MARKETLERE YÜZDE 20 ÜRETİCİ ŞARTI! GÖZLER HAL YASASI’NDA
Sebze ve meyve ticaretinde üreticiden tüketiciye uzanan tedarik zincirini değiştirebilecek yeni bir düzenleme gündemde.
Sebze ve meyve ticaretinde üretici ile tüketici arasındaki zinciri yeniden şekillendirmesi beklenen Hal Yasası taslağında, zincir marketlere yönelik dikkat çekici bir düzenleme gündeme geldi. Taslağın hayata geçirilmesi halinde zincir marketlerin sattıkları sebze ve meyvelerin yüzde 20’sini doğrudan üreticilerden veya üretici örgütlerinden temin etmesi öngörülüyor. Üreticinin pazara erişimini kolaylaştırmayı ve kayıt dışı ticaretle mücadeleyi amaçlayan düzenlemenin, tüketici fiyatlarına nasıl yansıyacağı ise merak ediliyor.
Sebze ve meyve fiyatlarının tarladan market rafına ulaşana kadar geçirdiği süreç, hem üreticilerin kazancı hem de tüketicilerin alışveriş maliyetleri açısından tartışılmaya devam ediyor. Üreticinin ürününü düşük fiyatla satmak zorunda kalması, tüketicinin ise aynı ürünü market rafında çok daha yüksek fiyatlarla satın alması, tedarik zincirindeki maliyetleri ve aracıların rolünü yeniden gündeme taşıyor.
Bu kapsamda hazırlıkları gündemde olan Hal Yasası taslağında, zincir marketlerin tedarik yöntemlerine ilişkin yeni bir yükümlülük üzerinde duruluyor. Düzenlemenin temel hedefleri arasında üreticilerin pazara doğrudan ulaşabilmesi, üretici örgütlerinin güçlendirilmesi ve yaş sebze-meyve ticaretinde kayıtlı sistemin yaygınlaştırılması bulunuyor.
Ancak taslağın gündeme gelmesi, düzenlemenin kesinleştiği veya fiyatların düşeceğinin garanti edildiği anlamına gelmiyor. Uygulamanın kapsamı, denetim mekanizması ve tedarik koşulları, düzenlemenin sonuçlarını belirleyecek temel unsurlar arasında yer alıyor.
ZİNCİR MARKETLERİN TEDARİK SİSTEMİNDE YENİ DÖNEM GÜNDEMDE
Hal Yasası taslağıyla gündeme gelen yüzde 20 doğrudan alım şartı, büyük marketlerin sebze ve meyve tedarikinde üreticilere daha fazla yer açmasını hedefliyor. Buna göre zincir marketlerin satışa sundukları ürünlerin belirli bir bölümünü doğrudan üreticilerden ya da üretici örgütlerinden temin etmesi planlanıyor.
Türkiye Halciler Federasyonu (TÜRKHAL) Başkanı Yüksel Tavşan, taslakta üreticileri ve kooperatifleri korumaya yönelik hükümlerin bulunmasını olumlu değerlendirdi. Tavşan, büyük marketlerin sattıkları ürünlerin yüzde 20’sini doğrudan üreticiden alma zorunluluğunun gündemde olduğunu belirterek, düzenlemenin belirlenen kriterlerle uygulanmasının sektöre katkı sağlayabileceğine işaret etti.
Doğrudan alım modelinin hayata geçirilmesi halinde üreticilerin ürünlerini pazarlamak için yeni kanallara ulaşması mümkün olabilecek. Özellikle üretici birlikleri ve kooperatifler aracılığıyla gerçekleştirilecek tedarikin, üretim ile perakende satış arasındaki bağlantıyı güçlendirmesi bekleniyor.
Bununla birlikte, doğrudan alım şartının tek başına üreticinin daha yüksek gelir elde etmesini veya tüketicinin daha düşük fiyatlarla alışveriş yapmasını sağlayacağı kesin değil. Alım fiyatları, ürün kalitesi, nakliye giderleri, depolama koşulları ve ürünlerin satış sürecindeki kayıplar, sistemin ekonomik sonuçlarını belirleyecek.
ÜRETİCİLER VE KOOPERATİFLER İÇİN DESTEKLER GÜNDEMDE
Taslakta üreticilerin yalnızca ürünlerini satabilmelerine değil, üretimden pazarlamaya kadar uzanan süreçte karşılaştıkları maliyetlerin azaltılmasına yönelik düzenlemeler de gündeme geliyor.
TÜRKHAL Başkanı Yüksel Tavşan'ın aktardığı bilgilere göre, üreticilere yönelik desteklerin kira, depolama, nakliye ve vergi gibi farklı alanları kapsaması öngörülüyor. Üretici birliklerinin hal benzeri tesisler kurması durumunda ücretsiz arazi tahsisi ve maddi destek sağlanmasına yönelik hükümlerin de taslakta yer aldığı ifade ediliyor.
Bu tür desteklerin uygulanması, özellikle kendi depolama ve dağıtım altyapısını kurmakta zorlanan küçük ve orta ölçekli üreticiler açısından önem taşıyor. Ürünlerin hasat sonrasında uygun koşullarda muhafaza edilmesi, pazara zamanında ulaştırılması ve satış organizasyonunun güçlendirilmesi, üretim maliyetlerinin karşılanmasında etkili olabiliyor.
Kooperatiflerin ve üretici birliklerinin daha etkin hale gelmesi, üreticilerin pazarlık gücünü artırabilecek bir unsur olarak değerlendiriliyor. Birden fazla üreticinin ürünlerini ortak bir organizasyonla pazara sunması, lojistik ve depolama maliyetlerinin paylaşılmasına da imkân sağlayabilir.
Ancak desteklerin kimlere, hangi şartlarla ve hangi miktarlarda verileceği; arazi tahsisi ve finansman mekanizmalarının nasıl uygulanacağı, taslağın nihai hükümleriyle netlik kazanacak.
KAYIT DIŞI TİCARETLE MÜCADELEDE DENETİMLER ARTABİLİR
Yaş sebze ve meyve sektöründe gündeme gelen bir diğer önemli konu ise kayıt dışı ticaret. Ürünlerin üretimden satış noktasına kadar hangi kanallardan geçtiğinin izlenebilmesi, ticari işlemlerin kayıt altına alınması ve denetimlerin etkin yürütülmesi, piyasanın şeffaflığı açısından önem taşıyor.
Taslakta, hal dışında gerçekleştirilen ticari faaliyetlerin kayıt ve teminat sistemi kapsamında daha sıkı takip edilmesine yönelik hükümlerin bulunduğu belirtiliyor. Bu yaklaşımın, ürün hareketlerinin izlenmesini kolaylaştırması ve kayıt dışı işlemlerin azaltılmasına katkı sağlaması amaçlanıyor.
Kayıt sisteminin güçlendirilmesi, ticari işlemlerin izlenebilirliğini artırabilir. Bunun yanında, kurallara uygun faaliyet gösteren üretici ve işletmelerin korunması, piyasa denetimlerinin daha etkin yürütülmesi ve ticari sorumlulukların belirginleşmesi açısından da önem taşıyor.
Ancak denetimlerin sonuç verebilmesi için yalnızca yeni kuralların oluşturulması yeterli olmayacak. Kuralların sahada uygulanması, denetimlerin sürekliliği ve işletmelerin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin takip edilmesi gerekecek.
MARKETLERDEKİ FİYATLAR DÜŞECEK Mİ?
Hal Yasası taslağıyla ilgili en fazla merak edilen başlık, düzenlemenin tüketici fiyatlarına etkisi. Tarlada düşük fiyatlarla satılan ürünlerin market raflarında daha yüksek bedellerle tüketiciye sunulması, üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının nasıl azaltılabileceği sorusunu gündemde tutuyor.
TÜRKHAL Başkanı Yüksel Tavşan da sebze ve meyve fiyatlarının yalnızca aracı sayısıyla açıklanamayacağına dikkat çekiyor. Bu değerlendirme, fiyatların oluşumunda üretim maliyetleri ve tedarik sürecinin farklı aşamalarının birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.
Üreticiden doğrudan alım yapılması, bazı ürünlerde tedarik sürecini kolaylaştırabilir ve belirli maliyetlerin azaltılmasına katkı sağlayabilir. Ancak doğrudan alım zorunluluğunun perakende fiyatlarına ne ölçüde yansıyacağı, marketlerin satın alma koşullarına ve uygulama biçimine bağlı olacak.
Sebze ve meyve fiyatlarını etkileyen başlıca unsurlar arasında gübre, enerji, işçilik, sulama, ambalaj, nakliye, depolama, ürün kayıpları, mevsimsel arz değişimleri ve hava koşulları bulunuyor. Ürünün bol olduğu dönemlerde fiyatlar gerileyebilirken, üretimin azaldığı veya lojistik maliyetlerinin yükseldiği dönemlerde fiyat baskısı artabiliyor.
Bu nedenle yüzde 20 doğrudan tedarik şartının fiyatları kendiliğinden düşüreceği söylenemez. Düzenlemenin tüketiciye fayda sağlaması için maliyet avantajlarının satış fiyatlarına yansıması, tedarik sürecinin verimli işlemesi ve piyasa denetimlerinin etkili biçimde uygulanması önem taşıyor.
ASIL SONUCU UYGULAMA KOŞULLARI BELİRLEYECEK
Hal Yasası taslağında gündeme gelen düzenlemeler, üretici ile perakende sektörü arasındaki ticari ilişkilerin yeniden şekillenmesine yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor. Zincir marketlere getirilmesi planlanan yüzde 20 doğrudan tedarik şartı, üretici örgütlerine yönelik destekler ve kayıt dışı ticaretin önlenmesine ilişkin hükümler, taslağın öne çıkan başlıklarını oluşturuyor.
Bununla birlikte düzenlemenin nihai şekli, yürürlüğe girme süreci ve uygulama esasları netleşmeden üretici gelirleri ya da tüketici fiyatları üzerindeki etkisini kesin olarak ortaya koymak mümkün değil.
Üreticinin emeğinin karşılığını alması, tüketicinin uygun fiyatla sebze ve meyveye erişmesi ve ticaretin şeffaf biçimde yürütülmesi, düzenlemenin başarısını belirleyecek temel ölçütler olacak.
Gözler şimdi Hal Yasası taslağının nihai hükümlerine çevrilmiş durumda. Asıl belirleyici olan, doğrudan alım şartının kâğıt üzerinde kalmaması; üreticinin gelirine, ticaretin kayıtlı yürütülmesine ve tüketicinin ödediği fiyata somut bir katkı sağlayıp sağlamaması olacak.
Hal Yasası, zincir marketler, üreticiler ve tüketiciler açısından yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Ancak bu dönemin kazananının kim olacağını, düzenlemenin nasıl uygulanacağı ve elde edilecek ekonomik faydanın tedarik zincirinde nasıl paylaşılacağı gösterecek.
- tarım ekonomisi
- Üretici
- tüketici
- market fiyatları
- tedarik zinciri
- Hal Yasası
- zincir marketler
- yüzde 20 doğrudan alım
- sebze ve meyve fiyatları
- üretici kooperatifleri
- TÜRKHAL
- Yüksel Tavşan
- yaş sebze ve meyve
- kayıt dışı ticaret