ATSO’DA SEÇİM HEYECANI: PEKİ, ANTALYA NE KAZANACAK?

05 Eki 2026 - 23:48 YAYINLANMA

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nda seçim zamanı geldi.

18 Ekim’de ANFAŞ’ta yapılacak seçimlerde 49 meslek grubunda 44 bin 815 faal üye sandık başına gidecek.

Dört aday yarışacak.

Heyecan büyük.

Toplantılar, yemekler, buluşmalar, ziyaretler, hediyeler, vaatler…

Herkes sahada.

Peki ben bir Antalyalı olarak çok daha basit bir soru sormak istiyorum:

PEKİ, SEÇİMDEN SONRA NE OLACAK?

Çünkü bu sorunun cevabını duymak istiyorum.

BU ADAYLARIN BAZILARI ZATEN ATSO’NUN İÇİNDEYDİ.

Kimileri yönetimlerde bulundu.

Kimileri mecliste görev yaptı.

Kimileri meslek komitelerinde yer aldı.

Kimileri yıllardır ATSO’nun koridorlarında, toplantı salonlarında, karar mekanizmalarında bulundu.

O halde şimdi sormak hakkımız değil mi?

Bugüne kadar ne yaptınız?

Antalya için hangi projeyi hayata geçirdiniz?

Hangi esnafın, hangi tüccarın, hangi sanayicinin sorununu çözdünüz?

Hangi genç girişimcinin elinden tuttunuz?

Hangi işletmenin önünü açtınız?

Hangi konuda Antalya’ya kalıcı bir eser bıraktınız?

Ve daha önemlisi…

Bugüne kadar karşılıksız, yalnızca Antalya ve Antalyalı için yaptığınız ne var?

SEÇİM GELİNCE HERKES ANTALYA’YI HATIRLIYOR

Seçim dönemleri nedense çok hareketli geçiyor.

Bir anda herkes birbirini ziyaret ediyor.

Toplantılar yapılıyor.

Yemekler düzenleniyor.

İnsanlar hatırlanıyor.

Telefonlar daha sık çalıyor.

Mesajlar daha sık geliyor.

Fotoğraflar çoğalıyor.

Antalya’nın sorunları bir anda herkesin gündemine giriyor.

Peki seçim bittikten sonra?

Asıl mesele burada başlıyor.

Seçim öncesinde gösterilen bu büyük ilgi, seçim sonrasında da aynı şekilde devam edecek mi?

Yoksa sandık kapandıktan sonra Antalya yine kendi sorunlarıyla baş başa mı kalacak?

Benim itirazım tam da buna.

Seçimden seçime hatırlanan bir Antalya istemiyorum.

KOLTUK MU, HİZMET Mİ?

ATSO önemli bir kurum.

Sadece bir makam değil.

Sadece bir unvan değil.

Sadece kartvizite yazılacak bir başkanlık veya meclis üyeliği hiç değil.

ATSO, Antalya ekonomisinin önemli aktörlerinden biri.

Dolayısıyla burada görev isteyen herkesin kendisine şu soruyu sorması gerektiğine inanıyorum:

“Ben bu koltuğa neden talibim?”

Gerçekten Antalya’ya hizmet etmek için mi?

Yoksa bir makam, bir unvan, bir güç alanı oluşturmak için mi?

Çünkü dışarıdan bakıldığında bazen hizmet yarışından çok koltuk yarışı görüntüsü ortaya çıkıyor.

Ben bunu görmek istemiyorum.

Antalya’nın buna ihtiyacı yok.

HARCANAN PARALARLA NELER YAPILABİLİRDİ?

Bir başka konu daha var.

Seçim dönemlerinde yapılan harcamalar…

Yemekler…

Toplantılar…

Organizasyonlar…

Hediyeler…

Tanıtımlar…

Bunların tamamı elbette seçim çalışmalarının bir parçası olabilir.

Ancak insan ister istemez düşünüyor:

Bu kadar büyük emek ve kaynak, Antalya’nın insanına fayda sağlayacak projelere harcansaydı nasıl olurdu?

Bir öğrencinin eğitimine destek olunsaydı…

Bir genç girişimciye sermaye desteği sağlansaydı…

Bir kadın girişimcinin projesine katkı sunulsaydı…

Bir sosyal sorumluluk projesi hayata geçirilseydi…

Bir meslek lisesinin eksikleri giderilseydi…

Bir çocuğun yüzü güldürülseydi…

Bir işletmenin çalışanına destek olunsaydı…

Belki de o zaman seçim kampanyası yalnızca bir seçim kampanyası olmaktan çıkar, Antalya’ya bırakılmış bir iyilik izine dönüşürdü.

Keşke.

Gerçekten keşke…

ANTALYALI ARTIK ŞUNU SORUYOR

Bugün ATSO üyelerinin önünde sandık var.

Ama aslında sandığın içinde yalnızca oy pusulası olmayacak.

GÜVEN OLACAK.

Çünkü bir adayın çok sayıda toplantı yapması, çok sayıda insanla fotoğraf vermesi, çok sayıda yemek düzenlemesi onun başarılı olacağının garantisi değildir.

Ben olsam şuna bakarım:

Geçmişte ne yaptı?

Bugüne kadar ne üretti?

Kimin hayatına dokundu?

Hangi sorunu çözdü?

Hangi projeyi sonuçlandırdı?

Antalya'ya hangi kalıcı değeri bıraktı?

Ve en önemlisi:

Seçim bittikten sonra da aynı insan olarak kalacak mı?

ARTIK VAAT DEĞİL, HESAP VERME ZAMANI

Bence ATSO seçimlerinin en önemli sorusu bu olmalı.

Kim daha iyi konuşuyor?

Kim daha büyük salon dolduruyor?

Kim daha çok yemek veriyor?

Kim daha çok reklam yapıyor?

Kim daha çok vaat ediyor?

Bunlardan önce şunu sormalıyız:

“Bugüne kadar ne yaptın?”

Çünkü geçmişi olmayan bir gelecek vaadi bana çok inandırıcı gelmiyor.

Hele ki adayların bir kısmı zaten ATSO'nun çeşitli kademelerinde görev aldıysa…

O zaman soru daha da net:

“Madem elinizde yetki vardı, neden bugüne kadar yapmadınız?”

Bu soru sorulmalı.

Hem de cesaretle sorulmalı.

ANTALYA’NIN İHTİYACI KOLTUK DEĞİL, ESER

Ben bir Antalyalı olarak seçimden sonra birbirini unutan yöneticiler görmek istemiyorum.

Seçim zamanı üyelerin kapısını çalan, seçim bittikten sonra ulaşılmaz olan isimler görmek istemiyorum.

Antalya’nın sorunlarını seçim malzemesi yapan değil, gerçekten çözen insanlar istiyorum.

Trafiği konuşan değil, çözüm üreten…

Kentsel dönüşümü anlatan değil, yol haritası ortaya koyan…

Turizmi öven değil, sektörün sorunlarına gerçek katkı sunan…

Esnafı ziyaret eden değil, esnafın yükünü azaltacak politikalar geliştiren…

Gençlerden söz eden değil, gençlere fırsat yaratan…

Kadın girişimcilerden bahseden değil, onların önünü açan…

Kısacası konuşan değil, yapan insanlar…

Benim beklentim bu.

SEÇİM BİTER, ANTALYA KALIR

18 Ekim’de sandıklar açılacak.

Birileri kazanacak.

Birileri kaybedecek.

Ama unutulmaması gereken bir şey var:

Seçim biter, Antalya kalır.

Koltuklar değişir.

Unvanlar değişir.

Yönetimler değişir.

Ama Antalya’nın sorunları yerinde durur.

Bu nedenle kim seçilirse seçilsin, artık seçim dönemindeki heyecanını seçim sonrasında da sürdürmeli.

Çünkü Antalya’nın zamanı yok.

Antalya’nın yeni bir fotoğraf karesine değil, yeni bir esere ihtiyacı var.

Yeni bir vaade değil, sonuçlanmış projelere ihtiyacı var.

Yeni bir yemek davetine değil, çözülmüş sorunlara ihtiyacı var.

Ve en önemlisi…

Koltuk sevdasından önce Antalya sevdasını görmek istiyor.

Benim görmek istediğim tam olarak buydu.

Seçim uğruna harcanan paranın, emeğin ve enerjinin; Antalya’ya, insanımıza ve geleceğimize fayda olarak dönmesi…

Keşke yarışın ölçüsü “Kim kazanacak?” değil,

“Antalya ne kazanacak?” olsaydı.

İşte o zaman gerçekten kazanan Antalya olurdu.

 

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: