YENİ DÜNYA DÜZENİ DOSYALARI – VIII
İNSAN GEREKSİZLEŞİRSE NE OLUR?
Bu soruyu sormak bile bugün rahatsız edici kabul ediliyor.
Ama tam da bu yüzden sorulması gerekiyor.
Yeni dünya düzeni insanı öldürmüyor.
Savaşmıyor.
Sürmüyor.
Daha zekice bir şey yapıyor: İnsanı gereksizleştiriyor.
Bugün her şey için aynı cümleyi duyuyoruz:
“İnsan hatası çok fazla.”
“İnsan yavaş.”
“İnsan duygusal.”
Ve ardından şu fısıltı geliyor:
“Onsuz daha iyi olur.”
Bu, açık bir düşmanlık değil. Bu bir veda dili.
Kur’an’da insanın yeryüzündeki konumu net biçimde tarif edilir:
“Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım.”
(Bakara Suresi, 30)
Halife; yerine bakan, sorumluluk alan, emanet taşıyan demektir.
Ama bugün insan, emanet taşıyan bir varlık olarak değil; risk faktörü olarak görülüyor.
Duyguları yönetilemiyor.
Vicdanı öngörülemiyor.
İnancı hesaplanamıyor.
İşte tam bu yüzden çağımızın en büyük dönüşümü sessizce gerçekleşiyor:
Karar insandan alınıyor.
Henüz açıkça değil.
Şimdilik “yardım” adı altında.
Ama tarih bize şunu öğretir:
Yetki bir kez devredildi mi, geri alınmaz.
Kur’an’da bu kör teslimiyet hâli çok çarpıcı bir ifadeyle anlatılır:
“Onlar ‘işittik’ derler ama itaat etmezler.”
(Bakara Suresi, 93)
Bugün “itaat etmiyorum” diyen insan bile, itiraz etmeyerek itaat ediyor.
En tehlikeli eşik burasıdır.
Çünkü insan gereksizleştiğinde şu soru ortaya çıkar:
Hesap kime sorulacak?
Hata bir algoritmanınsa, günah kimindir?
Karar bir sisteminse, sorumluluk nerededir?
Vicdan devre dışıysa, adalet nasıl ayakta kalır?
Yeni dünya düzeni bu soruları sevmiyor.
Çünkü bu sorular düzeni değil, anlamı hedef alıyor.
Ve belki de asıl kırılma henüz yaşanmadı.
Belki de bir sonraki adım şudur:
İnsanın artık sadece gereksiz değil, fazlalık olarak görülmesi.
- Adalet
- YapayZeka
- #YeniDünyaDüzeni
- #SistemEleştirisi
- algoritmalar
- DijitalÇağ
- ModernÇağ
- Sorumluluk
- Vicdan
- İnsanGereksizleşmesi
- İnsanlıkKrizi
- HalifelikBilinci
- KuraniPerspektif
- Bakara30
- Bakara93
- TeknolojiVeİnsan
- AnlamArayışı
- KüreselDönüşüm
- İrade
- FikirYazısı