca cezanın ağırlığıyla sınırlı olmadığını belirterek, cezanın kesinliği ve hızlı uygulanmasının da caydırıcılık bakımından önemli olduğunu vurguladı. Hukukun doğru, ölçülü ve öngörülebilir biçimde uygulanmasının adalete duyulan güveni güçlendirdiğini kaydetti.

30 BİNDEN FAZLA UZLAŞTIRMACI GÖREVDE

Ceza adalet sistemine ilk kez 2005 yılında dahil edilen uzlaştırma uygulamasının, Aralık 2016’da yapılan düzenlemelerle yeni bir ivme kazandığını belirten Gürlek, sistemin zaman içinde yargı yükünün hafifletilmesine katkı sağlayan bir mekanizmaya dönüştüğünü ifade etti.

Bakan Gürlek’in verdiği bilgilere göre, uzlaştırmacı siciline kayıtlı 30 bini aşkın kişi görev yapıyor. 2017’den bugüne kadar 2 milyondan fazla dosyada tarafların uzlaşması sağlanırken, diğer alternatif çözüm yöntemleriyle de çok sayıda dosya sonuçlandırıldı.

Uzlaştırma süreçlerinde tarafların yalnızca maddi zararın giderilmesi konusunda değil, sosyal dayanışma örneği oluşturabilecek farklı edimler üzerinde de anlaşabildiğini belirten Gürlek, uygulamanın toplumsal uzlaşma kültürüyle de bağlantılı olduğunu söyledi.

2025’TE KAMU DAVALARINDA YÜZDE 33 AZALMA

Alternatif çözüm yöntemlerinin yargı üzerindeki etkisine ilişkin verileri de paylaşan Gürlek, 2025 yılında bu yöntemler sayesinde asliye ceza ve çocuk mahkemelerine ilk kez açılan kamu davalarında yüzde 33 oranında azalma görüldüğünü açıkladı.

Gürlek, uygun dosyaların alternatif mekanizmalarla sonuçlandırılmasının, mahkemelerin daha ağır ve karmaşık suçlara ilişkin yargılamalara daha fazla zaman ayırmasına imkân sağlayabileceğini belirtti.

Bu yöntemlerin vatandaşların duruşmalara katılmak için işlerinden izin alma, yol masrafı yapma ve yaşadıkları olayları tekrar tekrar anlatma gibi yüklerini de azaltabileceğini ifade eden Gürlek, hedeflerinin yalnızca dosya sayısını düşürmek olmadığını söyledi.

Adalet Bakanı, asıl amaçlarının yargının iş yükünü yönetilebilir seviyede tutmak, yargısal kaynakları doğru alanlarda kullanmak ve adalet hizmetlerinin niteliğini yükseltmek olduğunu kaydetti.

BAŞARILI BAŞSAVCILIKLARA VE UZLAŞTIRMACILARA ÖDÜL

Alternatif çözüm mekanizmalarının daha etkin uygulanabilmesi için kurumlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve uygulamada karşılaşılan sorunların düzenli olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gürlek, çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti.

Program, uzlaştırma alanında 2025 yılında en başarılı performansı gösteren 33 Cumhuriyet başsavcılığının temsilcileri ile en başarılı 10 uzlaştırmacıya plaket ve ödüllerinin takdim edilmesiyle sona erdi.

Adalet Bakanlığının açıkladığı veriler, uzlaştırma ve diğer alternatif çözüm yöntemlerinin Türkiye’de ceza adalet sisteminin önemli araçları arasında yer aldığını ortaya koyarken, uygulamaların başarısında hukuki güvencelerin korunması, gönüllülük esasına bağlılık ve mağdur haklarının gözetilmesi öne çıkan unsurlar olarak dikkat çekiyor.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: