TÜRKİYE’NİN AY HEDEFİ NETLEŞTİ: 2027’DE UZAYA GÖNDERİLECEK

Türkiye’nin Milli Uzay Programı kapsamında yürüttüğü Ay Projesi’nde kritik takvim netleşti. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin kendi hibrit itki roket sistemine sahip Ay aracını 2027’nin ilk aylarında uzaya göndereceğini açıkladı.

13 Ağu 2026 - 10:53 YAYINLANMA
13 Ağu 2026 - 19:13 GÜNCELLEME
TÜRKİYE’NİN AY HEDEFİ NETLEŞTİ: 2027’DE UZAYA GÖNDERİLECEK

Afyonkarahisar’da düzenlenen 28. TÜBİTAK Gökyüzü Gözlem Etkinliği’nde konuşan Bakan Kacır, Türkiye’nin uzay teknolojilerinde son yıllarda önemli bir altyapı oluşturduğunu belirterek, Ay’a yönelik çalışmalarda testlerin başarıyla tamamlandığını ve fırlatma takviminin artık netleştiğini duyurdu.

AY ARACI İÇİN FIRLATMA TAKVİMİ NETLEŞTİ

Türkiye’nin uzay alanındaki hedeflerinin Milli Teknoloji Hamlesi’nin önemli unsurlarından biri olduğunu belirten Kacır, uzay teknolojilerinin yalnızca bilimsel araştırmalar açısından değil, savunma sanayisi ve stratejik altyapılar bakımından da büyük önem taşıdığını ifade etti.

Türkiye’nin uydu teknolojilerinde BİLSAT, RASAT, GÖKTÜRK-2, İMECE ve Türksat 6A gibi projelerle önemli bir teknoloji birikimi oluşturduğunu hatırlatan Kacır, bu kabiliyetlerin artık derin uzay projelerine taşındığını söyledi.

Bakan Kacır, Türkiye’nin kendi Ay aracını geliştirdiğini ve hibrit itki roket sistemine sahip aracın 2027’nin ilk aylarında uzaya gönderileceğini açıkladı.

Kacır, fırlatma takviminin de netleştiğini ve proje kapsamında gerçekleştirilen testlerin başarıyla tamamlandığını belirterek, Türkiye’nin bu projeyle dünyada yalnızca sınırlı sayıda ülkenin sahip olduğu önemli bir teknolojik kabiliyete ulaşacağını ifade etti.

TÜRKİYE UZAYA BAĞIMSIZ ERİŞİMİ HEDEFLİYOR

Türkiye’nin uzay çalışmalarındaki hedefinin yalnızca uydu geliştirmekle sınırlı olmadığını vurgulayan Kacır, uzaya bağımsız erişim kabiliyeti kazanmanın stratejik bir hedef olduğunu söyledi.

Roket ve füze teknolojilerinde Türkiye’nin önemli bir kapasite geliştirdiğine dikkat çeken Kacır, ROKETSAN, TÜBİTAK SAGE ve Delta V gibi kuruluşların çalışmalarının bu hedefe katkı sunduğunu belirtti.

Kacır, Türkiye’nin kendi uydularını ve uzay araçlarını kendi imkanlarıyla uzaya gönderebilmesini sağlayacak teknolojiler üzerinde adım adım ilerlediğini ifade etti.

Bu kapsamda uzay limanı altyapısının da Türkiye’nin öncelikli projeleri arasında bulunduğunu açıklayan Kacır, Somali’de Türkiye’nin kendi uzay limanını inşa etme yönünde stratejik bir adım attığını söyledi.

SOMALİ’DE UZAY LİMANI KURULACAK

Uzay limanlarının, özellikle ekvator çevresindeki bölgelerde Dünya’nın dönüş hızından yararlanılması nedeniyle uzaya erişim maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağladığını belirten Kacır, Somali’de yürütülen projenin bu açıdan stratejik önem taşıdığını söyledi.

Projenin tamamlanmasıyla Türkiye’nin önemli bir hedefe daha ulaşması amaçlanıyor.

Türkiye, kendi roketlerini ve uzay araçlarını geliştirip bunları kendi uzay limanından uzaya gönderebilen ülkeler arasına girmeyi hedefliyor.

Kacır, uzay çalışmalarının yalnızca tek tek projelerle değil, geniş bir teknoloji ekosistemi içerisinde sürdürülebileceğini belirterek, bu ekosistemin geliştirilmesi için üniversiteler, araştırma kuruluşları ve özel sektörün birlikte çalışmasının önemine dikkat çekti.

ODTÜ’DE UZAY TEKNOPARKI KURULACAK

Türkiye’nin uzay teknolojileri alanındaki ekosistemini büyütmek amacıyla Orta Doğu Teknik Üniversitesi bünyesinde bir uzay teknoparkı kurulacağını açıklayan Kacır, bu yapının farklı kurum ve şirketlerin bir araya geldiği önemli bir Ar-Ge merkezi olacağını söyledi.

Uzay teknoparkının, teknoloji geliştiren şirketlerin ve araştırmacıların aynı ekosistem içerisinde çalışmasına imkan sağlaması hedefleniyor.

Yeni nesil uzay teknolojilerinin geliştirilmesi, Ar-Ge faaliyetlerinin güçlendirilmesi ve Türkiye’nin uzay sektöründeki özel sektör kapasitesinin artırılması projenin temel hedefleri arasında yer alıyor.

İNSANLI UZAY MİSYONLARININ DEVAMI GELECEK

Türkiye’nin gerçekleştirdiği insanlı uzay bilim misyonlarına da değinen Kacır, bu çalışmaların devam edeceğini söyledi.

Türkiye’nin gelecekte kurulacak uluslararası uzay istasyonlarında teknoloji bileşenleri geliştiren ve üreten ülkeler arasında yer almayı hedeflediğini belirten Kacır, bu doğrultuda farklı ülkelerle uluslararası iş birlikleri üzerinde çalışıldığını ifade etti.

Bu hedef, Türkiye’nin uzay çalışmalarında yalnızca kendi projelerini geliştiren bir ülke olmanın ötesine geçerek uluslararası uzay teknolojileri ekosisteminde üretici ve araştırmacı ülke konumunu güçlendirme hedefini ortaya koyuyor.

UZAYIN KALBİ 5-9 EKİM’DE ANTALYA’DA ATACAK

Türkiye’nin uzay gündemindeki bir diğer önemli gelişme ise 77’nci Uluslararası Uzay Kongresi IAC 2026’nın Antalya’da gerçekleştirilecek olması.

Kongre, 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek.

Bakan Kacır, etkinliğe 100’den fazla ülkeden 10 binin üzerinde katılımcının gelmesinin beklendiğini belirterek, organizasyonun Türkiye tarihindeki en büyük bilimsel etkinliklerden biri olacağını söyledi.

Antalya’nın böyle büyük bir uluslararası bilimsel organizasyona ilk kez ev sahipliği yapacak olmasının Türkiye açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Kacır, kongrenin Türk şirketlerinin ve araştırmacılarının uzay alanındaki kabiliyetlerini dünyaya tanıtmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

ANTALYA, DÜNYA UZAY CAMİASININ BULUŞMA NOKTASI OLACAK

IAC 2026’nın Antalya’da düzenlenmesinin yalnızca bilimsel açıdan değil, Türkiye’nin uluslararası uzay diplomasisi açısından da önemli sonuçlar doğurması bekleniyor.

Kacır, dünyanın farklı bölgelerinde siyasi ve diplomatik ayrışmaların yaşandığı bir dönemde uzayın ülkeler arasında iş birliği kurulabilecek önemli alanlardan biri olduğunu söyledi.

Bu kapsamda Antalya’da düzenlenecek kongrenin, bilim insanlarını, teknoloji şirketlerini, hükümet temsilcilerini ve farklı ülkelerden karar vericileri aynı platformda buluşturması hedefleniyor.

Kongrede yeni nesil uzay teknolojileri geliştiren girişimlere yönelik özel bir alan da oluşturulacak.

İLK KEZ “ANTALYA DEKLARASYONU” YAYIMLANACAK

IAC 2026’nın Antalya açısından en dikkat çekici başlıklarından biri ise “Antalya Deklarasyonu” olacak.

Bakan Kacır, önceki kongrelerde uygulanmayan yeni bir model kapsamında, kongrenin başlamasından bir gün önce parlamenterler ve hükümet temsilcilerinin katılacağı bir toplantı düzenleneceğini açıkladı.

Bu toplantının ardından “Antalya Deklarasyonu”nun yayımlanması planlanıyor.

Deklarasyonun temelinde uzayın barış, güven, istikrar ve uluslararası iş birliği alanı olarak kullanılmasına yönelik mesajların bulunması hedefleniyor.

Kacır, Türkiye’nin Uluslararası Uzay Federasyonuna bu öneriyi sunduğunu belirterek, Antalya’dan verilecek mesajın uzayın insanlığın ortak yararına kullanılmasına yönelik güçlü bir çağrı olmasını istediklerini ifade etti.

ANTALYA’DAN DÜNYAYA UZAY VE BARIŞ MESAJI

Türkiye’nin IAC 2026 ile yalnızca bilimsel bir organizasyona ev sahipliği yapmayacağını belirten Kacır, kongrenin aynı zamanda uluslararası iş birlikleri açısından önemli bir platform oluşturacağını söyledi.

Antalya’da bir araya gelecek farklı ülkelerden bilim insanları, girişimciler, teknoloji şirketleri ve kamu temsilcilerinin yeni projeler ve ortaklıklar geliştirmesi bekleniyor.

Türkiye’nin Ay Projesi, uzay limanı çalışmaları, yeni nesil uydu teknolojileri ve uluslararası uzay iş birlikleriyle birlikte düşünüldüğünde, 2027 yılı ülkenin uzay hedefleri açısından kritik bir dönüm noktası olmaya hazırlanıyor.

Ay aracının 2027’nin ilk aylarında uzaya gönderilmesiyle Türkiye, Milli Uzay Programı kapsamında belirlediği hedeflerden önemli birini daha gerçekleştirmeyi amaçlıyor.

Öte yandan IAC 2026’nın Antalya’da düzenlenecek olması da Türkiye’nin uzay teknolojilerindeki hedeflerini uluslararası kamuoyuna anlatması açısından tarihi bir fırsat olarak değerlendiriliyor.

 

Kaynak :
Haber Merkezi

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: